Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, "Londra İklim Eylem Haftası" kapsamında İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen "İklim İnovasyon Forumu"nun açılışında konuştu.
Kurum, Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapacağı bu süreçte, foruma katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.
İnsanlığın birçok alanda büyük zorluklarla karşılaştığı bir dönemde bir araya geldiklerini belirten Kurum, son dönemde yaşanan çatışmaların küresel ekonomiye olan etkisinin sürdüğünü ve borç yükünün arttığını söyledi.
Bakan Kurum, ülkelerin El Nino hava olayının yarattığı sıcaklık artışlarıyla karşı karşıya olduğunu, araştırmaların El Nino'nun yaklaşık 5 trilyon dolarlık maliyete neden olabileceğini gösterdiğini aktardı. Bu yılın en maliyetli El Nino yılı olabileceğine işaret eden Kurum, bu hesaplamaya can kayıplarının dahil edilmediğini belirtti.
Birlikte hareket etme iradesinin ciddi bir sınavdan geçtiğine dikkat çeken Kurum, "Kasım ayında Antalya'da bu durumu değiştirebileceğimize inanıyoruz. Kararlılığımızı güçlü bir şekilde ortaya koymak istiyoruz. Dünya genelinde insanların hayatına dokunacak sonuçlar elde etmek ve iklim eylemine katılımın değerini herkes için görünür kılmak istiyoruz." dedi.
Bakan Kurum, Londra'da yapacağı temasların, çözüm üretme ve ivme kazanma çabaları açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Kurum, COP31 Başkanlığı olarak bu sürece yön verme sorumluluğunu kararlılıkla üstlendiklerini belirterek, "Şimdiye kadar tüm tarafları dinledik. Nerelerde ilerleme sağlanabileceğini ve hangi alanların zorunlu olduğunu değerlendirdik. Bugün somut sonuçlara odaklanan bir gündemimiz var." ifadelerini kullandı.
İki hafta önce Almanya'da birçok girişimi ülkelerin katılımıyla başlattıklarını söyleyen Kurum, Londra'da iş dünyası, kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve hayır kuruluşlarının sürece daha güçlü katılımını hedeflediklerini aktardı.
Kurum, "Londra İklim Eylem Haftası" sonunda amaçlar ve hedefler etrafında daha geniş bir destek oluşturmayı amaçladıklarını belirterek, "Herkesin Antalya'daki COP31'e hazırlıklı gelmesi ve bu zirvenin başarıya ulaşması için hazır olması gerekiyor." diye konuştu.
Bakan Kurum, bugüne kadar yapılan görüşmelerde "elektrifikasyon" temasının öne çıktığını belirterek, bu konunun hükümetlerin ve şirketlerin gündeminde olduğunu söyledi.
Elektrifikasyonun hızla artmasının, ülkeleri ve şirketleri dalgalı enerji fiyatlarından korumanın "acil ihtiyaç" olduğunu vurgulayan Kurum, "Bu konu, insanların hangi aracı alacağı, evlerini nasıl ısıtacağı ve enerji faturalarını nasıl düşüreceği gibi günlük kararlarla doğrudan bağlantılı." dedi.
Kurum, COP31'in bu konuları ele alarak küresel dönüşümü hızlandırmak için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtti.
COP31 Başkanlığı olarak elektrifikasyon konusunda küresel bir tartışma başlatmak istediklerini, bu tartışmayı 2035'e kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrikten sağlanması hedefi etrafında şekillendirmeyi amaçladıklarını aktaran Kurum, "2035'e kadar yüzde 35" hedefinin, ulaşımda, binalarda ve sanayide elektrifikasyonun hızlandırılmasıyla gerçekleşeceğini söyledi.
Kurum, "We Mean Business Koalisyonu" anketinin iş dünyasının bu dönüşüme hazır olduğunu gösterdiğini belirtti.
"Ankete katılan şirketlerin yüzde 90'ı, 2035'e kadar faaliyetlerinde elektrifikasyona geçmeyi beklediğini ifade ediyor. Antalya'da, '2035'e kadar yüzde 35' hedefi, önemli gündemlerimizden biri olacak. COP31'in başarısı için ihtiyaç duyduğumuz ivme bu. Ancak görüşmelerimiz bize başarı için iki temel hususun önemini gösterdi. Birincisi, Dubai'de düzenlenen COP28'de kabul edilen ilk Küresel Durum Değerlendirmesi'nin de ortaya koyduğu gibi, artan elektrik talebini temiz enerji arzındaki artışla karşılamalıyız. İkincisi, ilerlemeyi hızlandıracak koşulları güçlendirmemiz gerekiyor. Bu çerçevede gelişmekte olan dünyaya sağlanacak destek özel önem taşıyor."
Bakan Kurum, 2024'te ülkelerin Bakü Finans Hedefi kapsamında 2035'e kadar her yıl en az 300 milyar dolar finansmanı harekete geçirme konusunda anlaştığını hatırlatarak, ancak geçen yıl yurt dışı kalkınma yardımlarında büyük bir düşüş yaşandığını dile getirdi.
Bu dönüşümün başarısının, gelişmekte olan ülkelerin gerekli finansmana erişimine bağlı olduğunu vurgulayan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak bu konunun gündemde kalması için çalışacaklarını belirtti.
Kurum, bu bağlamda tüm bağışçı ülkelere geçmiş taahhütlerini yerine getirme çağrısında bulundu.
Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde Sıfır Atık Hareketi ve metan azaltım girişiminin "küresel öncelik" olarak başlatıldığını hatırlatarak, düzenli depolama alanlarından kaynaklanan metan gazının azaltılmasının küresel ısınmayı yavaşlatmak için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Atık sektörünün, insan kaynaklı metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 20'sinden sorumlu olduğunu belirten Kurum, "Etkisi kanıtlanmış ve ölçeklendirilebilir çözümler mevcut. 2035'e kadar atık üretimindeki artışı yarıya indirmeyi amaçlayan küresel hedef ortaya koyduk." dedi.
Kurum, dirençli şehirlerin de öncelikleri arasında yer aldığını belirtti.
"Türkiye, bu alanda kapsamlı deneyime sahip. Bu deneyim, 2023'teki asrın felaketinin ardından yürüttüğümüz yeniden imar çalışmalarından gelmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde iki yıl içinde 455 bin konutu yeniden inşa ettik. Bu konutların en yüksek enerji verimliliği standartlarını karşılamasını sağladık. Böylece enerji tüketimini yüzde 39 oranında azalttık. Bu, aileleri yükselen enerji fiyatlarına karşı korumak açısından önemlidir."
Bakan Kurum, enerji verimliliğinin, enerji dönüşümünün temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, "COP31'de, bina sektöründe enerji tüketim yoğunluğunun 2035'e kadar en az yüzde 25 azaltılmasına yönelik hedefi ele almak istiyoruz." dedi.
Yeşil sanayileşmenin de ilerlemek istedikleri alanlardan biri olduğunu belirten Kurum, elektrifikasyonun bu sürecin önemli bir parçası olacağını belirtti.
Kurum, üretim ve imalat sektöründe geri dönüştürülmüş malzeme kullanım oranının 2035 yılına kadar en az yüzde 15'e çıkarılması için nasıl bir yol izleneceğini tartışmak istediklerini söyledi.
"Ayrıca, İklim Uygulama Köprüsü adıyla yeni girişim başlatacağımızı duyurduk. Bu girişim, özellikle gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkelerde iklim hedefleri ile ekonomik kalkınma politikaları arasındaki uyumu güçlendirecektir. Son olarak, iklim eylemine yönelik toplumsal desteğin sürdürülmesi için farkındalık ve yaygın iklim okuryazarlığı önemlidir. Bu, insanların kendileri ve iklime dirençli bir gelecek için en doğru tercihleri yapabilmeleri açısından kritiktir. Bu nedenle 2030'a kadar dünyanın daha fazla ülkesinde iklim değişikliğinin eğitim müfredatlarına dahil edilmesini hedefliyoruz."
Bakan Kurum, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile COP31 İş Dünyası Forumu'nu başlattıklarını belirterek, bu forumun COP31 kapsamında 12-13 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek "İş Dünyası Zirvesi" için iş dünyasının katılımını sağlamak üzere yıl boyunca sürecek bir platform işlevi göreceğini söyledi.
Bu hafta, ilerleme sağlamak için önemli fırsata sahip olduklarını belirten Kurum, sözlerini şöyle tamamladı:
"COP31 Başkanlığı olarak temel önceliklerimizi belirledik: elektrifikasyon, atık yönetimi, dirençli şehirler, eğitim ve finansman. Şimdi sizlere de çağrıda bulunmak istiyoruz. Gelin, dünyanın geleceğini şekillendirecek bu öncelikler üzerinde birlikte çalışalım. Hepimiz, hangi alanlarda katkı sunabileceğimizi belirleyelim ve COP'a geldiğimizde bu sürece nasıl destek verdiğimizi, işbirliğimizi ve vizyonumuzu dünyaya anlatalım çünkü ivme istiyorsak aksiyona, küresel eyleme ihtiyacımız var. Geleceğin COP'unu ve uygulama odaklı COP'u hayata geçirmenin yolu budur."








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol