Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin coğrafi konumu, istikrarlı ekonomik büyümesi, lojistik avantajları ve sahip olduğu nitelikli insan kaynağı sayesinde uluslararası düzeyde eşsiz bir merkez konumunda olduğunu ifade etti. Ayrıca, 86 milyonu aşan nüfusuyla geniş, genç ve dinamik bir iç pazara sahip olduklarını belirten Kacır, insan kaynağının ülkenin en büyük hazinesi olduğunu dile getirdi. Bu bağlamda, Türkiye'deki iş gücünün gençliğine dikkat çekerek, birçok Avrupa ülkesinden on ila on beş yaş daha genç olduklarını aktardı.
Bakan Kacır, İstanbul Finans Merkezi (İFM) Ziraat Bankası Salonu'nda düzenlenen ‘Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi’ne katılım sağladı. Zirve kapsamında, Türkiye’nin küresel dönüşümdeki rolü, gelecekteki yatırım fırsatları ve geleceğe değer yaratma odaklı yatırım stratejileri gibi konular detaylıca ele alındı.
"Hedefimiz, 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin ortaya çıkmasını sağlamak ve bu girişimcilik faaliyetlerinin toplam değerlemesinin 100 milyar dolar seviyesini aşmasını hedefliyoruz," şeklinde konuştu.
Zirvede konuşan Kacır, teknoloji girişimlerine yapılan yatırım miktarlarını dönemlere göre sundu. 2011 ile 2015 yılları arasında bu alana 280 milyon dolar, 2016 ile 2020 yılları arasında ise 516 milyon dolar yatırım yapıldığını bildirdi. Bu veriler ışığında, son beş yılda bu toplam tutarın 5,7 milyar doları aştığını belirterek, girişimcilik ekosisteminin ulaştığı boyutu ve yakaladığı güçlü ivmeyi açıkça gözler önüne serdiğini söyledi. Geçmişte Unicorn statüsüne ulaşmamış bir ülke konumunda olan Türkiye'nin, kurduğu ekosistem ve altyapı sayesinde bugün sekiz Unicorn'a, yani sekiz Turcorn'a sahip olduklarını belirtti. 2030 yılına kadar ülkenin 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn'ların toplam değerlemesinin 100 milyar doları geçmesini amaçladıklarını vurguladı.
"Ülkemizin sahip olduğu muazzam potansiyeli göz önünde bulundurduğumuzda, bu hedefler bizim için ulaşılabilir hedeflerdir. Bu anlayışla, özellikle nitelikli insan kaynağımızın ve girişimcilerimizin fikirlerini geliştirebilecekleri, projelerini somutlaştırmalarına yardımcı olacak imkanları sunuyoruz ve ihtiyaç duydukları destek mekanizmalarını devreye sokuyoruz. Küresel ölçekte büyüme potansiyeline sahip girişimlerimiz için hazırlanan Turcorn 100 programı çerçevesinde, yüksek potansiyelli girişimlere yatırımcı erişiminden uluslararası markalaşmaya, mentorluk hizmetlerinden stratejik iş birliklerine kadar çok boyutlu destekler sağlıyoruz," dedi.
"Terminal İstanbul projesini tüm işlevleriyle 2027 yılında faaliyete geçireceğiz," diye ekledi.
Türkiye'yi küresel yeteneklerin ve yenilikçi fikirlerin buluşma noktası haline getirme gayesiyle başlattıkları ‘Türkiye TechVisa’ programını açıklayan Bakan Kacır, teknoloji alanında kritik uzmanlığa sahip yeteneklerin çalışma izinlerini yalnızca iki hafta içinde almalarını sağlayan bu programla, 5 bin 500 civarında teknoloji profesyonelini ülkeye çekmeyi başardıklarını aktardı. Atatürk Havalimanı terminal binalarını, “Terminal İstanbul” projesi ile dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getirmek için çalışmalarını hızlandırdıklarını belirtti. Terminal İstanbul'un ilk aşamasını girişimcilerin kullanımına sunacaklarını ve bu projenin tüm fonksiyonlarıyla 2027'de açılacağını ifade etti. Terminal İstanbul, şimdiden uluslararası ilginin ana odağı haline geldi. Bugüne kadar on dört farklı ülkeden çok sayıda uluslararası paydaş, Terminal İstanbul ekosistemine katıldı. Doğru zamanda sağlanan finansmanın, bir teknoloji girişimi için hayati önem taşıdığını belirten Kacır, mevcut ekosisteme yönlendirdiği kamu kaynaklarının boyutunu büyütmek ve bu kaynakları daha odaklı bir yapıya dönüştürmek amacıyla Bakanlık olarak 300 milyon dolarlık bir kaynağı doğrudan girişim sermayesine aktarma yolunda önemli bir adım attıklarını söyledi. Bu kaynağın oluşturacağı kaldıraç etkisiyle birlikte, girişim sermayesi ekosistemine 750 milyon doların üzerindeki bir likiditeyi kazandıracağını ekledi.
"Esnek finansal araçların yaygın ve etkili bir şekilde kullanılmasını temin edecek düzenlemeleri hayata geçiriyoruz," diye konuştu.
Bakan Kacır, yürürlüğe giren ve devam eden çeşitli çalışmalar hakkında ek bilgiler verdi.
"Sizin de bildiğiniz gibi, Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke yapma hedefiyle atacağı yeni ve tarihi adımları geçtiğimiz Nisan ayında kamuoyuyla paylaştı. ‘Dijital Şirket’ uygulaması ile teknoloji girişimlerinin kuruluş süreçlerinin tamamını dijital platform üzerinden yönetmeyi sağlayacak ve şirketleşme süreçlerini çok daha kolay hale getireceğiz. Sanal ofis hizmetleri sunarak kuluçka aşamasındaki girişimcilerimizin karşılaştığı mali yükleri hafifletiyor ve girişimcilik ekosisteminin tabana yayılmasını sağlıyoruz. Bir diğer kritik adım olarak, özellikle erken aşama yatırımlarda SAFE olarak bilinen paya dönüştürülebilir borçlanma sözleşmeleri ve benzeri esnek finansal araçların yaygın ve etkin kullanımını sağlayacak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Bunun yanı sıra, 2024 yılında hayata geçirdiğimiz çalışanlara hisse opsiyonu düzenlemesiyle girişimlerimizin daha verimli faydalanabilmesi için adımlar attık. Teknoloji girişimlerinin çalışanlarına sağladığı pay senetlerinin vergilendirilmesinden tamamen muaf tutulması için gerekli süreyi, edinme tarihinden itibaren on iki yıldan altı yıla indirdik. Müteşebbislerimizin bu imkanları doğru bir şekilde ve yerinde değerlendireceğine inanıyoruz," şeklinde konuştu.
"Türkiye coğrafi konumu, istikrarlı büyüyen ekonomisi, lojistik üstünlükleri ve nitelikli insan kaynağı birleştiğinde onu eşsiz bir merkez haline getiriyor," diye tekrar vurguladı.
<><Bakan Kacır, Nisan ayında duyurulan yatırım programı çerçevesinde, transit ticaret faaliyetlerinden elde edilen gelirlere yüzde 100’e varan vergi indirimi, imalat sanayinden elde edilen kazançlarda Kurumlar Vergisi oranının yüzde 25’ten yüzde 12,5’e düşürülmesi ve ülkeye yeni yerleşen yatırımcılara yirmi yıl boyunca yurt dışı gelir vergisi muafiyeti gibi adımlarla Türkiye'nin küresel yatırımlar için daha çekici bir adres haline getirmeye yönelik çok sayıda düzenleme gerçekleştirdiklerini belirtti. Bu adımlarla Türkiye'nin, yatırımlar, girişimler ve yetenekler için gelecekte çok daha güçlü bir merkez haline geldiğini ifade etti. Türkiye'nin coğrafi konumu, istikrarlı ekonomisi, lojistik avantajları ve nitelikli iş gücü ile eşsiz bir merkez olduğunu bir kez daha dile getirdi. 86 milyonu aşan nüfusun dinamik iç pazarına sahip olduklarını belirten Kacır, ülkeye yatırım yapan girişimcilerin, Gümrük Birliği ve geniş serbest ticaret anlaşmaları ağı sayesinde 50'den fazla ülkedeki bir milyarı aşkın tüketiciye erişim imkanına sahip olduğunu aktardı. Ulaştırmanın tüm modlarındaki yatırımları sayesinde Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya'nın kesişim noktasındaki konumlarının eşsiz bir rekabet avantajına dönüştüğünü ifade etti. İnsan kaynağının en değerli varlık olduğunu belirten Kacır, ülkenin birçok Avrupa ülkesinden on ila on beş yaş daha genç olduğunu kaydetti. Üreticilere Avrupa'daki en rekabetçi elektrik maliyetlerinden birini sunduklarını belirten bakan, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla enerji arz güvenliğini sağlamanın yanı sıra, yatırımcılara sürdürülebilir ve yeşil üretim fırsatları sunduklarını ekledi. 115 ülke ile imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) anlaşmaları ile yatırımcılara uluslararası standartlarda güçlü bir hukuki koruma ve öngörülebilir bir yatırım zemini sağladıklarını söyledi. Türkiye'nin güçlü değer teklifi sayesinde ülkeye yatırım yapan 88 bini aşkın uluslararası firmanın Türkiye'de kazandığını ve ülkeye katkı sağladığını ifade etti. Önümüzdeki dönemde, büyük ölçekli nitelikli yatırımları ülkeye çekecek sağlam bir yol haritasına sahip olduklarını ve sanayinin düşük karbonlu üretime geçişine ivme kazandıracaklarını vurguladı. İnsan kaynağını geleceğin dünyasına hazırlama çabalarının hız kesmeden devam ettiğini belirterek, Türkiye Yüzyılıını üretimin yüzyılı yapma hedefi doğrultusunda, 2030 yılına gelindiğinde planlı sanayi alanlarının büyüklüğünü 2025 yılındaki 164 bin hektar seviyesinden 350 bin hektara yükseltmeyi hedeflediklerini dile getirdi."
"Kuzey Marmara demiryolu geçişiyle Türkiye, küresel değer zincirlerinin anahtar aktörü konumuna yükselecek," şeklinde değerlendirdi.
<><Bakan Kacır, üretim gücünü ülke genelinde, Marmara Bölgesi'nden Anadolu'nun dört bir yanına dengeli bir şekilde yayarak bölgesel yoğunlaşmayı ortadan kaldırmayı bir öncelik olarak gördüğünü dile getirdi. Bu vizyon çerçevesinde, sanayinin gelecek otuz yılına ışık tutacak bir Sanayi Alanları Master Planı hazırladıklarını açıkladı. Master Planın ilk aşaması kapsamında, Samsun-Mersin hattında on beş ilde 59 bin hektarlık büyüklüğünde on dokuz yeni yatırım alanı tespit ettiklerini belirtti. Sonraki aşamalarda ise Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak Sanayi gelişim koridorlarındaki yatırım bölgelerini ilan edeceklerini aktardı. Bu planlama sürecinde Kalkınma yolu ve Zengezur koridoru ile bağlantısallığı önceliklendirdiklerini ekledi. Kuzey Marmara demiryolu geçişiyle Türkiye'nin küresel değer zincirlerinde merkezi bir rol üstleneceğini öngördü. Mega endüstriyel bölgeler olarak tasarladığımız büyük ölçekli yatırım alanlarında altyapıları tamamlanmış, sosyal donatılarla zenginleştirilmiş, akıllı ve çevre dostu üretim üslerini yatırımcıların hizmetine sunacaklarını belirtti. Ayrıca planlanan demiryolu, liman ve otoyol bağlantıları sayesinde bu alanları üreticiler için lojistik maliyet avantajı sunan, stratejik merkezler haline getireceklerini değerlendirdi.
<><"Bizi geleceğe taşıyacak olan unsur Milli Teknoloji Hamlesidir," şeklinde konuştu.
<>Türkiye'nin potansiyeline ve sunduğu fırsatlara güvenen, yatırımlarını bu anlayışla Türkiye'de konumlandıran kişilerin her zaman kazançlı çıkacağını vurgulayan Kacır, bu görüşlerini dile getirdi.
<>"Türkiye, geniş bir iç pazara ve güçlü tedarik ağlarına sahip olmasıyla yatırımcılar için güvenli bir liman teşkil ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, ülkemizin geleceğine inanan, yatırım yapan, üreten ve değer katan herkesin her zaman yanında olduğumuzu ifade ettik. Sadece yatırım teşviklerimizle 26 trilyon liralık 126 bin yatırımın ve dört milyon nitelikli istihdamın önünü açtıklarını hatırlattı. Proje bazlı devlet destekleriyle savunma sanayii, sağlık sektörü, petrokimya ve güneş hücresi gibi katma değerli alanlarda 51,7 milyar dolarlık yatırım tutarına sahip olan 83 projeyi desteklediklerini söyledi. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla yatırımın, istihdamın, üretimin ve ihracatın önünü açmaya devam edeceklerini belirtti. Türkiye'nin yolu açık ve geleceği parlak. Türkiye'nin temel öncelikleri yatırım ve üretimdir. Bu hedeflere ulaşmamızı sağlayacak olan şey, Milli Teknoloji Hamlesidir. Küresel konumumuzu güçlendirecek olan lojistik altyapımızdır. Etki gücümüzü artıracak olan uluslararası yatırımlar ve ticaretten alacağımız pay ise, çalışkan, nitelikli ve yetkin insan gücümüzdür. Hızlanmamızı sağlayacak olan dijital dönüşüm ve yapay zekadır. Yükselişimiz için gerekli olan ise daha fazla Ar-Ge ve inovasyondur. Vazifemiz, bu ana başlıklar için çabalarımızı artırmak ve ülkemizin imkanlarını ve yeteneklerini bu amaçlara yönlendirmek için azimle çalışmaya devam etmektir."
<>Programa katılan davetliler arasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ve Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut yer aldı.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol