AA muhabirinin sunduğu verilere göre, Premier Lig şu anda dünya çapındaki en büyük futbol ekonomisi konumunda yer alıyor.
Deloitte’un yayımladığı rapora göre, 2024/2025 sezonunda kulüpler yaklaşık 6,8 milyar sterlin gelir sağladı. Bu gelirlerin ana kaynaklarını yayın hakları, sponsorluk anlaşmaları, lisanslı ürün satışları, maç günü gelirleri, dijital medya aktiviteleri ve küresel marka değeri oluşturdu.
Giderek artan bu gelirler, Premier Lig'in transfer harcamalarının da son yıllarda önemli ölçüde yükselmesine yol açtı.
Yüksek gelirlerin yanı sıra Suudi Arabistan gibi yeni pazarların yükselmesi, büyük bonservisli transferler ve ABD, Suudi Arabistan ve Katar'dan gelen yeni yatırımcıların kulüpleri satın alması İngiltere’deki spor ekonomisinde büyük değişikliklere neden oldu.
Premier Lig, geçtiğimiz yaz döneminde 3 milyar sterlinin üzerindeki transfer harcamasıyla Serie A (İtalya) ve Bundesliga (Almanya) gibi ligleri geride bırakarak rekor kırdı.
Geçtiğimiz yaz La Liga (İspanya), Serie A, Bundesliga ve Ligue 1'deki (Fransa) toplam harcamaları tek başına aşan Premier Lig, bu yıl da transfer döneminde ödenen bonservis ücretleriyle dikkat çekti. Chelsea'nin İngiliz futbolcu Morgan Rogers’ı Aston Villa’dan 117 milyon sterline transfer etmesi tartışma yarattı ve Rogers böylece tarihin en pahalı İngiliz futbolcusu oldu.
Rogers’ın transferine kadar rekoru elinde tutan Elliot Anderson, bu yaz Nottingham Forest’tan Manchester City’e 116 milyon sterlin karşılığında transfer oldu.
Tottenham, Newcastle United’dan Sandro Tonali’yi 100 milyon sterlin ve Mateus Fernandes’i yaklaşık 85 milyon sterlin karşılığı kadrosuna kattı. Ligdeki 20 takımın transfer sezonunda şu ana kadar yaptığı harcamalar 1 milyar sterlini aştı. Gelirlerdeki hızlı artış, bu transferlerin arkasındaki temel etken olarak öne çıkıyor.
İngiliz kulüplerinin bu finansal hamlelerinin arkasında çok sayıda ekonomik ve stratejik faktör bulunuyor. Son 4 yıllık yayın anlaşmasının 6,7 milyar sterlin seviyesini aşması ve uluslararası yayın gelirlerindeki büyük artış, harcamaların önemli ölçüde artmasına neden oldu.
UEFA Şampiyonlar Ligi’nin yeni formatı ve FIFA Kulüpler Dünya Kupası’nın genişlemesi, kulüplere ek katılım ve ödül gelirleri sağladı.
Diğer yandan, İspanya, İtalya ve Almanya liglerindeki finansal durgunluk, Premier Lig kulüplerinin ana transfer pazarı haline gelmesine yol açarken Suudi Arabistan Ligi de fiyatlar üzerinde enflasyonist baskılar oluşturdu.
Lokman Hekim Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Settar Koçak, yayın gelirlerinin dengeli dağılımı sayesinde Manchester City, Liverpool veya Arsenal gibi büyük kulüplerin yanı sıra diğer takımların da Avrupa'daki önemli kulüplerle transfer yarışına katılabildiğini belirtti.
Koçak, Premier Lig'in sadece sportif değil, aynı zamanda küresel spor endüstrisinin güçlü bir ticari organizasyonu olarak görüldüğünü belirterek, İngiltere’deki kulüplerin yayın haklarından milyarlarca sterlin elde ettiğini, eklemeyi yaptı.
Koçak, yüksek harcamaların yalnızca İngiltere'yi değil, tüm Avrupa transfer piyasasını etkilediğine dikkat çekerek değerlendirmelerde bulundu.
"İngiliz kulüplerinin bonservis bedelleri, benzer oyuncuların piyasa değerlerini artırarak genel transfer ücretlerinde enflasyona yol açıyor. İngiltere, Avrupa'da oyuncu fiyatlarını belirleyen önemli bir piyasa aktörü konumunda. Transferler futbolun cazibesini artırıyor gibi görünse de mali riskleri de beraberinde getiriyor.” diye belirtti.
Kulüplerin gelir artışıyla birlikte zararlarının da büyüdüğünü dile getiren Koçak, 2024/25 sezonunda vergi öncesi zararların yaklaşık 948 milyon sterline yükseldiğini aktardı.
Koçak, sadece gelir artışının yeterli olmadığını, harcamaların da kontrol altına alınması gerektiğini ifade etti. Premier Lig'in ekonomik farkının büyümesiyle yetenekli oyuncuların İngiltere'ye yönelmesi diğer liglerin rekabet gücünü zayıflatabilir.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol