Anatolia Hastanesi'nde kulak burun boğaz uzmanı olan Op. Dr. Mehmet Akdağ, AA muhabirine uyku apnesinin tanı ve tedavisinde robotik cerrahinin sunduğu avantajları anlattı.
Uyku sırasında horlama ve nefes durması şikayetleriyle gelen hastaları önce detaylı bir muayeneden geçirdiklerini ifade eden Akdağ, kulak burun boğaz muayenesinin ardından üst solunum yollarını endoskopik olarak incelediklerini belirtti. Daha önce uyku testi yapılmamış hastalara ise gece boyunca vücut fonksiyonlarının kaydedildiği "polisomnografi" uyguladıklarını söyledi. Test sonucuna göre, özellikle sırtüstü pozisyonda şikayetleri artan orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi olan hastalara tedavi seçeneklerini sunduklarını dile getirdi. Akdağ, ağır uyku apnesinde altın standart tedavinin maske tedavisi olduğunu, ancak bazı hastaların bunu düzenli kullanmada zorlandığını ekledi.
Maske tedavisini kullanamayan hastalar için cerrahi seçeneklerin değerlendirildiğini belirten Akdağ, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Eğer hastanın gece uykusunda dil kökü seviyesinde tıkanıklık varsa, bu durumu muayene ve uyku endoskopisi ile tespit edebiliyoruz. Ayrıca, uyku testinde sırtüstü yattığında apne-hipopne indeksinde artış ve kandaki oksijen seviyesinin düşmesi gibi verileri de değerlendiriyoruz. Bu bilgilere dayanarak tedavi seçeneklerimizi hastamızla paylaşıyoruz.” Akdağ, dil kökünün büyümesi nedeniyle gece boyu nefes durmalarının kandaki oksijen seviyesini düşürdüğünü, derin uykuya geçememeye ve sabah yorgun uyanmaya yol açtığını ifade etti.
Robotik cerrahinin sunduğu teknik avantajlara değinen Akdağ, ameliyat esnasında yüksek çözünürlüklü kamera ve çok fonksiyonlu aletler kullandıklarını belirtti.
Da Vinci robotunu kullanarak ağız içinden gerçekleştirdikleri operasyonlarda boyunda kesi yapmadıklarını vurgulayan Akdağ, “Yüksek çözünürlüklü bir kamera var. Ağız içine giren mikro cerrahi aletlerle boyunda hiçbir kesi olmadan ameliyatı hassasiyetle yapıyoruz.” dedi.
Robotik cerrahinin, cerrahın elinin ulaşmasının zor olduğu bölgelere yüksek manevra kabiliyeti ile erişim sağladığını belirten Akdağ, çevre dokulara zarar vermeden patolojik dokunun çıkarılabildiğine dikkat çekti. “İyileşme süresi çok daha kısa” diyen Akdağ, sistemin entegre zeka tabanlı algoritmalarla çalıştığını ve cerrahın elinin titremesini hastaya yansıtmadığını ifade etti.
Cihazın kendi kendine karar veren veya ameliyat yapan bağımsız yapay zekaya sahip olmadığını belirten Akdağ, tamamen cerrahın komutlarıyla eş zamanlı çalıştığını vurguladı.
Robotik cerrahinin hasta ve cerrah açısından önemli kolaylıklar sunduğunu belirten Akdağ, şu ifadeleri kullandı:
“Robotik cerrahinin en büyük avantajı, cerrahi alanda daha yüksek hassasiyetle ve geniş görüş açısıyla çalışabilmemiz, hastanın konforu açısından kesi olmadan ameliyat yapabilmemizdir. Daha az kanama ve ödemle ameliyat yapmamız, iyileşme süresinin çok daha kısa olması hem bizim hem de hastalar için büyük bir konfor sağlıyor. Operasyon süresini kısaltmakta ve cerrahi hakimiyetimizi artırmaktadır. Kulak burun boğazda cerrahinin bugünü şu anda robotik cerrahi.”








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol