Bianlik
Son Gelişmeler

Bakan Kacır'dan Yapay Zeka Stratejisi: İki Yılda 5 Milyona Ulaşılacak, Ulusal Etik Kurulu Kurulacak

Sinem Özdoğan•4 dk okuma•1
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ve ‘Kurumlarda Yapay Zeka: Güvenlik, Etik, Entegrasyon ve Ekonomik Değer’ temalarını işleyen sempozyumda konuşmasını yaptı. Konuşmasında Türkiye’nin yapay zeka alanındaki 2030 vizyonunu ortaya koyan Bakan Kacır, somut hedefler belirledi. Bu çerçevede, 81 farklı ilde Yapay Zeka Okuryazarlığı Atölyeleri kurulacağını ve bu çalışmalarla iki yıl içinde 5 milyon vatandaşa ulaşılacağını ifade etti. Ayrıca, geleceğin ihtiyaçları için 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştirme hedefi de dile getirdi.

Sempozyum, Bahçeşehir Üniversitesi’nin Beşiktaş’taki güney kampüsünde organize edildi. Etkinliğe Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Esra Hatipoğlu, dekanlar, iş dünyasından temsilciler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Programın ana gündem maddeleri, yapay zekanın kurumlara sunduğu olanaklar, güvenlik protokolleri, etik kurallar, entegrasyon süreçleri ve ekonomik faydalar üzerine yoğunlaştı. Ayrıca katılımcılar, yapay zekanın iş akışlarına güvenli ve kontrollü bir şekilde nasıl dahil edileceği, veri güvenliği mekanizmaları, kişisel verilerin ve ticari sırların korunması ile kurumsal dönüşüm konularını değerlendirdi. Sunulan oturumlarda Bakan Kacır ve Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu da konuşma gerçekleştirdi.

Bakan Kacır, yapay zeka teknolojilerinin ahlaki ve hukuki sorumlulukları bağlamında önemli bir uyarıda bulundu. Algoritmaların hiçbirinin bireyin ahlaki ve hukuki sorumluluklarını ortadan kaldıramayacağını vurguladı. Kacır, yapay zekanın insani değerlerin önüne geçmemesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Yaygın kullanılan yapay zeka modellerinin tek tipleştirici yapısının, farklı toplumların hafızasını, değer sistemlerini, dil çeşitliliğini ve bireysel yaşam tecrübelerini göz ardı eden bir dijital geleceği hazırladığını belirtti.

Bakan Kacır, yapay zekanın potansiyel risklerine dikkat çekerken, Gazze gibi bölgelerde yapay zekanın saldırı hedeflerinin belirlenmesinde kullanılması durumunda, ahlaki pusulası olmayan kişilerin bu teknolojiyi nasıl bir yıkım aracı haline getirebileceğinin açık bir kanıtı olduğunu belirtti. Kacır, hiçbir algoritmanın insan ahlaki ve hukuki sorumluluğunu üstlenemeyeceğini kesin bir dille ifade etti. Teknolojik bir üstünlüğün, sivillerin yaşam hakkının hiçe sayılmasının utancını örtemeyeceğini savundu. İnsanı merkezine almayan, adaleti gözetmeyen ve mahremiyeti ihmal eden bir zemin üzerinde gelişen teknolojinin, insanlığa faydalı sonuçlar üretemeyeceğini kaydetti. Teknolojiyi insanlık için adalet ve merhamet ilkeleriyle şekillendirmek, medeniyetin yüklediği bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

"Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla yapay zekayı vatandaşlar ve tüm insanlık için bir refah vesilesine dönüştürecek iradeye ve birikime sahip olduğumuzu" vurgulayan Bakan Kacır, bu potansiyeli gerçekleştirmek için atılan adımları sıraladı. Bu birikimin temelini, son yirmi üç yılda aşamalı olarak inşa edilen araştırma, yenilik ve üretim ekosistemi oluşturduğunu belirtti. TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü ile akademideki yetkinlikleri sanayinin mevcut ihtiyaçlarıyla birleştirdiklerini ve kritik teknolojilerde milli kabiliyetlerini geliştirdiklerini aktardı.

Kacır, TÜBİTAK Yapay Zeka Ekosistem Çağrılarının, yerli yapay zeka teknolojilerinin doğrudan ürüne, hizmete ve ekonomik değere dönüşmesini sağladığını söyledi. Ekosistemdeki aktörleri, teknoloji geliştirme ve bilgi birikimlerini paylaşma amacı etrafında bir araya getiren Rekabet Öncesi İş Birliği Programı’nın Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Sektörel Uyarlama Çağrısı ile sektörlerin ihtiyaçlarına yanıt veren projelerin hızlandırıldığını belirtti. Ayrıca, yapay zekâ çözümleri aracılığıyla KOBİ’lere maliyet avantajı ve rekabet üstünlüğü sağlamak amacıyla KOSGEB Yapay Zeka Kredi Programı’nı devreye aldıklarını aktardı.

<

Gençlerin yapay zekâ çağının gerektirdiği yetkinliklerle donatılması için çok çeşitli uygulamaların hayata geçirildiğini belirten Bakan Kacır, TEKNOFEST gibi dünyanın en büyük teknoloji festivalini, Milli Teknoloji Uzmanlık Programlarını, Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Sektör Kampüste programlarını, 42 Okulları ve Yapay Zeka ve Teknoloji Akademisi gibi girişimleri vurguladı. Yapay zeka teknolojilerinde ileri düzey araştırmalar yürütmek ve özgün modeller geliştirmek için yüksek hesaplama kapasitesine sahip altyapıların zorunlu olduğunu ifade etti. Bu amaçla, araştırmacılar ve girişimlerin ihtiyaç duyduğu işlem kapasitesini artırmak üzere yüksek başarımlı hesaplama kümesi olan ARF’i hizmete aldıklarını duyurdu. Ayrıca, yapay zekâ girişimlerinin EuroHPC süper bilgisayarlarından ücretsiz yararlanmasını ve dünyanın en güçlü 20 süper bilgisayarı arasında yer alan MareNostrum 5’in işlem gücüne erişimini sağladıklarını ekledi. HIT-30 Programı ile zekâ ve veri merkezi yatırımlarını hızlandırarak hesaplama kapasitesini genişlettiklerini ve girişimlerin dijital altyapı ihtiyaçlarını güçlendirdiklerini aktardı.

<

"81 şehrimizde kuracağımız Yapay Zeka Okuryazarlığı Atölyeleri aracılığıyla iki yıl içinde 5 milyon vatandaşımıza ulaşmayı hedefliyoruz" şeklinde tekrarlanan hedefi yineleyen Bakan Kacır, bu hedeflere ulaşmak için kapsamlı bir yol haritası çizdiklerini belirtti. Kamu, özel sektör ve akademi çevrelerinden uzmanların yanı sıra, toplumun her kesiminden gelen görüş ve önerileri dikkate alarak hazırlanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı’nın önümüzdeki dönemin yol haritasını belirlediğini söyledi. Bu plan, "Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet" olmak üzere dört temel eksen üzerine inşa edildi. Plan kapsamında yapay zeka ekosistemini güçlendirecek 16 farklı eylem ve 2030 yılına yönelik somut hedefler tanımlandı.

<

Atölyelerle ilgili hedeflere geri dönerken Bakan Kacır, 5 milyon vatandaş hedefine ulaşmak için atılan adımları yineledi. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirme hedefine de değindi. Sağlık, tarım, eğitim ve elektronik ticaret gibi çeşitli sektörlerde, araştırmacıları, girişimcileri ve şirketleri yenilikçi çözümler geliştirmeye teşvik etmek amacıyla en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi’nde erişime açacaklarını açıkladı. Yapay zeka modellerinin büyümesi ve işlem gücü talebinin katlanarak arttığı bu dönemde, ülkenin dijital altyapısını da bu dönüşümün gerektirdiği ölçekte büyütme kararı alındığını belirtti.

<

"Ulusal Yapay Zeka Etik Kurulu kurulacak" ifadesiyle Bakan Kacır, düzenleyici çerçeveyi güçlendirme niyetini dile getirdi. Enerji verimliliği ve uluslararası standartları gözeten veri merkezlerinin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata çıkarmayı planladıklarını aktardı. Bu büyüme sürecinde, veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık finansal kaynağı harekete geçireceklerini bildirdi.

<

Bakan Kacır, toplumun hafızasını, değer dünyasını ve dilin zenginliğini yansıtan BİLGE dil modelini araştırmacılar ve girişimcilerle buluşturarak, Türkçe yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlamayı amaçladıklarını belirtti. KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu teknolojilere erişimi kolaylaştırmak amacıyla yapay zekâ kuponları uygulayacaklarını ifade etti. Sağlık, enerji ve akıllı üretim gibi öncelikli alanlarda yenilikçi fikirlerin sahada test edilmiş ürünlere dönüşmesine destek olacaklarını söyledi.

<

Öncelikli sektörlerde oluşturulacak düzenleyici deney alanlarıyla girişimcilerin yenilikçi çözümlerini güvenli ve öngörülebilir koşullarda test edebileceklerini belirtti. Bu deney alanlarından elde edilecek tecrübenin, düzenlemeleri geliştirmek ve başarılı uygulamaların yaygınlaşmasını sağlamak için temel referans noktası olacağını ekledi. Kacır, kullanıcılarına ve paydaşlarına güven vermeyen hiçbir yapay zeka uygulamasının geniş kabul görmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Bu nedenle eylem planının bütün eksenlerini, güveni besleyen ortak bir zemin olarak ele aldıklarını ifade etti.

<

"Kamu olarak, sağlık, eğitim ve istihdam gibi vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen alanlarda, sistemlerin olası etkileri kullanıma sunulmadan önce titizlikle değerlendirilecek" dedi. İnsan denetimini ve teknik güvenlik testlerini bu süreçlerin ayrılmaz bir parçası haline getireceklerini ekledi. Oluşturulacak olan Ulusal Yapay Zeka Etik Kurulu’nun görevinin, mahremiyeti korumak, ayrımcılığı önlemek ve çocukların güvenliğini sağlamak gibi konularda geliştiricilere ve kurumlara rehberlik etmek olduğunu kaydetti. Ortak ilkelerin, uygulamada somut karşılıkları olan rehberlerle somutlaştırılacağını vurguladı. Hakların korunduğu, sorumlulukların açıkça tanımlandığı ve yeniliğin önünün açıldığı bir dijital geleceğin inşa sürecinde hukukçuların katkılarının son derece değerli olduğunu dile getirdi."

<

"Üzerinde durduğumuz temel konu, bu teknolojiyi insanı merkezine alan, güveni koruyan ve gerçek değer üreten bir anlayışla nasıl yöneteceğimizdir" diyerek konuşmasını sonlandıran Bakan Kacır, bu felsefenin stratejinin merkezinde yer aldığını gösterdi.

Bakan Kacır’ın konuşmasının ardından kürsüye çıkan Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu ise yapay zekanın stratejik önemine odaklandı. Hatipoğlu, dijital yapay zekanın sadece teknolojik bir yenilik olmanın ötesinde, kurumların karar alma süreçlerini, üretim kapasitelerini ve geleceğe hazırlanma biçimlerini yeniden düşünmesini gerektiren stratejik bir dönüşüm alanı olduğunu değerlendirdi. Kurumsal Yapay Zeka sempozyumunu bu stratejik anlayışla kurguladıklarını belirtti.

Hatipoğlu, bugünkü sempozyumun ana dinamiklerinin, yapay zekanın kurumlar içerisindeki varlığına bağlı olmaktan çok daha geniş bir kapsamda olduğunu ifade etti. Temel odak noktalarının, bu teknolojiyi insanı merkeze alan, güveni koruyan ve gerçek değerler üreten bir yaklaşımla yönetmek olduğunu vurguladı. Gün boyunca gerçekleştirilecek olan dört farklı panelde, yapay zekanın iç süreçlere entegrasyonundan güvenlik uygulamalarına, veri ve hukuki sorumluluklara, ekonomik değer yaratmaya kadar geniş bir yelpazedeki boyutları inceleyeceklerini belirtti.

Bu kapsamlı yaklaşımın, yapay zekayı tek bir teknoloji başlığı altında ele almak yerine, kurumların bütüncül dönüşümünü ilgilendiren geniş bir perspektiften değerlendirme imkanı sunduğunu ifade etti.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Bakan Kacır'dan Yapay Zeka Stratejisi: İki Yılda 5 Milyona Ulaşılacak, Ulusal Etik Kurulu Kurulacak