Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile birlikte, kapatılmış olan Milli Amele Hizmet / Milli Emniyet Hizmeti (MAH) birimlerine ait tarihi arşiv belgeleri gün ışığına çıkarıldı. Bu belgelerin taranması sonucunda ortaya çıkan raporlar, Türkiye’nin yakın döneminde yaşanan askeri çatışmaların, diplomatik müzakerelerin ve istihbarat faaliyetlerinin perde arkasındaki olayları detaylı bir şekilde ortaya koyuyor.
MİT arşivlerinde bulunan tarihi kayıtlar, Cumhuriyet döneminden başlayıp İkinci Dünya Savaşı’na kadar olan süreçteki istihbarat operasyonlarının yapısını ve uluslararası diplomasi trafiğinin dinamiklerini gözler önüne serdi. Bu dokümanlar arasında, İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in Adana ziyaretinden, Arabistanlı Lawrence’ın Kudüs’teki eylemlerine, Atatürk’e yönelik mülakat görünümündeki casusluk şüpheleri ve dönemin gizli haberleşme yöntemlerine dair pek çok spesifik bilgi yer alıyor.
Churchill’in Adana ziyaretinin Alman diplomasisinde yarattığı etki ve bu durumun yarattığı paniğe dair kayıtlar incelendi. Belgeler, 12 Şubat 1943 tarihli bir raporda, İkinci Dünya Savaşı devam ederken İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Adana’da gerçekleştirdiği görüşmenin Alman diplomatik çevrelerinde ciddi bir endişe yarattığını gösteriyor. İzmir’deki Alman Konsolosluğu’nun ilk günlerde yaşadığı yoğun telaş, Alman Büyükelçisi Von Papen’e sunulan bir raporda detaylandırıldı.
Bu rapor, Türk hükümetinin Alman dostluğundan vazgeçilmeyeceğine dair kesin güvence verdiğini aktarıyor. Bu güvencenin verilmesi üzerine Alman yetkililerinin rahatladığı bilgisi, belgede açıkça belirtildi.
Lawrence’ın Kudüs’te üstlendiği çift kimlikli provokasyon faaliyetleri incelendi. 23 Eylül 1929 tarihli bir MAH raporu, ‘Arabistanlı Lawrence’ olarak tanınan İngiliz istihbarat subayı Miralay Lawrence’ın Orta Doğu’daki faaliyetlerini ayrıntılı olarak ele alıyor. Belgeye göre Lawrence’ın Kudüs’te kimliğini değiştirerek hareket ettiği tespit edildi.
Lawrence’ın, bazen ‘Şeyh Abdullah’ kimliğiyle Müslüman bir hoca rolünü üstlenip, bazen de ‘Yakos İskinazi’ adıyla Amerikalı bir Yahudi Hahamı kılığına girdiği belirtiliyor. Lawrence’ın bu kılıkları kullanarak Mescid-i Aksa ve Burak Duvarı çevresinde hem Müslümanlara hem de Yahudilere yönelik zehirli söylemlerde bulunarak Filistin’deki şiddetli çatışmaları tetiklediği de rapora yansımış.
Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik mülakat teklifi ve Pera Palas’taki takip operasyonu detaylandırıldı. 31 Mayıs 1935 tarihli bir belge, İstanbul Pera Palas Oteli’nde konaklayan ve kendisini İngiliz gazetecisi olarak tanıtmak isteyen bir kadının Mustafa Kemal Atatürk ile görüşme talep etmesi üzerine başlatılan gizli takip girişimini kaydetti. Atatürk’ün bu durumdan şüphelenmesi ve kadının potansiyel bir casus olabileceğini belirtmesi üzerine MAH ekipleri harekete geçti.
Ekipler, kadının odasını, elindeki mektupları ve elçilik bağlantılarını gizlilik önlemleri alarak incelemeye aldı. Elde edilen tahkikat sonuçları, Atatürk’ün yaveri Kılıç Ali aracılığıyla doğrudan Atatürk’e rapor edildi.
Dönemin istihbarat takipleri sırasında yabancı gazeteciler ile haber kaynakları arasındaki gizli iletişim kodları da çözümlendi. 1935 tarihli belgeler, İngiliz gazeteci Kollins’in iletişimlerinde yakalanma riskini azaltmak amacıyla kullanılan kod isimlerini ortaya çıkardı. Bu kodlar arasında Mustafa Kemal Atatürk için ‘Robertson’, İsmet İnönü için ‘Smith’ ve Mareşal Fevzi Çakmak için ‘Brown’ isimleri kullanıldığı tespit edildi.
'İngiliz Kemal' olarak bilinen Ahmet Esat Tomruk hakkındaki değerlendirmeler de arşivlerde bulundu. 26 Aralık 1940 tarihli bir raporda, İngiliz Kemal’in sağladığı bilgilerin yüzeysel kaldığı, samimi ve dürüst bir karakter sergilemediği gerekçesiyle kendisiyle olan resmi ilişkinin sonlandırıldığı ifade edildi.
Ayrıca, 1933 yılına ait bir başka belge, istihbarat faaliyetlerinde kullanılan teknik imkanları da içeriyor. Bu doküman, posta kutularından elde edilen şüpheli ve görünmez yazılı mektupların çözülmesi amacıyla teknik personele belirli kimyasalların kullanım talimatlarını verdi. Bu talimatlar arasında, mektupların zarar görmesini engellemek için fotoğraf kağıdı gibi kimyasal banyo yöntemlerinin kullanılması ve çözücü olarak Demir 3 Klorür (Perchlorur de Fer) solüsyonunun kullanılması gerektiği belirtilmiş.

















Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol