1972 yılında tarımsal sulama amacıyla Devegeçidi Çayı üzerinde 220 milyon metreküp su toplama kapasitesiyle kurulan baraj gölü, alüvyon taşınımı nedeniyle zamanla 181 milyon metreküpe geriledi. Son yıllarda iklim değişikliği, azalan yağışlar ve buharlaşma nedeniyle kuruma tehlikesi yaşadı.
Göçmen kuşlar, çeşitli balık türleri, su kaplumbağaları ve büyükbaş hayvanlar gibi birçok canlıya yaşam kaynağı olan baraj gölüne, Diyarbakır Kuraklık Kriz Koordinasyon Merkezi'nin kararı doğrultusunda DSİ 10. Bölge Müdürlüğü tarafından 2022 Temmuz ayında 27 milyon metreküp su takviyesi yapıldı.
Bu yıl ise yoğun mevsimsel yağışlar nedeniyle su seviyesi maksimuma ulaştı. Olası taşkın riskine karşı 15 Mart itibarıyla dolusavak kapakları kademeli olarak açılarak su tahliyesine başlandı.
Haziran ayının başına kadar süren kademeli su tahliyeleri sonucu, maksimum hacmi 181 milyon metreküp olan baraj gölünden 156 milyon metreküp su tahliye edildi.
Hacminin yüzde 86'sı kadar su tahliye edilen baraj gölünde kalan 174 milyon metreküp su, tarım arazilerinin sulanmasında kullanılacak. Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Karakaş, AA muhabirine verdiği demeçte, Devegeçidi Baraj Gölü'nün bölgedeki en önemli yapay sulak alanlardan biri olduğunu belirtti.
Karakaş, baraj gölünün yaban hayatı için kritik öneme sahip olduğunu ifade ederek, "Güneydoğu Anadolu Bölgesi gibi suya erişimin zor olduğu yerlerde bu tür yapay sulak alanlar, doğal göller gibi yaban hayatı için destekleyicidir. Bu durum bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır." dedi.
Son yıllarda yaşanan yağış azlığı, yüksek sıcaklık ve buharlaşma nedeniyle su kaybının birçok sulak alanda sorun yarattığını belirten Karakaş, 2022 yılında Devegeçidi Baraj Gölü'ne başka bir baraj gölünden su takviyesi yapıldığını hatırlattı.
Bu yıl yaşanan yağışların durumu tersine çevirdiğini vurgulayan Karakaş, "Bu yılki yağışlar bu sorunu ortadan kaldırdı. Baraj gölünde doluluk yüzde 96 seviyesine ulaştı. Yakın zamanda neredeyse bir baraj hacmi kadar su tahliye edildi. Bu, yağış miktarının fazlalığını gösteren önemli bir parametredir. Su miktarının fazla olması tarımsal sulama ve yaban hayatı için önemlidir çünkü su yaşamın temel kriteridir." dedi.
Değişen yağış rejimlerinin küresel ısınmanın bir yansıması olduğunu belirten Karakaş, "Küresel ısınma nedendir, küresel iklim değişikliği ise sonuçtur. Bu sonucun en belirgin yansıması zamansız mevsimsel olaylardır. Örneğin, az yağış alan bir yerin aniden çok yağış alması veya ağustos ayında dolu yağması gibi. Küresel ısınmanın daha önce bilinmeyen sonuçlarıyla da karşılaşabiliriz." ifadelerini kullandı.
Bölgede kuş gözlemi ve fotoğrafçılığı yapan Rahmi Aktaş, Devegeçidi Baraj Gölü'nde geçen yıl suyun çok azaldığını ve neredeyse "su yok" denilecek duruma geldiğini hatırlattı.
Aktaş, "Baraj gölünün ortasında büyük bir adacık oluşmuştu. Şimdi baktığımızda bayağı dolmuş. Geçen sene gezdiğimiz yerlerde şu anda su var. En az 10-15 metre su yükselmiş durumda. Bölgede diğer alanlarda su göletleri yokken şimdi her yerde su göletleri oluşmuş. Bu da bizim için çok faydalı." dedi.
Baraj gölü yakınlarındaki kırsal Avcısuyu Mahallesi'nde yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan Ahmet Aslan, bu yıl yağışların etkisiyle su kaynaklarında önemli ölçüde artış yaşandığını söyledi.
Aslan, "Tahliye edilen su ile bir baraj gölü daha olurdu. Allah bize bereketli bir yıl nasip etti. Bu yıl baraj gölümüz doluluk açısından oldukça iyi seviyeye ulaştı. Yağmur sayesinde buğdaylarımız da çok verimli oldu. Yağış hayvancılığı da olumlu etkiledi. Barajdan su tahliyesi yapıldı. Bu yıl, çok şükür, suyumuz bol." diye konuştu.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol