Bursa'nın İnegöl ilçesinde, annesine ait bir tarlada yaklaşık on ton erik yetiştiren 48 yaşındaki Özgür Şimşek, hasat ettiği ürünleri piyasaya süremeyince alternatif bir yöntem uyguladı. Şimşek, hazırladığı bir videonun sosyal medyada geniş yankı uyandırması üzerine, elindeki erikleri vatandaşlara uygun fiyatlarla ve bazı zamanlarda bedelsiz olarak dağıtmaya başladı.
İnegöl'ün Çeltikçi Mahallesi'ndeki tarlasında erik yetiştiren Özgür Şimşek, asıl mesleğinin inşaat malzemeleri satıcılığı ve izolasyon işi olduğunu belirtti. Şimşek, çiftçilikle profesyonel bir kariyer kurmadığını ifade etti. Buna rağmen, bu yıl tarlasından yaklaşık on ton erik hasadı gerçekleştirdi. Ancak ürünlerin fazlalığı nedeniyle alıcı bulmakta zorlanan Şimşek, yaşadığı durumu sosyal medyada paylaştığı bir video aracılığıyla dile getirdi. Bu video kısa sürede büyük ilgi gördü ve binlerce kişi Şimşek'e destek mesajları gönderdi.
"Tarlalarımız mevcut, annemin tarlası var. Bu yıl ürünleri satamadık. Geçen yıl bu durum hiç yaşanmamıştı. Bu sene ürünler çok fazla çıktığı için alıcılar almak istemedi. Ürünler elimizde kaldı. Ben ne yapacağımı düşünürken bir video çektim. O video çok ilgi gördü. Takipçilerimiz 'Özgür Usta, kargoları alalım' şeklinde yorumlar yaptı. Video hızla yayılmaya başladı." şeklinde konuştu.
"Bir kilogram erik 15 lira, ancak kargonun bir kilogramı 300 lira oluyor."
Vatandaşlardan gelen yoğun talepye karşın, kargo maliyetlerinin ürünün satış fiyatını aştığını belirten Şimşek, bu durumu açıkladı. Şimşek, "Bir kilo erik 15 lira olmasına rağmen, kargonun bir kilosu 300 lira. Bir zarf gönderiminin bile 300 liradan başladığını görüyoruz. İnsanlara 'Keşke gönderebilsem, bedava versem' diye düşündüm ancak bu tür bir imkanımız bulunmuyor" dedi.
Elindeki ürünleri çevresindeki kişilere ulaştırma çabası içinde olan Şimşek, kapısının önüne bıraktığı erikleri zaman zaman ücretsiz dağıttığını aktardı. Şimşek, "Kapının önüne koyuyorum, fiyat etiketi yapmıyorum. Bedava alan bedava alıyor. Çocuklar belki bir ton eriki bedavaya yemiştir. 'Alın, üçer beşer alın' diye yönlendiriyorum. Çocuklar geçerken anneleri ellerinden çekiyor. 'Yenge durun, çocuklar alsın yesinler' diyorum. Onlara ücretsiz dağıtım yaptım. Elhamdülillah" dedi.
<"Yaklaşık beş ila altı ton erik dökülmüş olabilir."
Yaklaşık on ton erik topladığını belirten Şimşek, ürünlerin önemli bir kısmının satılamadığını ve bir bölümünün tarlada kaldığını ifade etti. Şimşek, "On tona yakın erik vardı. Bunun bir tonunu sattım, diğer kısmını satmadım bilmiyorum. Çünkü burada bir kilo, iki kilo satmak gerçekten çok zor. Toptan satış yaptığımızda iki günde toplayıp veriyorduk ancak perakende satış yapmak zorlayıcı. Muhtemelen beş ila altı tonu döküldü" şeklinde konuştu. Şimşek, ürünlerin bir bölümünü ise evde değerlendirdiklerini, eriklerden marmelat ve pestil hazırladıklarını belirtti. Şimşek, bu süreçte özellikle takipçilerinden gelen önerileri dikkate aldığını ifade etti.
<"Binlerce dua geldi. Satmış olmaktan dolayı memnunum."
Sosyal medyada paylaştığı videonun yüz binlerce kişiye ulaştığını belirten Şimşek, kendisine yöneltilen mesajların ve duaların kendisini motive ettiğini söyledi. Şimşek, "Şu anda bu sayı altı yüz elli ila yedi yüz bin kişiyi aştı. Her sabah telefonu kontrol ediyorum; dualar ve yorumlar geliyor. Hepsinin için kalp atıyorum, tek tek cevap yazamıyorum. İnsanların samimi duaları ulaştı. Binlerce dua geldi. Onların duası benim için yeterli oldu. Satmış olmaktan dolayı çok memnun oldum. İnşallah bu dualar ailemize de fayda sağlar. Keşke bu duaları herkesin yanına ışınlayıp gönderebilseydim. Allah razı olsun" sözlerini kullandı.
<"Çiftçi ekonomik olarak kazanamıyor."
<Yaşadığı bu olay üzerinden çiftçilerin karşı karşıya olduğu ekonomik zorluklara dikkat çeken Şimşek, mevcut koşulları değerlendirdi. Şimşek, "Şu anda bir kilo eriğin fiyatı 30 lira seviyesinde. Bunun on beş lirası üretim maliyetine, yani sulama, ilaçlama ve tarlanın sürülmesi için harcanan maliyete, on beş lirası da kâr olarak hesaplanıyor. Fakat çiftçi mecburiyetten 15 liraya satış yapıyor. Bunun nedeni, ürünlerin çöpe gitmesini engellemek. Ben de bu amaçla satış yapıyorum. En azından ürünü girdiği kapıdan çıkaracak mantığıyla fiyat belirliyorum" diye konuştu.
<Akşam saatlerinde pazara yönelen vatandaşlara yönelik bir çağrıda bulunan Şimşek, durumu değerlendirdi. Şimşek, "Bazı kadınlarımız akşam pazarına gidip ucuz patates, soğan, erik gibi ürünleri en uygun fiyattan almaya çalışıyor. Köylü zaten yeterli geliri elde edemiyor. Gündüz saatlerinde de pazara gitmeniz gerektiğini belirtiyorum. Çiftçi para kazanamıyor. Akşam olduğunda çiftçi ürününü eve götürmek istemiyor. Bu nedenle fiyatı dibe çekiyor. Halkın da hoşuna gidiyor, 'Ucuza aldım' diyor. Ucuz aldılar ama çiftçi üzülerek evine dönüyor. Hiçbir kâr elde edemiyorlar" şeklinde konuştu.
<"Çiftçinin işi çiftçilik olarak tanımlanmalıdır."






Çiftçilerin artan maliyetler karşısında desteklenmesi gerektiği görüşünü dile getiren Şimşek, özellikle mazot ve sosyal güvenlik primleri konusunda üreticilerin rahatlaması gerektiğini vurguladı. Şimşek, "Adam Bağ-Kur'unu neden ödesin? Bağ-Kur ücreti on bir bin lira. Adam koca bir yıl o bir ton eriği satmak için uğraşıyor, bir aylık Bağ-Kur primini ödemek zorunda kalıyor. Bu durumun fark edilmesi gerekiyor. Çiftçinin yaşam ve geçimi kolaylaştırılmalı. Mazot fiyatı 90 lira ise, bu fiyatın yarı fiyatına verilmesi veya daha ucuza satılması gerekir. Çiftçi rahatlasın. Zira çiftçinin temel işi çiftçiliktir" dedi.





Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol