KURTULUŞ SAVAŞI'NIN ARDINDAN DİPLOMASİ MÜCADELESİ BAŞLADI
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Türkiye için yeni bir süreç başladı. Askeri başarıyı kalıcı barışa dönüştürmek amacıyla Ankara Hükûmeti diplomasi masasına oturdu.
Bu süreçte 3 Ekim 1922'de başlayan Mudanya Konferansı, taraflar arasında ateşkesin sağlanmasına zemin hazırladı. Mudanya Mütarekesi ile yeni bir savaşın önüne geçilirken, kalıcı barışın görüşüleceği uluslararası konferansın yolu açıldı.
LOZAN'DA TÜRKİYE'Yİ İSMET PAŞA TEMSİL ETTİ
Barış görüşmeleri, 21 Kasım 1922'de İsviçre'nin Lozan kentinde başladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına konferansa dönemin Dışişleri Bakanı İsmet Paşa başkanlığındaki heyet katıldı. Masada Türkiye'nin yanı sıra İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Belçika, Portekiz ile Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı'nın temsilcileri yer aldı. Amerika Birleşik Devletleri ise konferansta gözlemci olarak bulundu.
Aylar süren zorlu görüşmelerde yeni Türk devletinin bağımsızlığı, sınırları ve egemenlik hakları ayrıntılı biçimde müzakere edildi.

8 AYLIK ZORLU MÜZAKERE 24 TEMMUZ'DA SONUÇLANDI
Yaklaşık sekiz ay süren yoğun diplomatik görüşmelerin ardından Lozan Barış Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde taraflarca imzalandı.
TBMM ise anlaşmayı 23 Ağustos 1923'te onayladı. Aynı gün İstanbul ve Boğazlar'da bulunan İtilaf Devletleri kuvvetlerinin çekilmesi talep edildi ve işgal sürecinin sona ermesi yönünde önemli bir adım atıldı.
LOZAN'IN TEMEL MESAJI: EGEMENLİĞE SAYGI
Lozan Barış Antlaşması'nın ön sözünde yer alan "Devletlerin istiklal ve hâkimiyetine saygı gösterilmesi" ilkesi, yeni Türk devletinin uluslararası toplum tarafından eşit haklara sahip bağımsız bir devlet olarak kabul edildiğinin en önemli göstergelerinden biri oldu.
Bu ilke, Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca cephede değil, diplomasi masasında da başarıyla sonuçlandığını ortaya koydu.
143 MADDELİK TARİHİ BELGE
Lozan Barış Antlaşması;
Bir ön söz,
Dört ana bölüm,
143 maddeden
oluştu.
Antlaşma, Türkiye'nin uluslararası hukuk bakımından bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanınmasını sağlayan temel belge niteliğini taşıdı.
LOZAN TÜRKİYE'YE NELER KAZANDIRDI?
Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye açısından tarihi öneme sahip birçok kazanım elde edildi.
Bunlar arasında;
Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda resmen tanınması,
Devletin sınırlarının büyük ölçüde belirlenmesi,
Kapitülasyonların tamamen kaldırılması,
Ekonomik ve hukuki bağımsızlığın güçlendirilmesi,
Yeni Türk devletinin egemenlik haklarının uluslararası güvence altına alınması
yer aldı.
Antlaşma, Kurtuluş Savaşı'nın askeri başarısını diplomatik başarıya dönüştüren belge olarak tarihe geçti.
CUMHURİYET'E GİDEN YOLU AÇTI
Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasının ardından Türkiye'de yeni devletin kuruluş süreci hız kazandı.
Antlaşmadan yalnızca üç ay sonra, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildi.
Bu yönüyle Lozan, yalnızca bir barış metni değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun uluslararası hukuk zeminini oluşturan temel belge olarak da değerlendiriliyor.
103 YILDIR "TAPU SENEDİ" OLARAK ANILIYOR
Aradan geçen 103 yıla rağmen Lozan Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli diplomatik kazanımlarından biri olarak görülmeye devam ediyor.
Devletin bağımsızlığını, egemenliğini ve uluslararası meşruiyetini güvence altına alan anlaşma, bu nedenle kamuoyunda uzun yıllardır "Türkiye'nin tapu senedi" olarak anılıyor.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol