15 Temmuz gecesi, Mehmet Ali Kılıç hastaneye gideceğini söyleyerek evden çıktı. Ancak darbecilere karşı koymak amacıyla gittiği, o dönemde "Boğaziçi Köprüsü" olarak bilinen 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde Türk bayrağıyla en ön safta yer aldığı sırada açılan ateş sonucu şehit oldu.
Sabaha karşı gelen şehadet haberiyle büyük bir yıkım yaşayan Kılıç ailesi, bu acı ile yaşamayı ve şehitlerinin hayallerini yaşatmayı sürdürdü. O tarihte henüz 14 yaşında olan şehidin kardeşi Merve Nur Kılıç, ağabeyinin kendisi için kurduğu en büyük hayallerinden biri olan hafızlığı tamamlayarak ona verdiği sözü yerine getirdi.
15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit düşen ağabeyine dair hatıralarını anlatan Merve Nur Kılıç, o gece ailecek evde olduklarını, ağabeyinin rahatsızlandığını ve hastaneye gitmek için evden çıktığını, bir daha da geri dönmediğini belirtti.
Sabaha karşı ağabeyinin şehadet haberini aldıklarını söyleyen Kılıç, şu şekilde konuştu:
"Babam hastaydı ve ameliyatlıydı, bu yüzden çıkamadı. Sabaha karşı ağabeyimin yakın bir arkadaşı aradı. Annem, yorgun olduğu için oraya gittiğini sandı. Biz onun gelmesini beklerken 'Mehmet Ali vuruldu, hastanede.' diye haber geldi. Annemle babam gitti. Hafif bir yaralanma olduğunu düşündüğümüz için korkmadık, endişelenmedik. 2-3 saat sonra ağabeyimin şehit haberini aldık. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde elinde büyük bir bayrakla en ön saftaymış. Bir gazinin telefonunda yıllar sonra videosunu gördük, 'Mehmet Ali gel buraya.' diye sesleniyor. O da 'Hayır ağabey, gelemem şu an.' diyor. Köprünün en önündeydi."
Kılıç, 16 Temmuz sabahına ilişkin olarak, "Sabah kalktık ve bizim için hayat tamamen bitmişti. O zamana kadar böyle bir şey yaşamayıp, darbenin ne olduğunu en büyük acıyla öğrenmek çok zordu. Umarım bu günleri bir daha yaşamayız." ifadelerini kullandı.
Darbe girişimine dair unutmadığı anlardan birinin F-16'ların sesleri olduğunu, hala uçak sesi duyduğunda o geceyi hatırladığını ve ürperdiğini ifade eden Kılıç, en zorlandığı anı şu sözlerle anlattı:
"En zor an ağabeyimi şehit olduktan sonra morgda gördüğümüz andı. Asla ölü gibi değildi. Hepimizin onu gördükten sonra içi rahatladı. Öyle bir yüz ifadesi vardı ki, sanki hepimize gülümsüyordu. Babam çıktığında 'Mehmet Ali sağ, ölmedi.' demişti. Ağabeyimiz, hepimiz için farklı biriydi. O gittikten sonra evimizin neşesi ve hayatımız hiçbir zaman eskisi gibi olmadı."
Kılıç, darbe girişiminin vatan ve bayrak uğruna verilen mücadelenin önemini gösterdiğini belirterek, "Yine olsa yine hepimiz çıkarız. Bu bayrak uğruna çok canlar gitti. Herkesin buna sahip çıkmasını temenni ediyorum. Çünkü çok zor zamanlar geçirdik. Bu insanlar bir kere anılıp unutulsa da hayatımız boyunca unutulmuyor." dedi.
Aradan geçen yılların ardından gururlu olduğunu fakat ailesinin bir daha tam olamayacağını bildiği için büyük bir eksiklik hissettiğini belirten Kılıç, "Herkesin onu tanımasını ve hayatını öğrenmesini isterim. Keşke daha fazla vakit geçirebilseydim. Hayatındaki en büyük hayali şehit olmaktı ve öyle de oldu." ifadelerini kullandı.
Kılıç, ağabeyi şehit olduktan 3 yıl sonra annesini kanserden kaybettiğini belirterek, "Üç senedir rahatım artık. O da orada yalnız değil, annesiyle beraber. Bir gün umarım hepimize onun şehitlik makamı nasip olur." dedi.
Evin en küçük kızı olduğunu ve el üstünde büyütüldüğünü belirten Kılıç, "Ağabeyim bana bir ağabey, baba, arkadaş gibiydi. En büyük hayalimiz benim hafız olmamdı. Çok şükür bitirdim, ona olan sözümü tuttum. Görmesini isterdim ama nasip olmadı. İnanıyorum o da oradan görüyor ve hissediyor." şeklinde konuştu.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol