Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, NTV'de katıldığı canlı yayında gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.
Suça sürüklenen çocuklarla ilgili düzenlemeleri içeren ve Çocuk Koruma Kanunu'nda değişiklikler öngören 18 maddelik kanun teklifinin TBMM Başkanlığı'na sunulmasına değinen Göktaş, bu kapsamda TBMM'de Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nun kurulduğunu hatırlattı.
Komisyonun çalışmalarına Bakanlık olarak destek verdiklerini belirten Göktaş, çocukların suça sürüklenmeden önce korunmasına yönelik mekanizmaların nasıl güçlendirileceğinin incelendiğini ifade etti.
Göktaş, yeni kanun teklifiyle, çocukları suçtan koruyucu mekanizmaların güçlendirilmesine odaklandıklarını belirterek, "Amacımız, çocukların suça bulaşmadan önceki risklerini en aza indirmek ve tamamen ortadan kaldırmaktır. Adli süreçteki çocuklarla ilgili olarak da yargı ve diğer kurumlarla sıkı işbirliği içinde etkili bir koordinasyon mekanizması kurmayı hedefliyoruz." dedi.
Suça sürüklenen çocuklarla ilgili kanun teklifinin ayrıntıları gün yüzüne çıktı.
Suça sürüklenen çocuklarla ilgili düzenlemeleri kapsayan teklif Meclis'e sunuldu.
Bakan Göktaş, çocuklar için alınacak tedbirlerin tek bir çatı altında toplanacağını ve adli süreçte ilgili kurumların eş zamanlı bilgilendirileceğini, koruyucu önlemlerin hızla uygulanacağını belirtti.
Göktaş, sürece dahil olan kurumların Bakanlık koordinasyonunda entegre hale getirileceğini, yerelde ise valilikler bünyesinde oluşturulacak komisyonlarla çocuklara yönelik tedbirlerin vaka bazlı takip edileceğini söyledi.
"Bakanlık olarak izleme sistemini kurarak, tedbirlerin etkin uygulanmasını denetleyeceğiz. Amacımız aslında riski en baştan tespit edip, bu risk büyümeden müdahale etmektir. Bu süreçte her kurumun rolü net bir şekilde belirlenecek ve çocuk merkeze alınacak." şeklinde konuştu.
Yasal mevzuatta yer alan "Yönlendirici tedbirler"e değinen Göktaş, çocukları rehabilite edebilecek mekanizmaları devreye aldıklarını ve sosyal inceleme raporları hazırladıklarını, bu süreçte çocukların çevresi de dahil olmak üzere tüm faktörleri dikkate aldıklarını ifade etti.
Günümüzde risklerin çeşitlendiğine vurgu yapan Göktaş, "Bireysel radikalleşme artmakta ve çocuklar bu hali bilen gruplar tarafından hedef alınmakta. Yasanın amacı, koruma, önleme ve rehabilitasyon süreçleriyle çocukların topluma kazandırılmasıdır." dedi.
"Çocuğu cezalandırmak niyetinde değiliz. Eylemimize en baştan müdahale ederek, tüm paydaşların sürece etkin bir şekilde katılmasını ve çocukların üstün yararını gözeterek tekrar topluma kazandırılmasını istiyoruz. Ayrıca, veliye de 3 ila 10 gün arası bir tazyik cezası öneriyoruz." ifadelerini kullandı.
Çocukların zorunlu tedavi sürecine alınabileceğini belirten Bakan Göktaş, ailelerin rızası olmadan dahi çocuğun tedavi altına alınabileceğini kaydetti.
"Çocuğuyla ilgili sorumluluğu yerine getirmeyen ailelerle karşılaşıyoruz. Örneğin Maraş'ta yaşanan olay gibi. Bu yeni yasal düzenlemeyle birlikte güçlendirilmiş bir koordinasyon uyguluyoruz. Tedbir kararlarını uygulamayan velilere de cezai yaptırımlar öngörülüyor." diye konuştu.
Erken yaşta risk tespitiyle çocukların topluma kazandırılabileceğini ifade eden Göktaş, "Bakanlığımız, devlet koruması, rehberlik ve danışmanlık mekanizmalarını güçlendirerek, ihtiyaca uygun önlemler almayı sağlıyor." dedi.
Göktaş, tüm kurumlarla iletişimin sağlanabileceği bir mekanizma oluşturduklarını, bu sistemin merkezinde çocukların iyilik halinin olduğunu aktardı.
Düzenlemenin, çocuğun ihtiyaçlarını net bir şekilde gözlemlemeyi mümkün kılacağını belirten Göktaş, bakanlık olarak bu doğrultuda bir yönetmelik çıkaracaklarını, sosyal risk haritasıyla çocukların yakın takibe alındığını dile getirdi.
Bakan Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelede de benzer bir koordinasyon mekanizmasının etkin işlediğini ve sosyal medya düzenlemesiyle ilgili yönetmeliğin ekim ayında yürürlüğe gireceğini belirtti.
Ailelerin iş ve aile yaşamı dengesini güçlendirmeye yönelik adımlar attıklarını söyleyen Göktaş, kreşlerin açılması ve işletilmesine dair mevzuatın güncellendiğini açıkladı.
Kamu kurumlarında çocuk bakımevlerinin sayısını artırmayı hedeflediklerini belirten Göktaş, bu alandaki bürokratik engelleri azaltmayı amaçladıklarını ifade etti.
"Sağlık çalışanlarının taleplerine yanıt vererek, kendi kurumlarında çocuk bakım evleri açacağız. Bunu bir standarda taşıyoruz. Amacımız çocuklar için güvenli ortamlar sağlamaktır." dedi. Aile ve Gençlik Fonu'na yapılan başvurulara değinen Göktaş, Türkiye genelinde 290 bin 213 başvuru olduğunu belirtti ve dün itibarıyla 15 bin 101 bebeğin dünyaya geldiğini sözlerine ekledi.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol