Bianlik
Son Gelişmeler
GRAM ALTIN6.386,80
DOLAR49,7612
EURO55,8913
STERLİN66,6621
BIST 10011.116,99
BITCOIN$79.578
GRAM GÜMÜŞ86,18
BRENT$116,93

Türkiye’de İnovasyon ve Fikri Mülkiyetin Önemi Artıyor

Esma Sarıoğlu•5 dk okuma•39
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Uluslararası Marka Birliği (INTA) Üst Yöneticisi Etienne Sanz de Acedo, Türkiye’nin daha yenilikçi bir ülke haline geldiğini belirterek, "Çok sağlam bir fikri mülkiyet ekosistemi oluşturmak büyük önem taşıyor." dedi.

Türkiye’de İnovasyon ve Fikri Mülkiyetin Önemi Artıyor

Sanz de Acedo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Uluslararası Marka Birliği'nin (INTA) dünya genelinde 180 ülkede faaliyet gösterdiğini ve yaklaşık 6 bin 500 kuruluş, şirket ve hukuk bürosunu bir araya getirdiğini belirtti.

Yaklaşık 35 bin profesyonele hizmet verdiklerini ifade eden Sanz de Acedo, "Misyonumuz, marka sahiplerini korumak için daha iyi yasaları teşvik etmek ve tüketicileri eşit biçimde korumak. Temelde, toplumun yararına olması gereken daha güçlü bir fikri mülkiyet ekosistemini teşvik ediyoruz." dedi.

Türkiye'nin teknoloji, savunma, fintek, inşaat, hazır giyim, moda ve tekstil dahil birçok alanda "olağanüstü şirketlere" sahip olduğunu vurgulayan Sanz de Acedo, ülkenin büyüyen ekonomisine ve şirketlerin üreticilikten küresel ölçekte varlık göstermeye yönelen dönüşümüne dikkat çekti. "Fikri mülkiyet şirketin değer zincirinin parçası olmalı" diyen Sanz de Acedo, teknoloji şirketlerinin ürün geliştirme, yatırım ve pazara erişim süreçlerine odaklanırken fikri mülkiyet stratejisini ilk aşamada oluşturmasının önemine değindi.

Patent, telif hakkı, ticari sır ve tasarım haklarının da aynı stratejik yaklaşım içinde ele alınması gerektiğini belirten Sanz de Acedo, "Fikri mülkiyet, şirketin değer zincirinin bir parçası olmalı. Bu da en başından itibaren düşünmeniz gerektiği anlamına geliyor. Bu yalnızca ticari markalarla ilgili değil. Patentlerle, telif haklarıyla, ticari sırlarla ilgili. En başından itibaren yurt içinde ve uluslararası alanda koruma sağlamak, daha sonra bu hakları uygulamak ve ticarileştirmek için bir strateji belirlemeniz gerekir. Bir pazara girmek istiyorsanız ve markanızın korumasını en baştan sağlamadıysanız, ürünlerinizi piyasaya sunduğunuzda o hakka halihazırda sahip bir rakiple karşılaşabilirsiniz. Bunun üstesinden gelmek oldukça zordur." ifadelerini kullandı.

Sanz de Acedo, bu nedenle doğru araştırmaların yapılması, gerekli korumaların sağlanması ve ardından pazara girilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

"Yönetim kurulunda fikri mülkiyet şampiyonu ya da fikri mülkiyet sahibi olarak nitelendirilebilecek, bu stratejiden sorumlu bir kişi bulunmalı. Fikri mülkiyet stratejisi düzenli olarak gözden geçirilmeli, denetlenmeli ve şirket içindeki her faaliyette olduğu gibi performans göstergelerine sahip olmalı." dedi. "Türkiye'nin güçlü bir fikri mülkiyet ekosistemi var." Türkiye'nin halihazırda güçlü bir fikri mülkiyet ekosistemine sahip olduğunu belirten Sanz de Acedo, fikri mülkiyetin patent, ticari sır, telif hakkı, marka ve tasarım gibi çok sayıda alanı kapsadığını anlattı.

"Fikri mülkiyet haklarının uygulanması halen bir şekilde sorun teşkil eden alanlardan biri. Sahtecilikten, korsanlıktan söz ediyoruz. Bunun doğrudan yabancı yatırımlar üzerinde çok büyük etkisi var. Yabancı yatırımcıların gelmesi için çok güvenilir ve sağlam bir sisteme sahip olmanız gerekiyor. Türk şirketlerinin de yatırımlarının karşılığını bulacağı güçlü bir ortamda olduklarını hissetmeleri gerekiyor." dedi.

Türkiye'nin farklı sektörlerde yenilikçi kapasitesini ortaya koyduğunu ifade eden Sanz de Acedo, "Türkiye giderek daha yenilikçi bir ülke haline geliyor. Bunu insansız hava araçları, teknoloji ve oyun sektöründe görüyoruz. Çok sağlam bir fikri mülkiyet ekosistemi sağlamak büyük önem taşıyor. Bu yalnızca Türkiye'de değil, dünya genelinde politika yapıcıların sorumluluğudur." dedi.

INTA ile Türk Patent ve Marka Kurumu arasında 2024'te imzalanan mutabakat zaptından memnuniyet duyduklarını vurgulayan Sanz de Acedo, iki kurumun yapay zeka ve fikri mülkiyet, fikri mülkiyet teknolojileri ve fikri mülkiyet finansmanı alanlarında yeni çalışmalar geliştirebileceğini dile getirdi.

Sanz de Acedo, "Türkiye artık Meksika, Endonezya veya Polonya ile rekabet etmiyor. Türkiye'deki birçok şirket Avrupalı, ABD'li ve Çinli şirketlerle rekabet ediyor. Bu şirketler fikri mülkiyetin değerini çok iyi anlıyor. Türkiye'deki şirketlerin yapması gereken küçük ama önemli değişim belki de budur." değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zekanın iş dünyasında yaygın biçimde benimsenmesi gerektiğini belirten Sanz de Acedo, çok sayıda kişinin yapay zekadan söz etmesine rağmen teknolojinin nasıl uygulanacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını söyledi. Sanz de Acedo, "Yapay zekada insan unsuru her zaman var olmalı. Buluş sahipliğinin, eser sahipliğinin, yaratıcılığın ve mülkiyetin tanınması açısından bu çok önemli." diye konuştu.

Türk Patent ve Marka Kurumu ile mahkemeler gibi karar verici yapıların yapay zekadan yararlanması halinde de insan denetiminin gerekli olacağını belirten Sanz de Acedo, "Bir başvurunun ya da mahkeme önündeki bir dosyanın makine tarafından incelenmesi söz konusu olursa, insan gözetiminin bulunması son derece önemlidir." dedi.

Yapay zekanın "deepfake" içeriklerdeki artış bakımından da risk oluşturduğuna dikkati çeken Sanz de Acedo, bu içeriklerin tüketicileri yanıltabileceğini, halk sağlığı ve güvenliği üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini söyledi.

Yapay zekanın etik boyutuna da değinen Sanz de Acedo, "Yapay zeka çok şey sunabilir ve hepimiz büyük avantajlarını görüyoruz. Ancak genç nesli, çalışma hayatına ve iş gücü piyasasına erişimi de unutmamalıyız. Yapay zekanın risklerinden biri, bir nesli piyasadaki fırsatların dışında bırakabilmesidir." ifadelerini kullandı.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Türkiye’de İnovasyon ve Fikri Mülkiyetin Önemi Artıyor
Türkiye’de İnovasyon ve Fikri Mülkiyetin Önemi Artıyor