Bianlik
Son Gelişmeler

İstanbul'da Barajlardaki Su Seviyesi Azalıyor, Sonbaharda Su Kıtlığı Riski Artıyor

Göktürk Sezek4 dk okuma24
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

İstanbul'un su ihtiyacını karşılayan barajlarda doluluk oranı %56,63'e kadar düştü. Uzmanlar, yağışların yetersiz kalmasının su sıkıntısı riskini artırabileceğini belirtiyor.

İstanbul'da Barajlardaki Su Seviyesi Azalıyor, Sonbaharda Su Kıtlığı Riski Artıyor

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, şehirdeki barajlardaki su seviyeleri, yaz aylarında yağışların azalması ve su tüketiminin artmasıyla düşüş göstermeye devam ediyor.

Şehrin barajları, 11 Mayıs'ta yılın en yüksek doluluk oranı olan %72,05'e ulaşmışken, bugün itibarıyla bu oran %56,63'e gerilemiş durumda.

Barajlardaki doluluk oranları şöyle: Ömerli %80,03, Darlık %74,3, Elmalı %86,39, Terkos %47,08, Alibey %54,71, Büyükçekmece %40,49, Sazlıdere %33,33, Istrancalar %31,36, Kazandere %31,61 ve Pabuçdere %27,21.

Kentin su ihtiyacını karşılayan baraj ve göletlerin toplam kapasitesi 868 milyon 683 bin metreküp iken, mevcut su miktarı 491,46 milyon metreküp olarak kaydedildi.

Barajların dışında, Melen ve Yeşilçay nehirlerinden de bu yıl toplam 462,52 milyon metreküp su alındı.

İSKİ'nin sağladığı istatistiklere göre, 24 Nisan'daki baraj doluluk oranları sırasıyla 2016'da %64,43, 2017'de %72,97, 2018'de %73,62, 2019'da %70,39, 2020'de %59,25, 2021'de %69,17, 2022'de %68,63, 2023'te %39,07, 2024'te %60,63 ve 2025'te %56,24 olarak belirlendi. İstanbul Aydın Üniversitesi'nden Dr. Öğretim Üyesi ve Meteoroloji Mühendisi Güven Özdemir, bu yılki doluluk oranlarının ortalama seviyede olduğunu, ancak yaz aylarıyla birlikte düşüş yaşandığını ifade etti.

Özdemir, İstanbul'daki barajların günlük doluluk oranının %56 civarında olduğunu, ve "Barajlara hiç su gelmese bile, Melen ve Yeşilçay'dan su almazsak 154 günlük suyumuz var. Bu da yaklaşık beş aya eşit." dedi.

Özdemir, İstanbul'a saniyede yaklaşık 37 bin litre su girişinin olduğunu, günlük su tüketiminin ise 3,2 ila 3,8 milyon metreküp arasında değiştiğini belirtti. Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla su tüketiminin de yükseldiğini vurgulayan Özdemir, "Eğer İstanbul barajlarına dışardan su gelmezse depolardaki su yeterli olmaz. Günde 2,3 veya 3 milyon metreküp civarında Melen ve Yeşilçay'dan destek alınıyor, ancak barajlardan sadece 0,8 milyon metreküp su sağlanabiliyor." diye konuştu.

Yaz aylarında kuraklık, zayıf yağışlar ve güçlü rüzgarlar nedeniyle buharlaşmanın artış gösterdiğini belirten Özdemir, bu durumun barajlardaki su seviyesini düşürdüğünü açıklıyor.

Özdemir, yaz aylarında bir sorun öngörmediklerini ancak sonbahar aylarına dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.

"Yaz için şu an bir problem yok ama eylül, ekim, kasım aylarında barajlardaki su miktarı azaldıkça su sıkıntısı yaşama ihtimalimiz var. Çünkü 868 milyon metreküp suyun tamamını kullanamıyoruz, bir kısmı ölü alan. Tam kapasite dolu olsa bile mevcut kapasiteyle bir yıl boyunca yetmeyecek suyumuz var."

Özdemir, su tasarrufunun önemine dikkat çekerek, özellikle kullanılan suyun geri dönüştürülmesinin gerekliliğini vurguladı. Kamu kurumları, rezidanslar ve sanayi tesislerinde kullanılan suyun yeniden değerlendirilmesinin önem taşıdığını ve yağmur sularının toplanmasının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden (İTÜ) Prof. Dr. Hüseyin Toros da yaz aylarında yağışların azalmasına ve sıcaklıkların artmasına bağlı olarak su tüketimi ve buharlaşmanın arttığını kaydetti.

Toros, baraj doluluk oranlarının tek başına ele alınmaması gerektiğini, su kaynaklarının meteorolojik koşullar, nüfusun tüketim alışkanlıkları ve dış havzalardan sağlanan su desteği ile birlikte değerlendirilmesinin daha uygun olacağını belirtti.

Sonbahar yağışlarının su kaynaklarının geleceği açısından belirleyici bir rol oynayacağını ifade eden Toros, "Eylül ayından itibaren başlayacak yağışların miktarı ve devamlılığı, kış mevsimine hangi seviyede su rezerviyle girileceğini belirleyecek. Bu yüzden önümüzdeki aylarda yağış rejiminin yakından izlenmesi gerekiyor." dedi. Şehirlerde yalnızca yeni su kaynakları oluşturmanın yetmeyeceğini belirten Toros, suyun verimli kullanılmasının da en az arz kadar önemli olduğunu vurguladı.

"Su yönetiminde temel hedef, tüketimi azaltırken mevcut kaynakları daha verimli kullanmak olmalıdır. Evlerde, iş yerlerinde ve sanayide tasarruf sağlayan uygulamaların yaygınlaştırılması, arıtılmış atık suların uygun alanlarda yeniden kullanılması ve yağmur suyunun depolanmasına yönelik sistemlerin artırılması gelecekte karşı karşıya kalınabilecek su stresi riskini azaltacaktır."

Prof. Dr. Toros, bireysel su tasarrufunun İstanbul gibi milyonlarca insanın yaşadığı metropollerde önemli sonuçlar doğurabileceğini, özellikle yaz aylarında gereksiz su tüketiminden kaçınmanın ve suyun bilinçli kullanımının sürdürülebilir su yönetimine katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

İstanbul'da Barajlardaki Su Seviyesi Azalıyor, Sonbaharda Su Kıtlığı Riski Artıyor
İstanbul'da Barajlardaki Su Seviyesi Azalıyor, Sonbaharda Su Kıtlığı Riski Artıyor