Panel oturumları, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonu'nda "Stratejik, Siyasal ve Kamu Odaklı İletişim" başlıklı toplantıyla başladı.
İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Stratejik İletişim Çalışma Grubu adına yaptığı konuşmada, hedef kitlenin özelliklerine uygun mesajlar oluşturmanın önemini vurguladı. Fotoğraf: Abdullah Güçlü/AA
"Bireysel mesajların öne çıktığı bir dönemdeyiz." diyen Yiğitbaşı, bu durumu şu şekilde açıkladı:
"Artık algoritmalar, kişisel beğeni ve ilgi alanlarımıza göre mesajlar oluşturuyor. Geleneksel medya dönemindeki geniş kitle hedefli mesajların yerini, daha spesifik grup odaklı mesajlar aldı. Bu nedenle, hedef kitlelerimize yönelik mesajları çeşitlendirip, doğru bir şekilde yapılandırmamız gerekmektedir."
Yiğitbaşı, stratejik iletişimin devletin güvenliği ve ulusal çıkarlarla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, dezenformasyonla mücadelenin bir milli güvenlik meselesi olduğunun altını çizdi.
Ayrıca dezenformasyonla mücadelenin devlet, medya ve sivil toplum işbirliğiyle yürütülmesinin önemine değinildi.
Yiğitbaşı, Türkiye'nin stratejik konumuna dikkat çekerek, "Devlet kurumlarımızın alternatifi yoktur ve devletimize olan güven esastır. Tüm kitlelere ulaşarak gerçek anlatılarımızı doğru şekilde aktarmalıyız." dedi. Fotoğraf: Abdullah Güçlü/AA Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan ise Türkiye Markası Çalışma Grubu adına konuştu.
Küçükerdoğan, Türkiye markasının temel değerleri ve ortak anlatısının yeniden tanımlanması gerektiğini belirterek, "Elimizde zaten güçlü bir Türkiye markası var, amacımız bu potansiyeli daha iyi sunmak." ifadelerini kullandı.
Küçükerdoğan, "Türkiye markası modeli, asimetrik, yenilikçi ve geniş bir farkındalık yaratan bir çerçevede konumlanmalı." dedi. Fotoğraf: Abdullah Güçlü/AA
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin, dijitalleşme ve yapay zekanın etkilerine dikkat çekti.
Keskin, dijital mecraların etkileşim olanakları sunduğunu, ancak bunun dezenformasyon ve siber tehditler gibi riskleri de beraberinde getirdiğini belirtti.
"Hakikat ötesi çağda, siyasi aktörlerin itibar yönetimi bilgi kirliliği nedeniyle büyük bir sınavla karşı karşıya." dedi.
Keskin, siyasal iletişimin etkin yönetimi için veri ve koordinasyonun gerekliliğini dile getirdi. "Veri, günümüzün petrolü olarak kabul edilmeli." Fotoğraf: Abdullah Güçlü/AA
Doç. Dr. Oğuz Güner, Kamu Diplomasisi Çalışma Grubu adına yaptığı sunumda, sivil ve kamu kurumları arasında işbirliğinin önemini vurguladı.
Güner, kamu diplomasisi politikalarının hedef kitlelere dinamik etkiler bırakacak şekilde ele alınması gerektiğini belirtti.
Ayrıca, yapay zeka ve yeni medyanın Türkiye’nin imajına katkı sağlayacak önemli araçlar olduğunu söyledi. "Medya, Habercilik ve Yayıncılık" konulu ikinci oturum başladı.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk, yayıncılıkta yaşanan sorunlara dair çözüm önerilerini paylaştı.
Türk, çalışma grubunun değerlendirdiği stratejik konuları sıralayarak, medya okuryazarlığı ve dijital egemenlik gibi başlıkların önemine değindi. "Habercilerin bilgileri güvenilir kaynaklardan teyit etmesi gerekli." dedi.
Osman Küçükdalak, güvenilir ve doğru bilgi sunmanın önemine işaret etti.
Hızlı haber yaymanın doğrulama süreçlerini olumsuz etkilediğini belirten Küçükdalak, profesyonel haberciliğin güvenilirliğini vurguladı.
Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş, yerel medyanın mali sıkıntılar yaşadığını ve desteğe ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Deniz Demir, medya okuryazarlığının tüm yaş gruplarına öğretilmesinin gerekliliğini dile getirdi.
Demir, doğrulama mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kriz dönemlerinde bilgi kirliliği önlemlerinin alınması gerektiğini vurguladı.
Panel oturumlarla devam etmektedir.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol