Antalya'da, boşandığı eşi Hanım Biçer'i bir eşarp kullanarak boğarak öldürdüğü şüphesiyle tutuklu bulunan Hızır Çelik hakkında savcı, sanığın işlediği iki ayrı suçtan ceza talep etti. Savcılık, esas hakkındaki mütalaasında sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasını gerektiren bir talepte bulunmadı.
Olayın geliştiği tarih 11 Eylül 2025 akşamı olup, cinayet Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi'nde gerçekleşti. İddialara göre, Hızır Çelik (32), boşandığı eşi Hanım Biçer'i kendi evine götürdü. İkili arasında başlayan gergin tartışma kısa sürede şiddetli bir kavgaya dönüştü. Çelik, Biçer'i bir eşarp ile boğduktan sonra yüzüne bir yastık bastırarak yaşamına son verdi. Yaklaşık üç saat sonra evden ayrılan Çelik, olaydan yaklaşık on altı saat sonra eski eşinin kardeşini aradı ve "Ben kızı öldürdüm, bunu bilmenizi isterim" şeklinde bir ifade kullandı.
Hızır Çelik daha sonra Yeniköy Polis Amirliği'ne giderek teslim oldu. Olay yerine intikal eden polis ekipleri, Hanım Biçer'in cansız bedenini ev içinde buldu. Olay yeri inceleme ekipleri ve savcılık incelemeleri tamamlandıktan sonra, Biçer'in naaşı otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna nakledildi. Emniyet birimlerinin yürüttüğü işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Çelik, mahkemece tutuklama kararıyla gözaltında tutuldu. Çelik'in ilk ifadesinde, yaşananları şöyle anlattı: "Eve birlikte girdik, eski konuları açtık. O sırada kendimi kaybettim, olay meydana geldi."
Çelik ve Biçer evde birlikte ikamet ettiler ve olay anında elinde bir poşetle tek başına evden ayrıldılar.
Güvenlik kamerası kayıtları incelendiğinde, Hanım Biçer ile Hızır Çelik'in birlikte siteye giriş yaptıkları, Biçer'in kapıyı açmasının ardından ikilinin eve geçiş yaptığı görülüyor. Kayıtlarda, bir süre geçtikten sonra elinde poşetle evden tek başına çıkan Çelik'in merdivenden indiği ve siteden ayrılırken eve doğru baktığı anlar kaydedildi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Hızır Çelik'in Biçer'i kendi ikametinde eşarpla boğarak öldürdüğü ve ardından Biçer'e ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı detayları yer alıyor. Bu kapsamda Çelik hakkında, 'kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme' ile 'kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçlamalarıyla dava açıldı.
"Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" şeklinde bir talepte bulunuldu.
Davanın üçüncü duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuklu olan sanık Hızır Çelik'in yanında, mağdur Resul Biçer ve Recep Biçer ile onların avukatları da hazır bulundu. Duruşma sırasında sanığın komşusu tanık olarak dinlendi. Tanıklık yapan Dilek D., "Ölen kadını tanımıyorum. Sanıkla komşuyum, komşum çocuklarıyla ilgili konular vardı. Sanığın herhangi bir kötü davranışına şahit olmadım" şeklinde konuştu.
<Duruşmada söz alan Resul Biçer, sanık ile kardeşinin boşanma sürecini olaydan sekiz ay önce tamamladıklarını belirtti. Sanığın bu durumu fırsat bilerek kardeşini planladığını öne süren Biçer ise, "En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" diyerek tepkisini dile getirdi. Recep Biçer ise, sanığın boşanmanın ardından kardeşini tehdit ettiğini iddia etti. Recep Biçer, "Boşandılar, kızın peşine düştü, ara ara tehditler etti. Neden boğarak öldürüyorsun, öldürmenin de bir mertliği olur. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" şeklinde konuştu.
Mütalaayı açıklayan Cumhuriyet savcısı, taraf avukatlarının beyanlarını değerlendirdikten sonra, Hızır Çelik'in hem 'kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme' hem de 'kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçlarından cezalandırılmasını istedi. Savcılık mütalaasında, sanık aleyhine haksız tahrik indirimi uygulanması yönünde herhangi bir talepte bulunulmadı.
Mütalaanın ardından savunmasını yapan Hızır Çelik, karşı tarafın ailesinin kendisini ve çocuklarını defalarca tehdit ettiğini savundu. Çelik, "Çocuklarımı bunlardan koruduğum için şükrediyorum. Eğer planlayarak öldürmek isteseydim evime gelip eşyalarını almasına izin vermezdim" şeklinde konuştu.
Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı daha ileri bir tarihe erteledi.
Duruşmanın ardından, Hanım Biçer davasını Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına takip eden avukat Yağmur Burçin Sayın Kurt açıklamalarda bulundu. Kurt, "2025 yılının Eylül ayında boşanmış olduğu eşini kendi eşarbıyla öldüren sanık ile maktul Hanım Biçer'in duruşmasından çıktık. Bir sonraki duruşma karar duruşması olacak. Mütalaa, boşandığı eşe karşı kasten öldürme ve eşin ölümünden sonra gerçekleşen hırsızlık sebebiyle cezalandırılmasını öngörüyor. Mütalaaya katılıyor, ek bir talebimiz bulunmuyor. Bundan sonra sanık ve savunma tarafından istenenlerin tamamı, duruşmayı uzatma amacı taşıyordu" dedi.




Aldatma iddiasına ilişkin olarak da konuşan Kurt, dosya ve duruşma hakkında şu bilgileri verdi: "Her sanık ve her sanığın haksız tahrik hükümlerinden faydalanmak amacıyla bir aldatma iddiası vardır. Biz de burada aynı kurguyla karşılaştık. Ne yazık ki durum bu şekilde değil. Dosya nihayete erdi ve kasten öldürmeden müebbet hapis cezası talep edildi. Umarım nihai karar da bu yönde sonuçlanır" ifadelerini kullandı.




Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol