Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te, 'Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon' temalı panel düzenlendi. Bu etkinlikte, Türk devletleri arasındaki işbirliğini daha ileriye taşıma stratejileri ve konular detaylı bir şekilde tartışıldı.
Panelin organizasyonunu Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı üstlendi. Etkinlik, Bişkek'te gerçekleşti. Katılımcılar arasında önemli isimler yer aldı: Türkiye Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem, 28. Dönem MHP Samsun Milletvekili ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal, 28. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser, İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca, Kırgızistan'ın eski Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva ve Kırgızistan İlk Meclis Başkanı Medetkan Şerimkulov hazır bulundu. Ayrıca Kırgızistan'da görev yapan Türk diplomatlar, bilim insanları, öğrenciler ve çok sayıda diğer davetli de etkinliğe iştirak etti.
Tematik bir video gösterimiyle panel başladı. Bu gösterim, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Dr. Burhanettin Duran tarafından hazırlanmış ve izletildi. Duran, mesajında, ekim sonunda Ankara'da gerçekleşecek olan Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirvesi öncesinde İletişim Başkanlığı tarafından Türk dünyasının başkentlerinde panel serileri düzenlediklerini açıkladı.
"Dijital çağ bizlere önemli fırsatlar sunsa da, aynı zamanda hakikati hedef alan yeni tehditleri de beraberinde getiriyor," dedi Dr. Duran.
Duran, Türk dünyasının tanımının, ortak tarihlerle şekillenmiş köklü Türk medeniyetinden, müşterek dil ve kültür havzasından oluştuğunu vurguladı. Bu mirasın güçlü yapısının devletleri birbirine sıkı bağladığını ve günümüzdeki istikametlerini, ortak geleceğe dair ufukları genişlettiğini belirtti. Türk dünyasının geleceğinin, bu köklü mirasın ilhamıyla, çağın gerekliliklerinin yerine getirilmesiyle şekilleneceğini ifade etti.
Duran, uluslararası sistemin mevcut durumunu değerlendirirken, giderek derinleşen krizler, artan jeopolitik rekabet, kırılgan tedarik zincirleri, enerji ve gıda güvenliği sorunları, iklim değişikliği, düzensiz göç hareketleri, siber tehditler ve dezenformasyon gibi çok boyutlu zorluklarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Bu tür bir ortamda, Türk dünyasının ortak akıl ve güçlü bir koordinasyon içinde hareket etmesi, tarih yolunda üstlendiğimiz sorumluluğun ve mevcut zamanın gerekliliklerinin doğal bir sonucu olarak görüldü. Karşılaşılan şartların, aralarındaki dayanışmayı daha sağlam ve etkili bir seviyeye çıkarmayı zorunlu kıldığını belirten Duran, Türk Devletleri Teşkilatı'nın bölgesel barışa katkı sağlayan, bağlantısallığı artıran, ekonomik kalkınmayı destekleyen ve uluslararası işbirliğine açık bir vizyonun taşıyıcısı olduğunu söyledi.
Duran, Hazar geçişli Orta Koridor'dan enerji ve ulaştırma ağlarına, ticari entegrasyondan dijital ekonomiye, yapay zekadan afet ve acil durum yönetim sistemlerine kadar pek çok alanda geliştirilen ortaklıkların, Türk dünyasının sahip olduğu büyük potansiyelin somut göstergeleri olduğunu ifade etti.
Medya ve iletişim alanındaki işbirliğinin stratejik önemine dikkat çeken Duran, dijital çağın hem fırsatlar sunduğunu hem de hakikati hedef alan yeni tehditler getirdiğini yineledi. Dezenformasyon, nefret söylemi ve dijital manipülasyonun toplumların huzurunu, kurumlara duyulan güveni ve ülkeler arasındaki dayanışmayı doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Bu bağlamda Türk devletlerinin medya ve iletişim alanındaki işbirliğini artırması, bilgi ve tecrübe paylaşımını güçlendirmesi, ortak platformlar oluşturması ve özellikle kriz anları için iletişim kapasitelerini güçlendirmesi gerektiğini savundu.
"Türk Devletleri Teşkilatı, istikrar ve refaha katkıda bulunan köklü bir uluslararası yapıya dönüşmüştür," şeklinde değerlendirme yaptı Duran.
Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Türkiye Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem, Türk Devletleri Teşkilatı'nın Orta Asya'daki kardeş devletlerin bağımsızlıklarını kazanmalarıyla başlayan doğal bir işbirliğinin somut bir örneği olduğunu belirtti. Ökem, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye, kardeş cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını tanıyan ilk ülke konumundadır. 1990'lı yılların başından itibaren ikili ilişkilerin ilerlemesinin yanı sıra, Türk devletleri arasında çok taraflı işbirliğini kendi dış politikasının temel öncelikleri arasına yerleştirdi. 1992 yılında Ankara'da gerçekleştirilen, birinci Türk Dili Konuşan ülkeler devlet başkanları zirvesiyle başlayan bu süreç, 2009'da Nahçıvan anlaşması ile kurumsal bir çerçeveye oturdu. 2021'de İstanbul'da düzenlenen sekizinci zirvede alınan kararla ise Türk Devletleri Teşkilatı adını aldı. Bugün bu teşkilat, ortak tarih ve kültür bağlarını somut işbirliğine çeviren geniş bir coğrafyada istikrar ve refaha katkı sunan köklü bir uluslararası yapı haline gelmiştir."
"Bu bölge, yani Orta Asya coğrafyası, bir birini Rusya ve Çin ile tamamlamaktadır."
MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal, panelde bölgesel güvenlik meselelerine odaklanarak değerlendirmelerde bulundu. Topsakal, Türkiye'nin kendi bölgesinde Orta Doğu'da Müslüman kardeşleri olduğunu ve bu bağlamda Mekke İttifakı'nın doğal olarak ortaya çıktığını belirtti. Bu yapının, bölgesel güvenlik konseptini tamamlayan en önemli anlaşmalardan biri olduğunu ifade etti. Topsakal, bu konseptin tarihsel kökenlerinin kendisine ait olduğunu vurguladı. Kırgızistan'ın coğrafyasının, dağlarının ve ruhunun, ayrılmadan Türk tarihinin ilk aşamasını temsil ettiğini belirterek, Kırgızların Göktürk kitabelerinin birinci kavmidi, Türk kavmidi olduğunu söyledi. Kırgızların, kaynak olma özelliğini daima taşıdığını ve bu nedenle 'Kutadgu Bilig'in Kırgızistan'da bulunduğunu ifade etti. Bu durumun, Türk tarihinin ana kaynaklarının ve ana hattının Kırgızistan'da olduğunu gösterdiğini ve bu nedenle bu etkinliğe katılımın önemini vurguladı.
Bölgesel güvenliğin sadece Orta Asya coğrafyasıyla sınırlı olmadığını belirten Topsakal, Türk cumhuriyetlerinin bu bölgede yaşamasına rağmen onların iki büyük komşusu olduğunu ifade etti: Çin ve Rusya. Bu nedenle, bu bölgede Çin'siz veya Rusya'sız varlık göstermenin mümkün olmadığını söyledi. Bölgesel güvenlik stratejisinde Türk dünyasının hangi rolü üstlenmesi ve hangi yaklaşımı benimsemesi gerektiğini sorguladı. Topsakal, bu coğrafyanın Rusya ve Çin tarafından birbirini tamamladığını ifade etti. Çin'in üretim gücünün Rusya için güvenliğin önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, Türk dünyası coğrafyasının, hem Rusya hem de Çin ile dengeli bir komşuluk ilişkisine dayalı, birbirleriyle rekabet etmeyen ama rekabeti çatışmaya dönüştürmeyen, kardeşliği esas alan bir anlaşmayla ilerlemesi gerektiğini savundu.
"Türkistan'a duyduğum sevgi kanımdan kaynaklanan bir duygudur."
28. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser, panelin soru-cevap bölümünde, Türk dünyasında ortak bir yayın kuruluşunun kurulması ihtiyacıyla ilgili bir gazetecinin sorusuna yanıt verdi. Eser, bu tür bir yayın kuruluşunun gelecekteki işlerden ziyade, kesinleşmesi, gerçekleşmesi ve hayata geçirilmesi gereken kolay bir adım olduğunu düşündüğünü belirtti. Kolay olduğunu, zira Türkiye'deki gençlerin büyük bir inançla bu yönde bir bağlılığa sahip olduğunu ifade etti. Türkiye'de doğan her Türk gencinin kalbinde, Allah ve peygamber sevgisinin yanı sıra Türkistan sevgisinin de bulunduğunu dile getirdi. Türkistan kültürünü çok iyi öğrendiklerini, belki bu bölgeleri dolaşamadık veya ziyaret edemediler ancak kendisinin Türkistan'a ve Türk kültürlerine olan sevgisini, muhtemelen kanından gelen bir miras olarak gördüğünü aktardı. Türkiye'deki tüm gençlerin de aynı sevgiyle Kırgız kardeşlerine bu durumu ifade etmek istediğini ekledi.
"Türkiye'den çok şey öğrendik."
<Kırgızistan eski Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, panelde Türk devletleri arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesine yönelik sunulan fikir ve önerilerin hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Otunbayeva, Kırgızistan'ın bağımsızlık yolculuğunda önemli bir mesafe kat edildiğini ancak bu yolun kolay olmadığını ifade etti. Otunbayeva, bir devlet olarak genç bir devlet olduklarını vurguladı. Bağımsızlıklarını kazandıkları yıllarda güçlü ve istikrarlı bir devlet olan Türkiye'den çok şey öğrendiklerini dile getirdi. Türkiye'nin kendilerini kardeşler olarak kabul ettiğini ve tecrübesini paylaştığını aktardı.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol