Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Preveze Deniz Zaferi'ni cesaret, denizcilik dehası, disiplin ve kararlılığın bir sonucu olarak tanımladı. Güler, bu büyük zaferin bıraktığı mirası, Kıbrıs'ın fethi, Akdeniz'deki çeşitli mücadeleler ve diğer denizlerde dalgalanan şanlı Türk bayrağının nesilden nesile aktarıldığını ifade etti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Preveze Deniz Zaferi’nin 488. yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve beraberindeki heyeti Bakanlığa kabul etti. Kabul sırasında yaptığı konuşmada, Türk denizcilik tarihinin en parlak dönemlerinden biri olan Preveze Deniz Zaferi’nin 488. yıl dönümü ile Deniz Kuvvetleri Günü'nün bir arada yaşanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Güler, bu özel günde, mavi vatanın güvenliği için görev yapan tüm kahraman bahriyelilerin özel günlerini yürekten kutladığını belirtti. Çaka Bey’in kurduğu sağlam temeller üzerine inşa edilen Türk denizcilik geleneğinin, yüzyıllar boyunca yetiştirilen deneyimli denizciler ve güçlü donanmalar aracılığıyla ilerlediğini kaydetti. Bu tarihi yürüyüşün en kritik dönüm noktası olarak 27 Eylül 1538 tarihli Preveze Deniz Zaferi’ni işaret etti. Barbaros Hayreddin Paşa ve onun leventleri tarafından Haçlı donanmasına karşı kazanılan bu zaferle, Türk deniz gücünün Akdeniz'deki üstünlüğü tüm dünyaya kanıtlanmıştı. Güler, Preveze’nin cesaretin, denizcilik dehasının, disiplinin ve kararlılığın zaferi olduğunu bir kez daha vurguladı ve bu mirasın Kıbrıs fethi, Akdeniz’deki çatışmalar ve diğer denizlerde dalgalanan şanlı sancaklarla nesiller boyu aktarıldığını belirtti. Bu köklü mirasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından denizciliğe verdiği önem sayesinde Cumhuriyet döneminde kararlılıkla sürdürüldüğünü ve bu durumun hem gurur kaynağı hem de geleceğe taşınması gereken önemli bir sorumluluk yüklediğini ifade etti.
"Yüksek operasyonel kapasitenin somut göstergelerinden birini Denizkurdu-I 2026 Tatbikatı sırasında sergiledik," şeklinde konuştu.
Deniz Kuvvetleri'nin mevcut seviyesine bakıldığında, güçlü bir donanmanın yanı sıra milli kararlılık, mühendislik yeterliliği ve uzun süreli fedakarlıkların birleşimiyle elde edilen büyük bir başarı tablosu mevcut olduğunu belirten Bakan Güler, mevcut durumu değerlendirdi. Güler, yerli ve milli savunma sanayinin sağladığı imkanlarla milli gemileri, denizaltıları, firkateynleri, insansız deniz araçları ve ileri teknoloji sistemlerini geliştirdiklerini ve donanmanın yeteneklerini sürekli artırdıklarını aktardı. Bu gelişmeler sayesinde Deniz Kuvvetlerinin, mavi vatanın ve küresel denizlerdeki operasyonlarda görev yapabilen, yüksek etkinlik, caydırıcılık ve harekat kabiliyeti taşıyan seçkin bir deniz gücü olarak ülkenin hak ve menfaatlerini koruma konusunda önemli görevler üstlendiğini kaydetti. Bu yüksek kapasitenin somut bir kanıtı olarak, bu hafta gerçekleştirilen Denizkurdu-I 2026 Tatbikatı'nda gösterildiğini belirtti. Sadece bu tatbikata katılan birimlerin sayısı ve niteliği, modern silah ve sistemlerin teknolojik seviyesini, personel kadrosunun yüksek harekat yeteneğini, Türk donanmasının ulaştığı gücü ve dünyanın önde gelen deniz kuvvetleri arasındaki konumunu açıkça ortaya koymaktadır. Güler, bu etkinlik kapsamında Denizkurdu-I 2026 Tatbikatı'nı başarılı bir şekilde yürüten başta Deniz Kuvvetleri personeli olmak üzere tüm katılımcıları, şahsında samimi bir şekilde tebrik etti.
"Donanmamızın etkinliğini sürekli olarak artırıyoruz," ifadesini kullandı.
Preveze'de ateşlenen meşalenin aradan geçen asırlara rağmen günümüzde de yol gösterici rolünü sürdürdüğünü belirten Güler, ecdadlarından devralınan bu seçkin mirası sadece korumakla yetinmediklerini dile getirdi. Donanmanın etkinliğini sürekli artırmak amacıyla çağın gerekliliklerini bilimsel bilgi ve üstün teknoloji ile birleştirdiklerini açıkladı. Temel hedef, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde, denizlerdeki hak ve menfaatleri her koşulda güvence altına alabilecek, caydırıcılığı yüksek, teknolojisini milli kaynaklarla geliştiren ve bölgesel ile küresel barışa katkıda bulunacak olan Deniz Kuvvetleri'nin gücünü pekiştirmek olarak belirlendi. Bu yaklaşım doğrultusunda Preveze'nin ruhunu mavi vatanın ufkuyla, milli savunma sanayinin yetenekleriyle Türkiye Yüzyılı hedeflerine entegre ederek faaliyetlerine kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti. Bu sürecin en önemli güvencelerinin, personelin gösterdiği fedakarlık, disiplin, cesaret ve görev bilinci olduğunu vurguladı. Güler, Deniz Kuvvetleri'nin gösterdiği bu yüksek seviyeye ulaşmasında emeği geçen ve katkı sağlayan Çaka Bey’den Barbaros Hayreddin Paşa’ya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten günümüzdeki tüm komutanlara ve kahraman personellere şükran ve minnetlerini iletti. Özellikle Deniz Kuvvetleri Komutanı olan Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve diğer tüm seçkin personelin üstün gayretleri, fedakarlıkları ve başarıları için teşekkürlerini sundu. Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü'nü tekrar kutladığını belirten Güler, denizlerin sakin, pruvanın net ve ufkunun açık olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.




Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol