AA muhabirinin TBMM tutanaklarından derlediği bilgiye göre, Meclis Genel Kurulu 18 Şubat 1952 Pazartesi günü saat 15.00'te Refik Koraltan başkanlığında, Kayseri Milletvekili İbrahim Kirazoğlu ve Çorum Milletvekili Sedad Baran'ın katipliğinde bir araya geldi.
Dönemin TBMM Başkanı Koraltan, oturumu açarak Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilen "Kuzey Atlantik Andlaşmasına Türkiye Cumhuriyetinin Katılmasına Dair Kanun Tasarısı"nı görüşmeye açtı ve ilk sözü dönemin Dışişleri Bakanı ve Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Fuat Köprülü'ye verdi.
Köprülü, "Çarşamba günü Atlantik Konseyi Lizbon'da toplanacaktır. Bu nedenle, işin aciliyetine binaen bu komisyon raporunun ve kanun tasarısının gündeme alınmasını ve diğer maddelere tercihen hızlıca müzakeresini rica ediyorum ve bu hususta bir öneri veriyorum." dedi.
Daha sonra Köprülü'nün, bu konunun Genel Kurulda diğer işler öncesinde ele alınmasına yönelik önergesi okunarak oylamaya sunuldu. Önergenin oy birliğiyle kabul edilmesi üzerine Genel Kurulda sürekli ve coşkulu alkışlar duyuldu.
Önerge üzerine söz alan Dışişleri Bakanı Köprülü, "Muhterem arkadaşlar, Birleşik Amerika Hükümeti, Atlantik Andlaşması üyesi tüm devletler adına Türkiye'yi Atlantik Andlaşmasına katılmaya resmen davet etmiştir. Bu davet doğrultusunda hazırladığımız kanun tasarısını bugün onayınıza sunmaktayız. Tasarı Dışişleri Komisyonu tarafından oy birliğiyle onaylanmıştır. Yüksek Meclis'çe de onaylanması halinde, gerekli belgeler derhal Birleşik Amerika Hükümetine iletilecek ve Türkiye, tam ve eşit haklarla Atlantik Andlaşması'nın üyesi olacaktır." şeklinde konuştu.
Dışişleri Bakanı Köprülü, "Atlantik Andlaşması camiasının savunması için Türkiye'nin bu camiaya bağlanmasının faydaları üzerinde konuşmaya gerek yoktur. Bu gerçeği çok iyi anladıkları için, bizi kendi aralarına davet etmişlerdir." değerlendirmesinde bulundu. Dönemin TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Demokrat Parti Samsun Milletvekili Firuz Kesim ise "Atlantik Paktına girmekle en doğru yolu seçtiğimizden eminiz. Tarih boyunca büyük davalara sarılan milletimiz, ideallere bağlılığıyla yeni müttefiklerine büyük faydalar sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.
CHP adına söz alan, tutanaklara Faik Ahmed Barutçu ismiyle geçen Trabzon Milletvekili Mehmet Faik Barutçu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Cumhuriyet Halk Partisi, bu sonucu memleketin siyasi emniyetini müşterek ahde bağlayan bir vesika olarak değerlendirir. Bugün katılmamızla kader birliği yaptığımız devletlere, biz bir askeri kudret ve emniyet ekliyoruz. Atlantik Paktına girişimiz, Türkiye'nin uzun seneler yaptığı fedakarlıkların ve cihan hadiselerinin Türkiye'nin önemini artıran bir neticesidir. Millet olarak bu sonucu uzun fedakarlıkların bir semeresi olarak karşılıyoruz. Atlantik Paktını milli bir eser olarak tasvip ediyoruz."
Demokrat Parti adına söz alan Erzurum Milletvekili Rıfkı Salim Burçak, Türkiye'nin Atlantik Paktı'na katılımıyla Batı Avrupa savunma sisteminin daha da güçlendiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Atlantik Paktı, sağ kanadını kara Avrupa'nın en kuvvetli ordularından birine sahip ve dünyanın en stratejik noktalarından biri olan Türkiye gibi bir devlete dayandırarak çok şeyler kazanacaktır. Bugün Türkiye, Atlantik savunma sistemine Batı devletleriyle eşit haklar ve görevlerle giriyorsa bunda Kore kararının ve orada kahraman ordumuzun şerefli hizmetlerinin payı büyüktür."
Genel Kurul'da milletvekillerinin değerlendirmelerinin ardından Kuzey Atlantik Andlaşmasına Türkiye Cumhuriyetinin Katılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 3 maddesi okutularak oylandı ve oy birliğiyle kabul edildi. Kanun tasarısının tümünün oylanması tutanaklara şöyle yansıdı:
"BAŞKAN - Kanunun tümünü açık oyunuza sunuyorum. Kabul edenler beyaz, etmeyenler kırmızı oy vereceklerdir. (Seçim çevresi itibarıyla isimler okunmak ve oy pusulaları hitabet kürsüsüne konulan sepete atılmak suretiyle oylar toplandı.)
BAŞKAN - Oylarını kullananlar lütfen yerlerini alsınlar. Oy vermeyen arkadaş kaldı mı? Kalmadığına göre oy toplama işlemi bitmiştir. Oyların sonucunu açıklıyorum. Kuzey Atlantik Andlaşmasına Türkiye Cumhuriyetinin Katılmasına Dair Kanun'a oy verenlerin sayısı 410'dur, 1 çekimser vardır. İşlem tamamdır. Tasarı 409 oyla yüksek tasvibinize mazhar olmuş ve kanunlaşmıştır. (Bravo sesleri, sürekli ve şiddetli alkışlar). Bu kanunun milletimiz ve insanlık için hayırlı olmasını temenni ederim. (Bravo sesleri, sürekli ve şiddetli alkışlar)."
Tasarının kabul edilmesinin ardından Genel Kurulda okutulan bir önergede, "NATO'ya katılım dolayısıyla Adnan Menderes hükümetine teşekkür edilmesi ve Kore'de şehit olanlar için 2 dakika saygı duruşu yapılması" teklif edildi. Bazı milletvekilleri arasında, önergede yer alan "Hükümete teşekkür edilmesi" konusunda bir tartışma yaşandı. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in, Kuzey Atlantik Andlaşmasına Türkiye Cumhuriyetinin Katılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın kabul edilmesinin ardından Genel Kurul'da yaptığı konuşma tutanaklarda şöyle yer aldı:
"- (Şiddetli ve sürekli alkışlar arasında kürsüye geldi) Muhterem arkadaşlarım, bu tarihi günün büyük önemini ona layık olan bir birlik ve uyum manzarasıyla ve kararlılıkla ortaya koydunuz. Bu güzel azim ve birlik manzarasını hiçbir sebeple gölgelemeyeceğim.
- Muhterem arkadaşlar, eser, hiç şüphe yok Türk milletinindir. (Şiddetli alkışlar). Yine hiç şüphe yok ki, Türk milletinin iradesini tıpkı Türk milletinin kendisi gibi, en geniş yetkiyle yürüten sizlersiniz, dolayısıyla eser sizlerindir. Hükümete teşekkür, bu itibarla, bahis konusu olmamalıdır. (Alkışlar)
- Muhterem arkadaşlar, bu pakta girişimiz, olayının, memleketimiz için olduğu kadar tüm dünya için de hayırlı ve uğurlu olmasını dilerken heyecanımın daha fazla söz söylemeye izin vermediğini görmüş olmanızı tahmin ederek, özür diliyorum ve huzurunuzdan ayrılıyorum. (Bravo sesleri, şiddetli ve sürekli alkışlar.)"
Başbakan Menderes'in konuşmasının ardından TBMM Başkanı Refik Koraltan, Kore'de şehit olanların hatıralarını anmak için Genel Kurul'u saygı duruşuna davet etti, bunun üzerine iki dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra Koraltan, birleşimi, 20 Şubat Çarşamba saat 15.00'te toplanmak üzere 17.58'de kapattı. Türkiye'nin NATO üyeliği NATO, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyet tehdidine karşı kolektif savunma oluşturma amacıyla 1949'da kuruldu.
Türkiye, NATO'ya resmen 18 Şubat 1952'de katıldı.
Bugün 32 üyesi bulunan İttifak içinde Türkiye, yüksek kapasiteye sahip hava, kara ve deniz unsurlarıyla NATO'nun önemli misyonları ve tatbikatlarında kritik roller üstleniyor.
Türkiye, 74 yıldır üyesi olduğu NATO'da hem sağladığı katkılar hem de savunma sanayisiyle öne çıkıyor.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol