Bianlik
Son Gelişmeler

15 Temmuz'un En Genç Şehidi Halil İbrahim Yıldırım'ın Babası O Geceyi Unutamıyor

Muzaffer Mermer6 dk okuma19
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Babasıyla demokrasiye sahip çıkmak için sokağa çıkan ve Bayrampaşa'da darbecilerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Yıldırım, organlarının bağışlanmasıyla başka insanlara umut oldu.

15 Temmuz'un En Genç Şehidi Halil İbrahim Yıldırım'ın Babası O Geceyi Unutamıyor

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde İstanbul'un en genç şehidi olan 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım'ın babası Bahaddin Yıldırım, aradan geçen 10 yıla rağmen oğlunun şehit düştüğü geceyi unutamıyor.

15 Temmuz hain darbe girişiminin İstanbul'daki en genç şehidi olarak bilinen Halil İbrahim Yıldırım, 2016 yılında henüz 15 yaşındaydı.

Şanlıurfalı, 5 çocuklu bir ailenin oğlu olan Halil İbrahim, darbe girişimi gecesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine babası Bahaddin Yıldırım ile birlikte demokrasiye sahip çıkmak için sokağa çıktı.

Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önünde darbecilere karşı direnen vatandaşların arasında yer alan Halil İbrahim, darbecilerin açtığı ateş sonucu başına isabet eden kurşunla ağır yaralandı.

Hastaneye kaldırılan Halil İbrahim, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Yıldırım'ın cenazesi, Bayrampaşa Muradiye Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Acılı ailesi, 15 yaşında şehit olan evlatlarının organlarını bağışlayarak başkalarına hayat verdi. "Bugün Halil İbrahim'de bir şeyler var" diyen babası Bahaddin Yıldırım, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde yaşadıklarını anlatırken, oğlunun şehit olduğu geceyi unutamadıklarını belirtti.

Yıldırım, bütün şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere de acil şifalar dileyerek, 15 Temmuz gecesi çocuklarıyla parkta çay içip oyun oynadıklarını söyledi.

Halil İbrahim'in isteği üzerine İncirli Parkı'na gittiklerini ve orada basketbol oynadıklarını anlatan Yıldırım, "Biraz oynadık, Halil İbrahim 'Acıktım, döner alayım mı?' dedi. Annesi para verdi, geri geldi, baktım iki poğaça almış. 'Hayırdır, döner alacaktın?' dedim, 'Bu da yeter bana, çayla gider.' dedi." şeklinde konuştu.

Çocuklarıyla bir süre daha parkta oyun oynadıklarını belirten Yıldırım, saat geç olunca eve gitmek istediklerini ancak Halil İbrahim'in biraz daha oyun oynamak istediğini söylemesi üzerine parkta kaldıklarını dile getirdi.

Daha önce yer bulamadıkları parkta bu sefer kimsenin olmadığını belirten Yıldırım, "'Kimse yok.' dedim, 'Oynayacağız.' dedi, 'Hadi oynayalım.' dedim. Eşimle bankta oturduk, 'Bugün Halil İbrahim'de bir şeyler var.' dedim." diye ekledi.

Bir süre oynadıktan sonra eve gitmek üzere yola çıktıklarını ifade eden Yıldırım, bu sırada yolda bir kişinin "Darbe oluyor, içeri girin." dediğini, bunun üzerine hemen eve giderek televizyonu açtıklarını söyledi. "Cumhurbaşkanı'mız 'Sokağa çıkın.' dediği anda Halil İbrahim benden önce kalktı."

Baba Yıldırım, evde yaşananları şöyle anlattı: "Halil İbrahim koltuğa başını koydu. 'Hayırdır?' dedim, 'Yatacağım.' dedi. 'Yatacaksan git yatağında yat.' dedim. Sonra gitti, birkaç dakika geçmeden geri geldi, yastığı kucağına koymuş. 'Uyku tutmadı.' dedi, gözleri parlıyor. Televizyonda Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan 'Sokağa çıkın.' dediği anda Halil İbrahim benden önce kalktı, 'Hadi sokağa çıkalım.' dedi. Annesi 'Nereye gidiyorsun?' dedi, ben 'Biz de çıkalım.' dedim. Çıktık, ben aşağıda bekliyorum. Annesine 'Geliyor mu?' dedim, 'Geliyor.' dedi. Ondan sonra geldi, aşağıda berber dükkanı var, saçını düzeltti. Yolda yürürken arkadaşlar var, komşular var, gittikçe kalabalıklaşıyoruz. Sokağın başından dönerken ATM var, marketler var, 'Baba bunlar yarın öbür gün bu ekmeğin bitmeyeceğini mi sanıyorlar?' dedi."

Yıldırım, Halil İbrahim'in bir süre daha telefonla arkadaşlarını aradığını belirterek, şöyle devam etti:

"Bayağı yürüdük, baktım ayakkabısının bağı çözülmüş, 'Bağlayacağım.' dedi, 'Bağla.' dedim. Bağlıyor, ben de başında bekliyorum, arkadaşları gidiyor, 'Baba koşalım, geç kaldık, arkadaşlar da gitti, biz geç kaldık.' dedi. Koştu, ben de koştum. Tuna Lisesi var, elektrik idaresinin karşısında. Ben döndüm, arkamda düştü. Ben ayağı taşa takıldı sandım. Baktım, telefonu yerde. Telefonu kaldırıp 'Kalk İbrahim.' dedim, kalkmıyor. Elimi başının altına koyunca kan var. Sonra biri 'Vurulmuş, bu gitti.' dedi. Gitti deyince... Bilmiyoruz tabii şok oluyor insan."

"Vurulduğu an şehit olmuş" diyen Yıldırım, vatandaşların araç ayarladıklarını ve beyaz bir araçla iki kişinin geldiğini belirtti. "Araca aldık, fakat gidemiyoruz. Sokağın arasına girdik, oradan gittik hastaneye. Hastanedekiler 'Kurşun sıyırmış.' dedi. Sonra baktı ki öyle değil. Yani vurulduğu an, teslim olmuş, şehit olmuş. Oradan Bağcılar Hastanesi'ne sevk ettiler. Orada da bize söyleneni söylediler. Baba, kendi eliyle çocuklarını alıp mezara da götürüyor."

Bu vatan için yaşadıklarını ve mücadele ettiklerini belirten Yıldırım, "Her zaman biz hazırız bu vatan için. İbrahim şehit oldu. Bize de inşallah Allah nasip eder. Duamız hep öyle. Kolay değil vatan. Yerinden edilenler var. Allah bizi yerimizden etmesin. Diğer ülkelerden kaçıp bize sığınabiliyorlar ama biz kimseye sığınamayız. Biz büyük milletiz. İnşallah Allah onlara fırsat vermesin." dedi.

Yıldırım, 15 Temmuz'un üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen kendilerinin her gün o anı yaşadıklarını dile getirerek, "Ben her zaman söylerim, Türk milletine, kardeşlerime, vatanımıza sahip çıkalım. Büyük devlet, devletimize sahip çıkalım." şeklinde konuştu.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

15 Temmuz'un En Genç Şehidi Halil İbrahim Yıldırım'ın Babası O Geceyi Unutamıyor
15 Temmuz'un En Genç Şehidi Halil İbrahim Yıldırım'ın Babası O Geceyi Unutamıyor