Duran, 36. NATO Zirvesi çerçevesinde Ankara'da gazete ve televizyon kanallarının temsilcileriyle bir araya geldi.
İletişim Başkanı Duran, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi hakkında yaptığı değerlendirmede, 1949'dan bu yana ayakta kalan en uzun ömürlü ve kurumsal güvenlik ittifaklarından biri olan NATO'nun, tarihte belirli tehditlere karşı birçok ittifakın kurulduğunu, ancak tehdit değiştiğinde ya dağıldığını ya da etkisini kaybettiğini ifade etti.
NATO'nun farklılığının, tehdit değiştikçe kendini yenileyebilmesinde yattığını belirten Duran, Soğuk Savaş döneminde Sovyet tehdidine karşı caydırıcılık sağlayan NATO'nun, Soğuk Savaş sonrası Balkanlar, terörizm ve barışı koruma görevleriyle yeni roller üstlendiğini anlattı.
Duran, eskiden güvenliğin daha çok sınır, ordu, tank, uçak, gemi ve cephe hattı üzerinden düşünüldüğünü, ancak bugün güvenliğin siber alan, enerji hatları, kritik altyapılar, tedarik zincirleri, kamuoyu algısı, dezenformasyon ve toplumsal dayanıklılığı da kapsadığını belirtti. Günümüzde konvansiyonel savaş, siber tehdit, hibrit saldırılar ve nükleer riskler karşısında NATO'nun kendini dönüştürdüğünü vurguladı.
İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin NATO'daki rolü hakkında şunları kaydetti:
"Türkiye, NATO'ya katıldığı 1952 yılında daha çok İttifak'ın güneydoğu kanadında bir cephe ülkesi olarak konumlanırken, bugün bu rolün değiştiğini ve Türkiye'nin NATO'da çevreden merkeze geçtiğini görüyoruz. Türkiye artık sadece NATO sınırlarını koruyan bir ülke değil, NATO'yu ilgilendiren hemen her konuda merkezi konumda bulunan bir müttefiktir."
Türkiye'nin NATO'nun 360 derece güvenlik anlayışının merkezinde bulunduğunu belirten Duran, günümüzde NATO'nun yalnızca doğudan gelen tehditlere odaklanmasının bir eksiklik olacağını, çünkü tehditlerin artık tek yönden gelmediğini ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı, Gazze'deki olaylar ve ABD-İran gerilimi, NATO'nun birden fazla cephede karşı karşıya kaldığı en önemli krizler arasında yer alıyor.
Duran, Türkiye'nin krizlerde gerilimi azaltan bir aktör olduğunu, Türkiye'nin yaklaşımının gerilimi artırmamak, çatışmayı derinleştirmemek ve diplomasiye alan açmak şeklinde olduğunu aktardı. Türkiye'nin hem caydırıcılık sahibi hem de diplomasi kanallarını açık tutabilen bir ülke olarak öne çıktığını vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye'nin krizlerin çözümünde kararlılıkla inisiyatif alan, diplomasi masalarının kurulmasına öncülük eden, bölgesel ve küresel barış için çaba gösteren bir aktör haline geldiğini belirten Duran, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenli liman olarak öne çıkmakta ve 'Türkiye ekseni' inşa etmektedir." dedi.
Duran, NATO Kara Komutanlığının İzmir'de, NATO Süratli İntikal Edebilir Kolordusu Karargahının ise İstanbul'da bulunduğunu belirtti. "TCG Anadolu önderliğindeki Türk Deniz Görev Kuvveti, 2026'da Baltık'a uzanan NATO tatbikatı Steadfast Dart-26'ya iştirak etmiştir." ifadesini kullandı.
İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin NATO üyeliğinin 75. yıl dönümünü kutlamaya hazırlandığını ve bu kapsamda gerçekleşecek 36. NATO Zirvesi'nin, ittifakın ve küresel güvenlik mimarisinin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
NATO Ankara Zirvesi'nin, Türkiye'nin diplomatik ağırlığını görünür kılacağına değinen Duran, "2026 Ankara Zirvesi, Türkiye'nin NATO içindeki yükselen ağırlığını gösteren diplomatik bir sahne olacaktır." dedi.
"Zirve, Türkiye'nin askeri katkısını, savunma sanayisini, kriz yönetimi kapasitesini ve lider diplomasisini aynı anda görünür kılacaktır." ifadesini kullanan Duran, NATO'nun güvenlik haritasının yalnızca Batı Avrupa merkezli değil, Güney ve Doğu Avrupa, Karadeniz ve Orta Doğu bağlantılı düşünülmesi gerektiğini belirtti.
Türk savunma sanayisinin Türkiye'nin stratejik otonomisini artıran ve NATO'nun toplam kapasitesine katkı sunan bir unsur olduğunu ifade eden Duran, "Türkiye'nin bu alanlardaki kapasitesi, NATO için de önem taşımaktadır." dedi.
Duran, "Türkiye, bu nedenle bir NATO müttefikinin savunma kapasitesine getirilen her türlü kısıtlamayı, ittifakın toplam caydırıcılığına getirilen bir kısıtlama olarak görmektedir." açıklamasını yaptı.
"Savunma Sanayi Forumu ilk kez Zirve'nin resmi programının bir parçası haline gelecek." diyen Duran, bu etkinliğin Ankara Zirvesi'nde resmi programın bir parçası olarak yer alacağını belirtti.
İletişim Başkanı Duran, 2004'te İstanbul'daki NATO Zirvesi'nde hayata geçirilen İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında, Dışişleri Bakanları düzeyinde özel bir oturum düzenleneceğini bildirdi.
Duran, Türkiye'nin bu yıl uluslararası birçok etkinliğe ev sahipliği yapacağını belirterek, "28-29 Haziran'da İstanbul'da NATO Parlamenterler Zirvesi, sonbaharda Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Devlet Başkanları Toplantısı, Ekim ve Kasım aylarında Antalya'da 77. Uluslararası Uzay Kongresi ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'na (COP-31) ev sahipliği yapacak." bilgisini paylaştı.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol