Hatay'da gerçekleşen ve 269 kişinin hayatını kaybettiği Antiş Yapı Rönesans Rezidans davası, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 11. duruşmasıyla ele alındı. Uzun süren 11 saatlik yargılama sürecinin ardından mahkeme, tutuklu olan sanıkların tutuklu kalmasına hükmetti. Ayrıca, davanın devamı için bir sonraki oturumun 26 Ekim tarihine ertelendi.
Bu olay, Antakya ilçesi Ekinciler Mahallesi'nde yer alan ve Antis Yapı tarafından inşa edilen Rönesans Rezidans ile ilgili. Bu yapı, 'cennet bir köşe' vaadiyle satılmıştı. Deprem anında, 250 daireden oluşan rezidans saniyeler içinde yıkıldı; bu yıkım sonucunda 269 vatandaş hayatını kaybetti ve 13 kişi yaralandı. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosu'nun yürüttüğü soruşturma çerçevesinde hazırlanan iddianame, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Rezidansla ilgili hukuki süreç, Nisan 2024'te başladı ve ilk duruşma daha önce gerçekleştirilmişti.
Rönesans Rezidans davasının 11. oturumu, 25 Eylül tarihinde Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Duruşmaya, rezidansın tutuklu olarak yargılanan müteahhidi Mehmet Yaşar Coşkun, yapı denetim şirketinin tutuklu yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu (cezaevinden SEGBİS üzerinden), tutuksuz yargılanan proje müdürü İ.D. katılamadı. Şantiye şefi B.M. salon ise salonda hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan yapı denetim şirketi yetkilisi Ayhan Karan ise SEGBİS üzerinden katılım sağladı. Duruşmaya, rezidansın yakınlarını kaybetmiş vatandaşlar da iştirak etti. Mahkeme heyeti, 11 saat süren yargılamanın ardından 25 Eylül akşamı saat 21.00'de ara kararını açıkladı. Bu kararla, sanıkların mevcut tutukluluk durumlarının sürdürülmesi ve eksiklerin giderilmesi amacıyla duruşmanın 26 Ekim'e ertelenmesi kararı alındı.
"Kasıtlı adam öldürmekten yargılanmalarını ve bu yönde bir karar çıkmasını talep ediyorum," şeklinde konuştu. Rönesans davasındaki suçluların kasıtlı öldürme suçlamasından yargılanmasını beklediklerini belirten Cemile İncili, olumlu bir karar beklediğini ifade etti. İncili, "Artık kasıtlı ölümden yargılanmalarını istiyoruz. Son bilirkişi raporunda da tüm sanıkların asli kusurlu sayıldığı belirtilmişti. Bugün itibarıyla dava süreci 3 yıl, 7 ay 19. gününde. Doğru bir kararın çıkmasını umuyoruz. Bizden sonra da sevdiklerimizi bulamıyor, geri getiremiyoruz. Ancak en azından çektiğimiz acının başkaları tarafından tekrarlanmaması için, kusurları doğrultusunda gerekli cezayı almalarını istiyoruz. Kayıplarımızla ilgili çalışmalar devam ediyor. Tek beklentimiz adaletin yerini bulmasıdır. 300 kişinin vefatına sebep olan bir müteahhidin 3 ila 5 yıl ceza almasını beklemiyoruz; bu bizim için ayrı bir ceza anlamına gelir. Gereken şekilde kasıtlı adam öldürmekten yargılanmalarını ve bu yönde bir karar verilmesini istiyoruz. Bizim tek istediğimiz adaletin tecelli etmesidir," dedi.



Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol