İstanbul'un kültürel miraslarından biri olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde gerçekleştirilen büyük ölçekli restorasyon faaliyetleri, tarihi yapının genel görünümünde belirginleşmeye başladı. Ana kubbenin onarım sürecinde dış etkenlere karşı korunma sağlamak amacıyla kurulan geçici çelik iskeletin üzeri gri renkli bir koruyucu brandayla örtülüyor. Bu örtü sayesinde oluşan manzara, Ayasofya'nın uzaktan bile kolayca fark edilmesine neden oluyor.
Kubbenin ana yapısında yapılacak çalışmalar kapsamında, mevcut kurşun kaplamalar sökülüyor ya da yenileniyor; ayrıca kubbenin dayanıklılığını artırma çalışmaları planlanıyor. Dış yüzeydeki işlemler sürerken, iç bölgedeki tarihi mozaiklerin hava koşullarından etkilenmesini engellemek için geçici bir koruma sistemi devreye alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, geçici çelik çatının yüksek güvenlik standartlarına sahip, alev yaymayan gri renkte bir koruyucu branda ile kaplandığını açıkladı.
Ayasofya'nın siluetini etkileyen bu görüntü, restorasyon çalışmalarının dış cepheye yansımasını gözler önüne seriyor.
Havadan yapılan çekimlerde, kubbenin büyük bir kısmını çevreleyen gri örtü dikkat çekiyor. İstanbul Boğazı'nın karşı kıyısından veya şehrin yüksek noktalarından bakıldığında dahi seçilebilen bu kaplama, restorasyon çalışmalarının Ayasofya'nın dış görünümüne nasıl etki ettiğini gösteriyor.
Bakanlığın açıklamalarına göre, koruyucu brandanın gri tonlarının seçilmesinde, kubbenin mevcut kurşun görünümüyle uyum sağlaması da önemli bir faktör olarak değerlendirildi. Geçici koruma sisteminin temel amacı, kubbenin onarım aşamasında yapıyı yağış, rüzgar ve diğer mevsimsel koşulların olumsuz etkilerinden muaf tutmaktır. Uygulamanın, tarihi yapının özgün dokusuna zarar vermeyecek şekilde planlandığı ve restorasyon süreci boyunca Ayasofya'nın ibadet ve ziyaretlere açık tutulmaya devam edeceği belirtildi.
Restorasyon çalışması için 43,5 metrelik bir platform inşa edildi.
Ayasofya'daki çalışmalar sadece kubbenin dış yüzeyiyle sınırlı kalmıyor. Bakanlık, iç mekandaki mozaiklerin korunması hedefiyle, kubbedeki işlemler sırasında 43,5 metre yüksekliğinde bir çelik platform sistemi kurduğunu duyurdu. Bu platformun inşaatına başlamadan önce zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri gibi gerekli tüm analizler tamamlandı.
Bir minarenin restorasyon süreci başarıyla tamamlandı.
Restorasyon sürecinde Ayasofya'nın kuzeydoğu minaresindeki çalışmalar da sonuçlandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, 65 metre yüksekliğindeki minarenin üst kısımlarında Bilim Heyeti kararıyla kontrollü bir şekilde kısmi söküm ve yeniden inşa süreci uygulandı. Bu esnada minarenin alt bölümlerinde güçlendirme işlemleri gerçekleştirildi.
Yapılan çalışmalarda 411 adet taş ve 26 sıra basamak kontrollü bir şekilde sökülerek sınıflandırıldı. Yeniden kullanılabilecek özgün taşlar korunurken, onarım ve tümleme gerektiren taşlarda gerekli işlemler yapıldı. Külah bölümündeki ahşap elemanlar konservasyon sürecinden geçirildi; bakır alem parçaları onarılarak altın varakla kaplandı ve yeniden yerine monte edildi. Minarenin deprem güvenliğinin günümüz standartlarına uygun hale getirildiği de bildirildi.
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ndeki restorasyonun temel hedeflerinden biri, yaklaşık 15 asırlık tarihi yapının özgün malzemelerini muhafaza etmek, deprem direncini artırmak ve bu yapıyı gelecek nesillere aktarabilmektir. Bu çalışmalar, Bilim Heyeti ve ilgili koruma kurullarının aldığı kararlar doğrultusunda devam ediyor.
Bu kapsamlı onarım girişimi, tarihi yapının korunması ve modern deprem standartlarına uyum sağlama çabalarını somutlaştırıyor.




Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol