Bursa'nın Orhaneli ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Abdurrahman Kafkas, darbe girişimi sırasında ağabeyini ziyaret etmek için bulunduğu Ankara'da, televizyon haberlerinden etkilenerek Beştepe'ye gidip tankları engellemeye çalışırken yaralandı.
Vücudundaki, "şeref madalyası" olarak nitelendirdiği şarapnel parçalarıyla yaşamını sürdüren Kafkas, gençlere darbe girişiminde yaşadıklarını anlatıyor. Kafkas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 Temmuz sabahı Yozgat'ta olduğunu, işlerini tamamladıktan sonra Ankara'da ağabeyinin yanına geçtiğini ve televizyonda darbe girişimi haberlerini izledikten sonra AK Parti Genel Merkezi'ne gittiklerini söyledi.
Kafkas, burada büyük bir kalabalığın toplandığını ve tekbirler getirerek beklediklerini anlattı. "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi tarafından beyaz saçlı, atletli birinin koştuğunu gördük ve 'Allah rızası için yetişin, tanklar külliyeye girecek.' dedi. Onu duyunca külliyeye doğru koşmaya başladık. Yaklaşık 30-40 kişi, terlikle, şortla külliyeye doğru koşmaya başladık. Mesafe 2 kilometre kadar vardı." diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önündeki kavşakta polislerin kalabalığı durdurduğunu ve "Tehlikeli bölgeye geçiş yapıyorsunuz." dediğini aktaran Kafkas, kimsenin bu uyarıyı dinlemediğini ifade etti.
Köşeyi döndükten sonra zırhlı araçları gördüklerini belirten Kafkas, "Onlar da bizi görünce havaya ateş açmaya başladılar, yaklaşmamızı istemiyorlardı. Biz diplerine kadar gittik. Saat 00.45 civarındaydı. Tekbir getirdik, bayraklar açtık." dedi.
Cep telefonuyla video çekerken helikopterden ateş açıldığını dile getiren Kafkas, "Helikopterden, çok uzaktan zırh delici mermilerle üzerimize ateş açıldı. Başta ne olduğunu idrak edemedim. O kadar şiddetli bir patlama oldu ki vücudumdaki organların aşağı bastığını hissettim. O esnada vurulmuşum." ifadelerini kullandı.
Kafkas, vurulduğunu bir süre sonra fark ettiğini anlatarak, "Yürüyorum ama kendi bacaklarım değilmiş gibi bir his kaybı oluştu. Kaldırıma oturdum, telefonumu cebimden çıkarmaya çalışırken yere kanlar aktığını gördüm. Vurulduğumu orada anladım. Bacaklarım şişmişti, ciddi bir şekilde kan kaybı yaşıyordum. Telefonu açmaya çalışırken ekran kan oldu, tuşlara basamadım. Sonra arkamdan koşan bir vatandaşımız, Harun abim bana yardım etti. Önce tişörtümü çıkardık, sol bacağımın arkasında çok büyük bir yara vardı, ona tampon yaptık. Beni sırtına alarak 100 metre daha uzaklaştırdı ve emniyetli bir yere oturttu. Yolun karşısına geçip bir araç durdurdu, 3 kişi gelip beni araca bindirdiler ve hastaneye naklimi sağladılar." şeklinde devam etti.
Vücuduna 22 şarapnel parçası isabet ettiğini, sadece ayağındaki 2 parçanın yürümeye engel olacağı için alındığını belirten Kafkas, "Halimizden şikayet etme gibi bir lüksümüz yok. O gece şehit olan kardeşlerimiz, uzuvlarını kaybeden gazilerimiz var. Elhamdülillah, bizim onların yanında halimizden şikayet etme gibi durumumuz yok. Vücudumda 20 şarapnel parçası bulunuyor. Elbette zorlukları oluyor ama halimizden memnunuz." değerlendirmesinde bulundu.
Kafkas, darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğine işaret ederek, "O gecenin acısı bu olayları yaşayanlar için taze, sanki dün yaşanmış gibi. Ülkemizin üzerine oynanan oyunları, yapılan kirli çalışmaları gördükten sonra bugün tekrar diyebiliyorum ki o gün iyi ki çıkmışım, iyi ki böyle bir abim varmış. O gün evde oturup çayımızı da içebilirdik. O, böyle bir refleks gösterdi, bana da gazilik nasip oldu. Çok duyguluyum. 15 Temmuz, sadece bir darbe girişimi değil, ülkemizi işgal girişimiydi. Allah korusun, bu darbe başarılı olsaydı bugün ülkemiz, bu durumda kesinlikle olamazdı. O gün gerçekten iyi ki çıkmışız, iyi ki millet, devletine, cumhurbaşkanına sahip çıkmış. Bugün gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum ki o gün vatan evlatları iyi ki varmış, iyi ki birbirlerine sahip çıkmış." dedi.
Yaşadığı olayları gençlere aktardığını belirten Kafkas, "Amacımız, geçmişten ders alarak ilerlemek. Geçmişte yapılan hataların tekrar yaşanmaması için gelecek nesillere özellikle söylüyorum, 15 Temmuz, izlediğiniz belgesellerden ibaret değil. Henüz üzerinden 10 yıl geçti. Bunu yaşayan insanlar halen aramızda çok şükür. Dilim döndüğünce gençlere, bu olayın ciddiyetini, ülkemizin üzerine oynanan oyunları, gerçekten bu işin arkasında kimler olduğunu, kimlerin yapmak istediğini, gözlerinin açık olması gerektiğini ve içerisinde bulundukları eğitim alanını en iyi şekilde tamamlamaları gerektiğini, bu olayı ülkemizde tekrar yaşamamak için ellerinden ne geliyorsa yapmalarını, yaşadığımız olayları anlatarak özetle bir şekilde gençlere ders vermeye çalışıyoruz." şeklinde konuştu.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol