Şanlıurfa'da, uzun yıllardır erkek ustaların hakim olduğu ciğer ve kebap geleneğinde, kadın ustaların da ocak başında yer aldığı gözlemleniyor. Ciğerin hazırlanmasından nihai pişirilmesine ve müşterilere sunumuna kadar tüm aşamalarda kadın ustalar, teknik becerileriyle öne çıkıyor.
Şanlıurfa'nın uluslararası alanda tanınan yöresel lezzeti olan ciğer kebabı, bu kez kadınların elinden hazırlanıyor. Kentte kadınlar, geleneksel ciğer hazırlama, pişirme ve servis işlerini aktif olarak üstleniyor. Kadın ustalar, sabahın erken saatlerinde işe başlayarak, ciğerleri detaylı bir şekilde temizleyip hazırladıktan sonra doğrudan ocak kısmına geçiyorlar. Şişlere düzenli bir şekilde dizilen ciğerleri köz ateşinde pişiren bu ustalar, hazırladıkları kebapları müşterilere servis ediyor.
Kadın ustaların görevleri sadece pişirme ve sunumla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda işletmenin çeşitli operasyonel alanlarında da aktif rol alıyorlar. Ciğerin hazırlanması, siparişlerin takibini yürütmek ve müşterilerin spesifik taleplerini yerine getirmek gibi birçok iş kadılar tarafından başarıyla yönetiliyor. Şanlıurfa'da uzun bir süre erkek ustalarla ilişkilendirilen bu ciğer ve kebap kültüründe kadınların da ocak başında bulunması, ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Kendi ticari işletmesini kuran ve yaklaşık beş yıldır ocak başında çalışarak emeğini veren Sibel Altuncu, bu mesleği büyük bir tutkuyla yaptığını belirtti.
Kadınların bu alandaki yetkinlikleri, mesleki becerilerini destekliyor.
Kadın elinin dokunduğu her ürünün lezzetli olduğunu ifade eden Altuncu, mesleğini sevdiğini ve daha önce farklı ortamlarda da bu işi yaptığını aktardı. Kendisi kendi mekanını açtıktan sonra, geçmişte ağırlıklı olarak erkeklerin hazırladığı ciğerleri tüketirken, şimdi kadınların hazırladığı bir ciğer yemek istediğini söyledi. Altuncu, "Kadının eli değdiği her şey lezzetli olur, daha güzel olur, daha temiz olur ve daha titiz olur," diye konuştu. Erkekleri eleştirmek amacıyla söylemediğini ancak kadınların hazırlık aşamasında daha yetenekli ve daha lezzetli sonuçlar elde ettiklerini düşündüğünü dile getirdi. Ayrıca kadınların erkeklere kıyasla daha dayanıklı olduğunu ve yapabilecekleri işlerin sınırsız olduğunu düşündüğünü ifade etti. Bu nedenle kendisinin bu mesleği seçtiğini ve tüm kadın arkadaşlarını bu yola davet ettiğini ekledi.
Kendisi gibi bu alanda kariyer yapmak isteyen tüm kadınlara destek vermeye hazır olduğunu belirten Altuncu, "Benden sonra restoran veya benzeri işletmeler açmak isteyen arkadaşlarımız olursa, elbette ben de onlara destek olacağım," dedi. Altuncu, "Kadının ciğere elini değdirmesi lezzet anlamına gelirken, bir mekan işletmesi de beraberinde temizlik sorumluluğunu getirir," şeklinde konuştu.
Ocak başında bir kadın ustanın çalışmasını görenlerin şaşkınlık yaşadığını ve bu durum karşısında olumlu geri bildirimler aldıklarını belirten Altuncu, gözlemlerini paylaştı. "Onlar gördüklerinde biraz tuhaf tepkiler veriyorlar. Hem ciğer doğrama işlemini ben yapıyorum, hem de saplama işini üstleniyorum. Ocağa geçtiğimizde ise 'helal olsun size, bu konuda gerçekten beceriklisiniz, maşallah yapıyorsunuz' yorumları geliyor. Geçenlerde bir müşteri geldiğinde, bana biber bırakmıştı. O müşteri, 'Abla, hayatımda ilk defa bir kadının ciğerini sapladığını, pişirdiğini ve doğradığını gördüm, tebrik ederim,' dedi. Bir kişinin bu şekilde ayrı ayrı tebrik etmesi kendinde özgüven duygusunu artırıyor. Bu durum, daha çok ilgilenmeme, daha fazla çalışmama ve daha lezzetli sonuçlar elde etme çabamımı artırıyor," şeklinde konuştu.










Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol