İzmir’de Acıbadem Kent Hastanesi, meme kanseri farkındalık ayını kutlamak amacıyla özel bir söyleşi düzenledi. Etkinliğin başlığı 'kendiniz için fark edin, sevdikleriniz için hatırlatın' idi. Söyleşide, 'seven fark eder' ilkesi ön plana çıkarılarak kadınlara erken teşhis ve farkındalık konusunda güçlü bir çağrı yapıldı.
Acıbadem Kent Hastanesi tarafından organize edilen bu söyleşi, meme kanseri farkındalık ayı kapsamında gerçekleştirildi. Etkinlikte, meme kanserinde erken teşhisin kritik önemi, bireye özel tedavi yaklaşımları, meme koruyucu cerrahi ve tarama yöntemleriyle ilgili yaygın yanlış inanışlar detaylı bir şekilde ele alındı. Etkinliğin moderatörlüğünü gazeteci Ayşe Arman üstlendi.
Söyleşiye, Acıbadem Kent Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı ve Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Karabulut, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Atahan, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut ile Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkan Yardımcısı Feyza Öztürk konuşmacı olarak katıldı.
Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut, meme kanseri farkındalık ayı boyunca hem Türkiye genelinde hem de uluslararası alanda düzenlenen çeşitli etkinliklerle toplumsal bilinç düzeyinin yükseltilmesinin hedeflendiğini belirtti. Prof. Dr. Bulut, bu buluşmanın temel amacının topluma bu hayati bilgiyi aktarmak olduğunu ifade etti. Bilimsel veriler, meme kanserinin kadınlar arasında en sık rastlanan kanser türü olduğunu gösteriyor. Kadınların her sekizinden birinde bu hastalığa rastlanmakta olup, kadınlarda bu sıklıkta görülen başka bir kanser türü bulunmamaktadır. Bununla birlikte, günümüzde mamografi gibi oldukça etkili tarama yöntemlerinin mevcut olduğunu vurguladı. Tanı sürecinde mamografinin yanı sıra meme ultrasonu ve meme MR’ı gibi yardımcı görüntüleme teknolojilerinden de yararlanıldığını ekledi.
"Erken teşhis hayat kurtarır" başlığı altında sunulan konuşmada uzmanlar, ortalama risk grubundaki her kadının 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi taraması yaptırmasını şiddetle tavsiye ettiklerini dile getirdi. Bu öneriyi Prof. Dr. Bulut detaylandırdı.
Prof. Dr. Bulut, mamografi sayesinde meme kanserinin çok erken evrelerinde tespit edilebileceğini ve "erken tanı hayat kurtarır" ilkesinin tam olarak karşılık bulduğunu açıkladı. Hastalığın erken aşamada belirlenmesi, meme kanserine bağlı ölümlerde yüzde 30 ile yüzde 40 arasında bir düşüş sağlama potansiyeline sahip. Belirtilen bu tarama takvimi ortalama risk grubundaki kadınlar için geçerlidir. Ailede meme kanseri öyküsü olması veya genetik testlerin pozitif sonuç vermesi gibi faktörler, bir bireyi yüksek risk grubuna dahil edebilir. Yüksek risk taşıyan vakalarda taramalara daha erken yaşlarda başlanır ve bu süreçlere ek görüntüleme yöntemleri dahil edilir. Bireylerin kendi risk durumlarını öğrenmeleri ve kendilerine en uygun tarama programını takip etmeleri için mutlaka bir meme radyoloğuna veya uzman hekime başvurmaları gerektiğini ifade etti.
"Çok başarılı tedavi edilen bir kanser türü" ifadesiyle başlayan konuşmada Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut, meme kanserinin dünya genelinde en sık görülen kanser türü olduğunu vurguladı. Karabulut, yılda yaklaşık 2 milyon vakanın dünya çapında, Türkiye’de ise senede 25 bin vakanın görüldüğünü aktardı. Karabulut, kanserin kökeninin aslında meme kanseriyle başladığını belirterek, tarihi anlamda tanımlanan ilk tümör tipinin meme kanseri olduğunu söyledi. Meme kanserinin tek bir hastalık olmadığını; birden fazla hastalık modeliyle karşımıza çıktığını belirtti. Bu nedenle sık görülen bir kanser olduğunu ifade etti. Kanserin tarihi evrimi, tedavi başarısı, tanı yöntemleri, tarama programları ve korunma yöntemleriyle belki de en çok gelişimin yaşandığı, en büyük devrimlerin gerçekleştirildiği ve hangi evrede tespit edilirse edilsin çok başarılı bir şekilde tedavi edilebilen bir tür olduğunu ekledi. Doğru yaşamın, tarama programlarına uyulmasının ve geç kalmaktan kaçınılmasının önemine dikkat çekti. Meme kanserinin hangi evrede olursa olsun başarılı bir şekilde tedavi edilebileceğini yineledi.
"Erken teşhis çok önemli" konusuna değinen onkoloji hastası Fatma Eyüboğlu Bozkurt, kendi tedavi deneyimini paylaştı. Fatma Eyüboğlu Bozkurt, geçen yılın Temmuz ayında ilk teşhisini aldığını belirtti. Bu süreç yaklaşık bir ay sürdü ve 'Nerede ve nasıl bir tedavi almalıyım?' gibi araştırmalarla geçti. 19 Ağustos'ta ilk kemoterapi seansını gerçekleştirdiğini ve tedavisine başladığını aktardı. On altı kür kemoterapi uyguladıktan sonra tümörünün ciddi ölçüde küçüldüğünü ve ameliyat edilebilecek boyutlara geldiğini söyledi. Ameliyatın ardından otuz gün boyunca radyoterapi uygulandığını bildirdi. Şu anda akıllı ilaç tedavisi devam ediyor ve bu tedavinin neredeyse sonuna yaklaştığını belirterek, "Tünelin ucundaki ışığı gördüm" şeklinde bir ifade kullandı. Erken teşhisin önemine dikkat çekerken, kendisinin biraz geciktiğini dile getirdi. Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunmadığı için kendisinde de olabileceğini hiç düşünmemişti. Eline bir kitle gelmesine rağmen süreci bir miktar uzattığını ifade etti. Ancak kitle sürekli olarak eline gelmeye devam ettiğinde doktor muayenesine gittiğini ve en ufak bir şüphe oluştuğunda gecikmeksizin hekime başvurulması gerektiğini vurguladı. Pek çok durumda mutlaka ele gelen bir kitle olması gerekmediğini ekledi.
<Başka bir meme kanseri hastası olan Göknil Pınar ise kendi deneyimini paylaştı. Göknil Pınar, 2022 yılından bu yana göğsünde küçük kistler olduğunu ve bu kistleri düzenli olarak takip ettiğini belirtti. Tetkikler yapıldıktan birkaç gün sonra kanser teşhisini koyduğunu ancak moralini bozmadığını söyledi. Hemen ameliyat edilmesi gerektiğini düşündü ve ameliyatını gerçekleştirdi. Ameliyatın üzerinden iki ay geçti. Çarşamba günü tedavinin ikinci aşamasının başlayacağını ve hazır olduğunu ifade etti. Mamografi adı verilen tanı yönteminin çok özel ve değerli bir araç olduğunu dile getirdi. Her kanser türünün kendine özgü bir tanı yöntemi bulunmadığını belirten Pınar, bazı kişilerin bu işlemi 'çok can yakan bir işlem' olarak nitelendirdiğini ancak bu durumun kesinlikle doğru olmadığını söyledi. Her yıl mutlaka mamografi çektirilmesi gerektiğini vurguladı.






Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol