Bianlik
Son Gelişmeler

Prof. Dr. Halil İnalcık Vefatının 10. Yılında Anılıyor

Esma Tunaboylu6 dk okuma21
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Osmanlı ve Balkan tarihine dair yaptığı önemli çalışmalarla uluslararası alanda tanınan Prof. Dr. Halil İnalcık, ölümünün 10. yılında anılmakta.

Prof. Dr. Halil İnalcık Vefatının 10. Yılında Anılıyor

Edinilen bilgilere göre, Kırım göçmeni Seyit Osman Nuri Bey ve Ayşe Bahriye Hanım'ın oğlu Halil İnalcık, 7 Eylül 1916 tarihinde İstanbul'da doğdu.

İlk ve orta öğrenimini Ankara ve Sivas'ta tamamlayan İnalcık, Balıkesir Necati Bey Muallim Mektebi'nde lise eğitimi aldı. 1935 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünden mezun olan İnalcık, öğrencilik yıllarında Prof. Dr. Fuat Köprülü'nün ilgisini çekti ve bu fakültede akademik kariyerine başladı.

1942'de 'Tanzimat ve Bulgar Meselesi' başlıklı doktora teziyle mezun olan İnalcık, 1943 yılında 'Viyana'dan Büyük Ricat'e Osmanlı İmparatorluğu ve Kırım Hanlığı' çalışmasıyla doçentlik unvanını kazandı.

1945 yılında Şevkiye Işıl ile evlenen İnalcık, bu evlilikten Günhan adında bir kız çocuğu sahibi oldu. 1947'de Türk Tarih Kurumu'na üye seçilen İnalcık, Osmanlı tarihi üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı. 1949'da Ankara Üniversitesi tarafından İngiltere'ye gönderilen İnalcık, burada Osmanlı arşivleri üzerine araştırmalar yaparak profesör unvanını aldı. Columbia, Princeton, Pennsylvania ve Harvard üniversitelerinde ders verdi.

1972'de Ankara Üniversitesi'nden emekli olduktan sonra ABD'deki Chicago Üniversitesi'ne davet edilen İnalcık, burada Osmanlı Tarihi Kürsüsü'nün kurulmasına öncülük etti ve Amerikan akademisinde Osmanlı tarihi çalışmalarının yaygınlaşmasını sağladı.

1986'da Chicago Üniversitesi'nden emekli olan İnalcık, 1993'te Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümünü kurdu. Bilkent Üniversitesi'ne araştırma notlarını bağışladı. Türk, İngiliz ve Alman akademilerine üye olan İnalcık, birçok üniversiteden fahri doktora unvanı aldı.

Akademik kariyeri süresince pek çok ödül kazanan İnalcık, 2002'de Kültür Bakanlığı tarafından Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü.

Osmanlı tarihine dair çok sayıda makale ve kitap yayımlayan İnalcık, 25 Temmuz 2016'da hayata veda etti. Fatih Sultan Mehmet'in türbesinin bulunduğu Fatih Camisi Haziresi'ne defnedildi.

Prof. Dr. Halil İnalcık, Osmanlı'nın siyasi, sosyal, ekonomik ve kurumsal yapısını arşiv belgeleri ışığında inceledi. Araştırmaları, Osmanlı tarihçiliğine yeni bir yaklaşım kazandırdı.

Osmanlı tarihçiliğinin önemli isimlerinden biri olan İnalcık'ın eserleri birçok dile çevrilmiş ve yeni nesil akademisyenlere rehber olmuştur. Prof. Dr. Erhan Afyoncu, İnalcık'ın Türkiye ve dünya tarihçiliğinin önemli isimlerinden biri olduğunu belirtti.

Afyoncu, İnalcık'ın çalışma azmi ve kaynaklara olan hakimiyetiyle farklı bir yere sahip olduğunu ifade ederek, onun en büyük tarihçilerden biri olduğunu vurguladı.

İnalcık'ın üretken hayatı boyunca pek çok bilim insanının erişemediği verimliliğe ulaştığını belirten Afyoncu, onun keskin zekası ve merakının önemine dikkat çekti.

İnalcık'ın Osmanlı tarihine dair bakış açısını değiştiren önemli bir bilim insanı olduğunu söyleyen Afyoncu, onun eserleriyle Osmanlı tarihini dünya tarihçiliğiyle buluşturduğunu ifade etti.

Afyoncu, İnalcık'ın tarihçilik anlayışının temelinde ana kaynakların bulunduğunu, bu çalışmaların tarih yazımında yeni bir dönemin kapısını araladığını belirtti.

1980'lerde Turgut Özal'ın desteğiyle Osmanlı Arşivi'nin güçlendirilmesine katkı sağlayan İnalcık, böylece arşivin dünya genelindeki araştırmacılara açılmasını sağladı.

Afyoncu, İnalcık'ın belgeleri tarihsel bağlamda analiz ederek yorumladığını ve bunun eserlerinin en ayırt edici özelliklerinden biri olduğunu söyledi.

Afyoncu, İnalcık'tan öğrenilmesi gereken en önemli özelliklerin merak ve çalışma disiplini olduğunu belirtti.

İnalcık'ın Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu incelerken saha çalışmaları yaptığını ve farklı disiplinlerden yararlandığını ifade eden Afyoncu, bunun önemine dikkat çekti.

Afyoncu, İnalcık'ın hayatını Osmanlı tarihini yeniden değerlendirmeye adadığını ve onun unutulmaz sözlerinden birinin Osmanlı tarihinin en yanlış yazılmış tarih olduğunu söylediğini aktardı.

Prof. Dr. Mehmet İpşirli, İnalcık'ı ilk kez 1960'larda İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü'nde tanıdığını belirtti.

İpşirli, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nin hazırlık sürecinde İnalcık'ın titiz çalışmalarını yakından takip ettiğini ve ondan büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.

İpşirli, İnalcık'ın yayımlanacak metinleri kelime kelime kontrol ederek detaylara büyük önem verdiğini anlattı.

İpşirli, İnalcık'ın ansiklopedi için birçok madde kaleme aldığını ve bu maddelerin hala temel başvuru kaynakları arasında yer aldığını belirtti.

İnalcık'ın tarihçilik serüveninin Türkiye'de şekillendiğine dikkat çeken İpşirli, onun başarısının güçlü eğitim ve disiplinli çalışma anlayışına dayandığını söyledi.

İpşirli, İnalcık'ın Batı tarihçiliğini de yakından takip ettiğini ve birçok dili etkin bir şekilde kullandığını dile getirdi.

İpşirli, İnalcık'ın Arapça ve Farsça metinleri okuyabilecek bilgiye sahip olduğunu ve eşi Şevkiye İnalcık’ın çalışmalarına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

İpşirli, İnalcık'ın Osmanlı arşivlerini çok iyi tanıdığını ve asıl farkı bu belgeleri yorumlama becerisinin oluşturduğunu belirtti.

İpşirli, İnalcık'ın yazılı kaynaklarla yetinmediğini ve Osmanlı'nın kuruluş dönemine dair saha çalışmaları yaptığını anlattı.

İnalcık'ın saha çalışmalarıyla tarih araştırmalarında disiplinler arası bir yöntem ortaya koyduğunu belirten İpşirli, bu yaklaşımın Osmanlı tarihçiliğine yeni bir bakış kazandırdığını söyledi.

İpşirli, İnalcık'ın 1950'lerde yayımladığı eserlerin uluslararası tarih çevrelerinde geniş yankı bulduğunu ifade etti.

İpşirli, İnalcık'ın uluslararası ansiklopedilerde yayımladığı eserlerle Osmanlı tarihçiliğini dünya tarih yazımının merkezine taşıdığını kaydetti.

İpşirli, İnalcık'ın milli ve kültürel değerlere bağlılığının yanı sıra Münih'te yaşadığı bir olayı hiç unutmadığını belirtti.

İpşirli, İnalcık'ın Münih Kongresi'nde karşılaştığı bu olayı, Avrupa'nın birçok şeyi göz ardı etmediğini ve bu olayın belleğinde yer ettiğini gördüğünü söyledi.

İpşirli, İnalcık'ın çalışmalarının hala temel kaynaklar arasında yer aldığını ve bu başarının sağlam metodolojiye dayandığını belirtti.

İpşirli, İnalcık'ın tarihçiliğinin gelecekte de etkisini sürdüreceğini ve onun eserlerinin gelecekte de başvuru kaynağı olmaya devam edeceğini ifade etti.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Prof. Dr. Halil İnalcık Vefatının 10. Yılında Anılıyor
Prof. Dr. Halil İnalcık Vefatının 10. Yılında Anılıyor