AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı, parti genel merkezinde "Siyasi ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu" düzenledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sempozyuma yazılı bir mesaj gönderdi.
Erdoğan, mesajında 15 Temmuz hain darbe girişiminin farklı yönlerinin ele alınacağı bu önemli sempozyumu düzenleyen Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığını tebrik ederek, "Sempozyumda ortaya konacak fikir ve beyanların, burada yapılacak değerlendirmelerin birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini, 15 Temmuz kalkışmasının, tüm unsurlarıyla, nasıl sinsi bir yapılanmanın ürünü olduğunu açık ve net ortaya koymasını temenni ediyorum." ifadelerine yer verdi.
15 Temmuz gecesi devletin bağımsızlığı ve milletin geleceği uğruna canlarını feda eden 253 şehidi rahmetle anan Erdoğan, kahraman gazilere şükranlarını sundu ve her birine hayırlı ve sağlıklı ömürler diledi. "Türkiye hem sinsi bir terör örgütünden kurtulmuş hem de demokrasisini güvence altına alacak adımlar atmıştır." ifadelerini kullandı.
"'Hizmet' diyerek, 'himmet' diyerek, 'eğitim' diyerek milletimizin duygularını 40 yıl boyunca istismar eden ihanet şebekesinin asıl niyeti, 15 Temmuz gecesi ortaya çıkmıştır. Ancak darbe girişiminin milletimizin direnişiyle püskürtülmesi, Türkiye'nin önünde yeni bir sayfa açmıştır. Türkiye, devlete sızan sinsi bir terör örgütünden kurtulmuş ve demokrasisini güvence altına almıştır. Bunların en başında yeni yönetim sistemimiz vardır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile milletimizin yönetim modeli arayışı cevabını bulmuştur."
Çift başlılığı ortadan kaldıran ve karar alma süreçlerini hızlandıran yeni sistem sayesinde Türkiye'nin şoklara karşı direncinin arttığını belirten Erdoğan, siyasi istikrarın kurumsallaştığını ve kriz yönetim kapasitesinin güçlendiğini söyledi. Yeni sistemin avantajları, Rusya-Ukrayna savaşı, koronavirüs salgını ve diğer krizlerde görülmüştür. FETÖ ile mücadelede geri adım atılmayacağını ve yeni 15 Temmuzların yaşanmaması için çalışacaklarını vurguladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, sempozyumda yaptığı konuşmada, "15 Temmuz, demokrasi ile vesayet, hukuk ile silah, milli irade ile cunta zihniyeti arasındaki mücadelenin en açık tezahürlerinden biridir." ifadesini kullandı. 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye'nin siyasi tarihinde karşılaştığı en ağır darbe girişimi olduğunu belirtti.
Yazıcı, 15 Temmuz gecesinin bir vahşet gecesi olduğunu belirterek, "Ama aynı zamanda milletin iradesine vurulmak istenen zincirlerin parçalandığı, demokrasiye yöneltilen tehditlerin bozguna uğratıldığı bir direnişin adıdır." değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan'ın "Milletimizi meydanlara davet ediyorum" çağrısıyla milyonlarca vatandaşın sokağa çıktığını ifade etti.
Anayasa'da yer alan "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir" hükmüne işaret eden Yazıcı, "Devletin meşruiyet kaynağı, millet iradesidir." dedi. AK Parti iktidarlarının milli iradeyi devre dışı bırakan olaylar karşısında büyük bir şuurla hareket ettiğini belirtti.
Yazıcı, AK Parti teşkilatlarının, milletle devlet arasında kurulan güçlü bağın temsilcisi olduğunu ve darbe girişiminin bastırılmasında önemli rol oynadığını vurguladı.
AK Parti'nin gücünü milletten alan bir siyasi hareket olduğunu ifade eden Yazıcı, "Partimiz, milletimizle birlikte kurulmuştur. AK Parti'nin pusulası daima milletten yana olmuştur." dedi. Türk milletinin demokrasiyi gerektiğinde canı pahasına savunduğunu belirtti.
"Bizlere düşen en büyük sorumluluk 15 Temmuz’u sadece anmak değil, o ruhu diri tutmak, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, milli iradeye sahip çıkmaktır." ifadelerini kullanan Yazıcı, bu ruhun sarsılmaz bir iradenin adı olduğunu söyledi.
Yazıcı, "Bugün yalnızca on yıl önce yaşadığımız büyük bir ihanetin yıl dönümünü anmak için burada değiliz. O gecenin bize yüklediği tarihi sorumluluğu da unutmamalıyız." dedi. Darbelerin püskürtülmesinin yanı sıra darbeci zihniyetin ortaya koyduğu mekanizmaların da son bulması gerektiğini vurguladı.
Yeni ve sivil anayasa konusunun, 15 Temmuz gecesi canını ortaya koyan millete karşı bir vefa borcu olduğunu düşündüklerini belirtti. Türkiye'nin darbe dönemlerinden kalan anayasa ile yönetiliyor olmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
1982 Anayasası'nın temelinde vesayet odaklarına kapı aralayan bir anlayışın egemen olduğunu kaydeden Yazıcı, "15 Temmuz gecesi milletimiz çok açık bir mesaj vermiştir: Bu devletin gerçek sahibi millettir." dedi. Yeni anayasanın Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken en büyük dayanak olacağını ifade etti.
Yazıcı, Türkiye'nin artık milletin iradesiyle yön veren bir ülke olduğunu vurguladı ve "Cumhuriyet'imizin ikinci yüzyılında hedefimiz; vesayet izlerini silen, hak ve özgürlükleri güvence altına alan, sivil ve kuşatıcı bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı'nı daha güçlü şekilde inşa etmektir." diye konuştu.
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı olarak darbe girişimini siyasi ve hukuki yönleriyle ele almayı amaçladıklarını belirten Yazıcı, "Cumhurbaşkanı'mızın tarihi çağrısı ve milletimizin cesaretiyle 15 Temmuz darbe teşebbüsü karşısında sergilenen duruşun siyasal hafızaya aktarılmasına büyük önem veriyoruz." dedi.
Yazıcı, sempozyumda yapılacak değerlendirmenin Türkiye'nin demokratik birikimine katkı sunacağına inandığını ifade etti.
Sempozyum, 15 Temmuz gecesi TBMM Başkanı olarak görev yapan İsmail Kahraman, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, İçişleri Bakanı Efkan Ala ve AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş'ın konuşmalarıyla devam edecek.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol