Bianlik
Son Gelişmeler

Pakistan Başbakanı Şerif: Mekke Savunma Anlaşması Kolektif Barış Taahhüdüdür

Muzaffer Mermer•3 dk okuma•1
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Birleşmiş Milletler'in 81. Genel Kurulu'na hitap etti. Şerif, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na odaklanarak, bu anlaşmanın niteliği hakkında net bir açıklama yaptı. Şerif, bu ittifakın herhangi bir tekil ülkeye karşı bir pozisyon olmadığını belirterek, savunmanın, istikrarın ve bölgesel barışın kolektif bir taahhüdü olduğunu vurguladı.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD'nin New York kentinde düzenlenen BM 81. Genel Kurulu toplantısına katıldı. Şerif, Washington ile Tahran arasındaki mevcut gerilimlerin uluslararası deniz taşımacılığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Özellikle Hürmüz Boğazı ve Babülmendep Boğazı'nın durumu ele alındı. Şerif, bu kritik geçiş yollarının küresel ekonominin temel damarları olduğunu ve açık tutulması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, bu bölgelerin çatışmaların odak noktası haline gelmemesi gerektiğini ekledi.

Şerif, Husilerin Mekke-i Mükerreme'ye yönelik gerçekleştirdiği saldırı girişimlerini kınadı. Bu eylemleri bir "kırmızı çizgi" olarak nitelendirdi. Konuşmasında Pakistan'ın Suudi Arabistan'ın yanında durduğunu belirten Şerif, Müslümanların böylesine şiddet içeren bir eylemi düşünemeyeceğini dile getirdi. Pakistan'ın, geçmişte olduğu gibi, kardeş Suudi Arabistan halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu yineledi.

Pakistan Başbakanı, Pakistan'ın ABD ve İran'ı kapsayan geniş çaplı çatışmaları sona erdirmek amacıyla yürüttüğü müzakerelere değindi. Şerif, bu çabaların sonuçlarını değerlendirirken, çatışmaların Körfez bölgesini ve daha geniş Orta Doğu coğrafyasını etkilediğini belirtti. Yaşanan kayıplara ve ekonomik zararlara işaret eden Şerif, özellikle Hürmüz Boğazı gibi hayati denizcilik güzergahlarının ciddi baskı altına girdiğini ifade etti.

"Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgesel barışa yönelik kolektif bir taahhüttür" ifadesini kullanan Şerif, Pakistan'ın barışa olan bağlılığını yineledi. Bu bağlamda, Türkiye ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na da değindi. Şerif, bu ittifakın herhangi bir ülkeye karşı değil, savunma, istikrar ve bölgesel barışa yönelik kolektif bir taahhüt olduğunu bir kez daha netleştirdi.

<

Şerif, İsrail'in bölgede sağlanan ateşkesin ardından Gazze Şeridi'nde saldırılarını sürdürmesini eleştirdi. İsrail'in Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'daki eylemlerini kınayan Şerif, Filistin halkının nesillerdir işgal, zorla yerinden edilme ve ölüm tehdidi altında yaşadığını vurguladı. Bu durumun, başta kadınlar, çocuklar ve yaşlılar olmak üzere Filistin halkı için yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirtti.

<

"Gazze’de doğan çocukların diğer çocuklarla aynı hayatı yaşama hakkı yok mu?" sorusunu yönelten Şerif, bu konuya dikkat çekti. Pakistan Başbakanı, Hind Rajab isimli 5 yaşındaki bir Filistinli çocuğun ölümünü hatırlattı. Bu çocuk, 2024 yılında İsrail bombardımanından kaçmak için amcası, teyzesi ve beş kuzeniyle birlikte evinden ayrılmış, günler sonra kurtarma ekipleri tarafından cansız bedenine ulaştırılmıştı. Şerif ayrıca, okulunun ilk gününde İsrail saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden 8 yaşındaki Wafaa Akeela'nın ölümüne de değindi.

<

Şerif, Gazze'de doğan çocukların dünyanın farklı bölgelerindeki çocuklarla aynı yaşam koşullarına sahip olma, aynı geleceği kurma ve benzer hayalleri gerçekleştirme hakkına sahip olup olmadığını sorguladı. Pakistan Başbakanı, Hind Rajab, Wafaa Akeela ve sayısız kişinin yaşamını yitirmesinin, uluslararası toplumun bu konudaki sessizliğini ve eylemsizliğini gösteren bir kanıt olarak tarihe geçeceğini ifade etti.

<

Şerif, Pakistan'ın başkenti Kudüs'te, 1967 öncesi sınırları temel alarak bağımsız, egemen, sürdürülebilir ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediğini belirtti. Başbakan, aynı zamanda İsrail'in Lübnan ve Suriye'ye yönelik gerçekleştirdiği saldırıları kınayarak, bu tür şiddetin derhal sona ermesi çağrısında bulundu.

<

Hindistan ile sağlanan ateşkesin ardından Donald Trump'a teşekkür eden Şerif, diplomatik ilişkilerdeki gelişmelere değindi. Şerif, geçtiğimiz yıl Hindistan ile yaşanan ve Yeni Delhi yönetiminin Pakistan'ı sorumlu tuttuğu, İslamabad'ın ise bu suçlamaları reddettiği Pahalgam'daki terör saldırısı sonrası yaşanan çatışmalara da dikkat çekti. Şerif, bu olay karşısında, Cesur Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in liderliğindeki silahlı kuvvetlerinin hassasiyet ve profesyonellikle yanıt verdiğini belirtti.

<

Şerif, Mayıs 2025'te iki ülke arasında ateşkes sağlanmasına aracılık eden ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkürlerini iletti. Şerif, Trump'ın "kararlı ve vizyoner liderliğini" övdüğünü dile getirdi. Bu arabuluculuk girişiminin yüz milyonlarca hayatı kurtardığını vurguladı.

<

"Su asla bir silah olarak kullanılmamalı" mesajını veren Şerif, Hindistan ile Pakistan arasındaki nehir ve su kaynaklarına dair krize de değindi. Şerif, Hindistan'ın Pakistan'ın su kaynaklarına erişimini engellemeye yönelik herhangi bir girişimin bir "savaş eylemi" olarak değerlendirileceğini yineledi. Şerif, suyun asla silah olarak kullanılmaması gerektiğini, nehirlerin ulusları beslemesi ve bölmemesi gerektiğini belirtti. Bu nedenle, Pakistan'ın suyunu kısıtlamaya, engellemeye veya başka bir yöne yönlendirmeye yönelik her türlü girişimin savaş eylemi sayılacağını ve Hindistan'ın bu konuda yanılgıya düşmemesi gerektiğini söyledi.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Pakistan Başbakanı Şerif: Mekke Savunma Anlaşması Kolektif Barış Taahhüdüdür