Uluslararası tanınırlığı yüksek olan Orient Express, Paris'te başlayan tarihi güzergahında Türkiye sınırlarına girdi. Tren, Kapıkule Sınır Kapısı'ndan geçerek Edirne'ye ulaştı. Yüzyıllık bir geçmişe sahip bu demiryolu hattı, gümrük işlemlerini tamamladıktan sonra İstanbul'a doğru hareket etti.
Agatha Christie'nin "Doğu Ekspresi'nde Cinayet" adlı eserine ilham veren Orient Express, tarihi rotasını günümüzde de sürdürüyor. Belçikalı iş insanı Georges Nagelmackers, bu trenin ilk seferini 4 Ekim 1883 tarihinde gerçekleştirdi. Avrupa'nın en prestijli lüks demiryolu güzergâhlarından biri olan bu tren, yolculuklarına devam ediyor.
25 Eylül tarihinde Paris'ten ayrılan Venice Simplon Orient Express, Almanya, Avusturya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan ülkeleri üzerinden Türkiye'ye vardı. Budapeşte, Bükreş ve Varna duraklarından sonra Edirne'ye ulaşan tren, gümrük işlemleri ve kısa bir mola vermek amacıyla bu kentte durdu.
Genellikle üst gelir grubundaki Avrupalı yolcuların tercih ettiği bu özel seferin, Edirne'deki mola sonrasında İstanbul'a devam edeceği öğrenildi. Yolcuların İstanbul'da üç gün boyunca şehrin tarihi ve kültürel mekanlarını ziyaret etmeleri planlanıyor; dönüş yolculuğu ise hava yoluyla gerçekleştirilecek.
"Bu geleneği sürdürmek bizim için önemli bir ayrıcalıktır."
Sekiz yıldır trende görev yapan Tren Müdürü Francesco Bonotto, İstanbul'a varmak üzere Edirne'ye geldiklerini bildirdi. Bonotto, "Son varış noktası olan İstanbul'a ulaşmak için bugün Edirne'ye vardık. Bu seyahati özel kılan pek çok unsur bulunuyor; tarih, konfor, anlatılan hikayeler ve en önemlisi varış noktasının İstanbul olması. Bizim için bu geleneği yaşatmak büyük bir ayrıcalıktır. Rotamız son derece sakin ve sürprizlerden uzak ilerledi. Yolculuk ilerledikçe misafirlerimizin memnuniyeti artıyor. Bizi en çok mutlu eden şey, yolcular ayrılırken gözlerinde beliren mutluluktur," dedi.
"Adeta zamanda yolculuk yapmak gibiydi."
Eşinin 50. yaş günü hediyesi olarak seyahate katılan ve Almanya'dan trenle yolculuk yapan Tansel Doğan, deneyimini şu sözlerle ifade etti. Doğan, "Orient Express ile ilk seyahatimiz oldu. Yedi ülkeden geçip dört farklı başkenti görmek muazzam bir deneyimdi. Harika kişilerle tanıştık ve güzel dostluklar kurduk. Bu, adeta zamanda yolculuk yapmak gibiydi. Bu özel deneyimi yaşamak istedik," diye konuştu.
Doğan'ın eşi Stefan Schiessl ise İstanbul'a ulaşma heyecanını dile getirdi. Schiessl, "Yolculuk şu ana kadar harika geçti. İstanbul'a ulaşmayı dört gözle bekliyorum. Şehre vardığımızda pek çok tarihi yeri gezecek ve mutlaka kokoreç yiyeceğiz," şeklinde konuştu.
"Türkiye'ye gelmek benim için eve dönüş anlamına geliyor."
Seyahate katılan Janan Benabud, Türkiye ile olan bağını açıklarken şunları söyledi. Benabud, "Orient Express ile ilk kez seyahat etmeme rağmen Türkiye'ye yabancı değilim. Babam Ankara'da diplomat olarak görev yaptığı için buraya gelmek benim için eve dönmek gibi; her gelişimde güzel anılarımız tazeleniyor. Beklentilerimin çok üzerinde, muhteşem bir organizasyon gerçekleşti. İstanbul'da Pera Palas, Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve Mısır Çarşısı gibi önemli simge mekanları ziyaret edeceğiz," dedi.
















Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol