Bianlik
Son Gelişmeler

Sonbaharda Artan Burun Akıntısı ve Hapşırma: Alerji İhtimalini Değerlendirmek Gerekli

Armağan Türkdoğan•4 dk okuma•2
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatime Yavuz, sonbaharda artan burun akıntısı, hapşırma ve göz kaşıntısı gibi semptomların soğuk algınlığı veya grip ile karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Uzman, polenlerin yanı sıra küf, ev tozu akarları ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artmasının alerjik reaksiyonları tetikleyebileceğini vurguladı.

Sonbaharda Artan Burun Akıntısı ve Hapşırma: Alerji İhtimalini Değerlendirmek Gerekli

Sonbahar mevsiminde gözlemlenen burun akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı ve gözlerde kaşıntı şikayetlerinin alerjik bir durumdan kaynaklanabileceği yönünde bir değerlendirme yapıldı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatime Yavuz, bu tür belirtilerin soğuk algınlığı veya grip gibi enfeksiyonlarla karıştırılabileceğini ifade etti. Uzman, özellikle şikayetlerin uzun sürmesi ve tekrar etmesi durumunda alerji olasılığının mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Ayrıca Dr. Yavuz, sonbaharda polenlere ek olarak küf, ev tozu akarları ve kapalı mekanlarda geçirilen zamanın yükselmesinin alerjik belirtileri harekete geçirebileceğini ekledi.

Yaz ayları sona ererken hava sıcaklıklarının düşmesi, kapalı alanlarda bulunma süresinin uzaması ve mevsimsel bitki değişimleri, alerjik rahatsızlıkların yeniden ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Dr. Fatime Yavuz, bu koşulların alerjik şikayetlerin yeniden belirginleşmesine yol açabildiğini aktardı. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı olan Dr. Yavuz, sonbahardaki alerjik durumlar hakkında detaylı bilgiler sundu.

"Sonbahar döneminde polen alerjisi ortaya çıkabilir," şeklinde bir açıklama yaptı Dr. Yavuz.

Uzman Dr. Yavuz, sonbaharda polen alerjilerinin görülmediği yönündeki algının hatalı olduğunu dile getirdi. Polen alerjisinin yalnızca ilkbahara özgü olmadığını belirten Dr. Yavuz, bölgenin bitki örtüsü ve hava koşullarına bağlı olarak bazı yabani ot polenlerinin sonbaharda da alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini ifade etti. Bu nedenle, sonbaharda başlayan veya şiddetlenen burun ve göz şikayetlerinde polen duyarlılığının mutlaka incelenmesi gerektiğini vurguladı.

"Kapalı ortamlar alerjik şikayetleri artırabilir," uyarısında bulundu.

Sonbaharla birlikte pencerelerin daha az açılması ve ev içinde geçirilen sürenin uzaması, iç ortamdaki alerjenlerin etkisini yükseltebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Yavuz, bu durumu açıkladı. Ev tozu akarları, küf ve mantar sporları, evcil hayvanların derisindeki döküntüler ve genel toz birikimi gibi faktörler alerjik rinit ve bazı bireylerde astım semptomlarını tetikleyebiliyor. Bu nedenle, düzenli temizlik yapılması, yeterli havalandırmanın sağlanması, nem seviyesinin kontrol altında tutulması ve özellikle yatak odasındaki tozdan mümkün olduğunca arındırılmasının kritik önem taşıdığını belirtti.

"Alerji ile grip ve soğuk algınlığı karıştırılmamalı," diye ekledi Dr. Yavuz.

Alerji belirtileri ile grip veya soğuk algınlığı semptomlarının birbirine karışabileceğini belirten Uzm. Dr. Yavuz, alerjide tipik olan belirtileri sıraladı. Alerjide hapşırma nöbetleri, burun ve göz kaşıntısı, sulu burun akıntısı ve tekrarlayan şikayetler daha karakteristik özelliklerdir. Genellikle yüksek ateş görülmez. Soğuk algınlığında ise boğaz ağrısı, yorgunluk, burun akıntısı ve tıkanıklık ön plana çıkar. Grip vakalarında ise daha belirgin ateş, kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı ve ciddi halsizlik ortaya çıkabilir. Ancak Dr. Yavuz, bu belirtilerin tek başına kesin bir tanı koydurmadığını, özellikle şikayetler uzun sürerse veya ağırlaşırsa bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Alerji ve astım ilişkisine dikkat," şeklinde bir uyarıda bulundu.

Polen, küf ve ev tozu akarları gibi çeşitli alerjenlerin duyarlı kişilerde solunum yollarındaki semptomları yoğunlaştırabileceğini belirten Uzm. Dr. Yavuz, alerjik rinit ile astım arasındaki güçlü bağı vurguladı. Astım hastalarının sonbaharda öksürük, hırıltılı solunum, göğüste baskı veya nefes darlığında artış olup olmadığını yakından takip etmesi gerektiğini söyledi. Gece uykudan uyandıran öksürük veya nefes darlığı gibi belirtilerin de dikkate alınması gereken durumlar arasında yer aldığını ekledi.

<

"Çocuklarda belirtiler tekrarlayan nezle şeklinde görülebilir," diye konuştu.

<

Çocuklarda alerji belirtilerinin bazen tekrarlayan bir nezle gibi algılanabildiğine değinen Uzm. Dr. Yavuz, uzun süreli veya sürekli burun tıkanıklığı, sık hapşırma, burun ve göz kaşıntısı, gece öksürüğü, uyku kalitesinde düşüş ve ağızdan nefes alma gibi belirtiler devam ediyorsa, bu durumun alerjik bir hastalığın işareti olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

<

"Alerjenlerle teması azaltmak önemli," diye ekledi Dr. Yavuz.

<

Alerjisi olan bireylerin sonbahar aylarında tetikleyicilerden mümkün olduğunca uzak durması gerektiğini kaydeden Uzm. Dr. Yavuz, dışarıdan eve girerken kıyafet değiştirmek ve yüzü yıkamak gibi basit adımların polen teması riskini düşürmeye yardımcı olabileceğini belirtti. Polen yoğunluğunun yüksek olduğu zamanlarda açık havada geçirilen sürenin ve özellikle uzun süreli dış mekan aktivitelerinin buna göre planlanması gerektiğini ekledi. Ev ortamında ise düzenli havalandırma, nemin kontrol altında tutulması, yatak ve tekstil ürünlerinin uygun şekilde temizlenmesi ve küf oluşumunu engellemek hayati öneme sahip unsurlardır.

<

"Her burun akıntısı alerji anlamına gelmez," diye konuştu.

<

Her burun akıntısı ve hapşırmanın otomatik olarak alerji olarak sınıflandırılmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Yavuz, kişinin daha önce doktor tavsiyesiyle kullanılmamış ilaçları rastgele kullanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti. Alerjik rinit tanısı konulmuş kişiler için antihistaminikler veya burun yoluyla uygulanan kortikosteroidler gibi tedaviler uygulanabilir; ancak hangi ilacın, hangi dozda ve ne kadar süreyle kullanılacağı tamamen kişinin mevcut sağlık durumuna göre belirlenmelidir. Özellikle burun açıcı ilaçların uzun süre ve kontrolsüz kullanılması farklı sağlık sorunlarına yol açabileceğini sözlerine ekledi.

<

"Alerji testi herkese rutin olarak yapılmıyor," diye belirtti Uzm. Dr. Yavuz.

<

Alerji testlerinin her burun akıntısı yaşayan kişiye standart bir prosedür olarak uygulanmadığını açıklayan Dr. Yavuz, bazı spesifik durumlar için hangi testlerin değerlendirilebileceğini paylaştı. Belirtilerin kaynağının saptanamadığı, şikayetlerin uzun süre devam ettiği, belirli bir alerjenle ilişki şüphesi olduğu veya tedavi planlaması için tetikleyicinin belirlenmesinin faydalı olacağı durumlarda, hekimlerin deri prik testi veya kanda spesifik IgE gibi yöntemleri değerlendirebileceğini aktardı.

<

"Nefes darlığı varsa beklemeyin," diye uyarıda bulundu.

<

Alerji semptomlarının kişinin günlük yaşamını, uykusunu, iş ve okul performansını etkilemesi durumunda uzman görüşü alınması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Yavuz, bu durumu detaylandırdı. Alerji şikayetleri kişinin rutini bozuyorsa, sık tekrarlıyorsa ya da uygulanan önlemlere rağmen devam ediyorsa uzman muayenesi gereklidir. Ayrıca, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste belirgin bir sıkışma, dudaklarda morarma veya ciddi solunum güçlüğü gibi acil durum belirtileri ortaya çıktığında zaman kaybetmeden acil tıbbi yardım alınması gerektiğini vurguladı.

<

Uzm. Dr. Yavuz, sonbaharda başlayan burun akıntısı ve hapşırmanın basit bir 'mevsim nezlesi' olarak geçiştirilmemesi gerektiğini ifade ederek, doğru tanıya ulaşmanın yolunu kolaylaştıran faktörleri sıraladı. Belirtilerin ne zaman başladığını, hangi ortamlarda arttığını ve ateş, göz kaşıntısı ya da nefes darlığı gibi eşlik eden diğer bulguları takip etmenin doğru teşhise ulaşmada önemli bir yol gösterici olduğunu son sözleriyle dile getirdi.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Sonbaharda Artan Burun Akıntısı ve Hapşırma: Alerji İhtimalini Değerlendirmek Gerekli