Marmara Denizi ile adalar çevresinde deniz kirliliği ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik faaliyetler yürüten Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Tavşan Adası Kesin Korunacak Hassas Alanı'nda mercan türlerini izlemekte, denizden hayalet ağları temizlemekte ve yüzeydeki tek kullanımlık atıkları takip ederek temizlemektedir.
Dernek, Antalya'da da hayalet ağ temizliği ve tür izleme çalışmaları gerçekleştiriyor. "Mavi Atlas Projesi" çerçevesinde türlerin izlenmesi ve deniz biyoçeşitliliğinin korunması amacıyla çalışmalar devam ediyor.
Dernek ekibi, Tavşan Adası'nda deniz yüzeyinde rutin devriye yürütürken, martıların denizdeki strafor parçalarını yiyecek zannederek gagalarıyla taşıdıkları gözlendi.
Bir martı, suyun üzerindeki straforu gagalarken, diğer bir martı da ağzında straforla Prens Adaları'na doğru uçtu. Martının bir süre taşıdığı parça yeniden denize düştü ve dernek ekibi tarafından sudan çıkarıldı.
Kayıt altına alınan görüntüler, plastik atıkların deniz kuşları için tehdit oluşturduğunu ortaya koydu. Deniz Yaşamını Koruma Derneğinden biyolog Ulaşcan Kayataş, dernek olarak 2015’ten bu yana Marmara Denizi ve Türkiye denizlerinde biyolojik çeşitlilik çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.
Kayataş, Tavşan Adası'nda derin deniz mercanları üzerinde popülasyon çalışmaları yaptıklarını ve deniz tabanındaki terk edilmiş ağların temizlenmesi için projeler yürüttüklerini aktardı. Tavşan Adası koruma alanında rutin çalışmalar yaptıklarını ve denizlerde biriken tek kullanımlık atıkları uzaklaştırmaya yönelik faaliyetler gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Bu kapsamda haftada en az 5 gün, hava koşulları izin verdiğinde sahada olduklarını belirten Kayataş, çalışmalar sırasında sık sık deniz yüzeyinde biriken tek kullanımlık plastiklerle karşılaştıklarını söyledi.
Kayataş, deniz yüzeyinde karşılaşılan atıkların genel olarak PET şişeler, kağıt havlular gibi günlük kullanımdaki plastikler olduğunu belirtti. Bu atıkların suya düştüğünde mikroplastik oluşumuna neden olduğunu ve bu durumun uzun vadede insan sağlığını etkileyebileceğini vurguladı.
Kayataş, strafor parçalarının özellikle deniz kuşları tarafından yiyecek olarak görüldüğünü ve bu nedenle sindirim sistemlerine karıştığını belirtti.
Kayataş, kuşların besin sandığı strafor parçalarını av gibi taşıdığını, suya düşen parçaların ekosistemden uzaklaştırıldığını kaydetti. Bu gözlemler, plastiklerin canlılar tarafından tüketilmesinin sahada gözlemlenen somut bir örneği olarak değerlendirildi.
Köpük yapıların sadece kuşlara değil, deniz canlılarına da zarar verdiğini belirten Kayataş, tek kullanımlık plastiklerin denize karışmasının ciddi tehlikeler oluşturduğunu dile getirdi.
Kayataş, denizdeki atıkların liman kıyılarında ve akıntı sistemleriyle koylarda biriktiğini belirterek, canlıların beslenme ve üreme alanları olan bu bölgelerde atıkların doğrudan zarar verdiğini ifade etti.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol