Maltepe'de zemin kattan üstü üç katı çöken yedi katlı yapının inşasına dair yapılan tespitlerde bulunan mahalle sakini Emekli Mimar Emir Tekin, geçmiş dönem yapılardaki proje standartlarına uyumsuzlukların mevcut olduğunu dile getirdi. Tekin, 2000 yılı öncesinde inşa edilen binalarda uygulanan bir yöntemin var olduğunu aktardı: Yapılan yapılar, yerinde yüzde elli oranında büyütülüyordu. Bu genişleme işlemi, aynı demir ve aynı kolan sistemleri kullanılarak fiziki olarak gerçekleştiriliyordu. Tapu kaydı için daire sayısında artış yapılmamasına rağmen, yapı yatayda büyütülüyordu. Tekin, yıkılan bu binanın da benzer bir yapısal sorunu yaşadığını gözlemlediğini belirtti ve küçük bir arsanın üzerine dört ayrı bina inşa edildiğini ifade etti.
Olay, saat 05.40 sularında Maltepe bölgesinde henüz belirlenemeyen bir sebeple 7 katlı bir yapının zemin üstü üç katının çökmesiyle meydana geldi. İhbar üzerine bölgeye AFAD, UMKE, itfaiye, sağlık ve emniyet birimleri hızla sevk edildi. Kurtarma ve arama çalışmaları şu anda devam ediyor. Olay yerine ulaşan emekli mimar Tekin, çöken binanın yapısına dair değerlendirmelerde bulundu.
Binayla ilgili tespitlerini yapan mahallesi sakini Emekli Mimar Emir Tekin, yapı denetim süreçlerine dair bir ayrım yapılması gerektiğini savundu. 1999 depreminden sonra yasalar çerçevesinde yapı denetim firmaları kuruldu ve bu dönemden itibaren binaların kontrollü inşa edildiğini, bu sayede şu anki binalarda büyük sorunların yaşanmadığını ve denetimin oldukça iyi yapıldığını söyledi. Ancak yıkılan yapıya yakından baktığında, binanın zemin katının çöktüğünü, dükkan katının ise oldukça yüksek olduğunu gözlemlediğini kaydetti. 2000 öncesi binalarda ise yine projeye uymayan uygulamaların devam ettiğini, yapıların yerinde yüzde elli büyütüldüğünü ve aynı taşıyıcı elemanlarla genişletildiğini tekrar vurguladı. Tapu için daire sayısının artırılmaması durumunda dikey değil, yatay genişleme yapıldığını ifade etti. Yıkılan bu yapıda, küçük bir arsa üzerine dört daire inşa edildiğini, bu yapının 20 daireden fazla daire ve dükkan barındırdığını belirtti. Bu düzeyde bir arsa için 1,50 emsal değeriyle bu tür bir yapının mümkün olmadığını, binanın yüzde elli büyütüldüğünü öne sürdü. Ayrıca bu tür binaların dönüşümünün yapılamadığını ve bakanlığın sunduğu yüzde 30 imar artışının dahi mevcut inşaat alanını yeterli sağlamadığını dile getirdi.
Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan ise kentsel dönüşümün hızlanması için yüzde 50 artı 1 kuralının yeterli olduğunu, ancak yaşlı nüfusun mevcut konutlarından ayrılmak istememesi nedeniyle bu dönüşümün gerçekleşmediğini belirtti. Bu durumun kentsel dönüşüm süreçlerini engellediğini ifade etti.















Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol