Bianlik
Son Gelişmeler

Türkiye, Uluslararası Turist Çekiminde 4. Sırada Yer Aldı

Sezen Gürkök8 dk okuma16
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Türkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak bu alanda öne çıkan ülkeler arasında 4. sırada yer aldı.

Türkiye, Uluslararası Turist Çekiminde 4. Sırada Yer Aldı

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) "Turizm Eğilimleri ve Politikaları 2026" raporuna göre, OECD ülkelerine yönelik uluslararası turist varışları 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 3,4 artarak 847 milyonla rekor seviyeye ulaştı. Bu artış, 2024'te kaydedilen yüzde 8,1'lik büyümenin ardından turizm sektöründeki yükselişin sürdüğünü gösterdi.

OECD raporuna göre, Orta Doğu'daki çatışmalar, artan jeopolitik gerilimler, değişen seyahat alışkanlıkları ve aşırı hava olayları küresel turizm görünümünü şekillendirmeye devam ediyor. Özellikle Orta Doğu'daki çatışmalar, küresel seyahat akışını aksatırken maliyetleri artırdı ve yolcu güvenini olumsuz etkiledi. Hava yoluyla ulaşılabilen destinasyonlar bu gelişmelerden daha fazla etkilendi.

Güvenlik, fiyat ve olası iptallere dair endişeler seyahat tercihlerini etkiledi. Turistlerin daha tanıdık ve uygun maliyetli destinasyonlara yönelme, daha kısa süreli tatil yapma ve düşük maliyetli seçenekleri tercih etme eğiliminin güçlenmesi bekleniyor. Hava yolu şirketleri, tur operatörleri ve diğer turizm işletmeleri 2027 ve sonrasına yönelik planlarını bu doğrultuda gözden geçiriyor.

OECD'nin raporuna göre, 2019-2025 döneminde uluslararası turist varışlarını en fazla artıran ülkeler arasında Japonya yüzde 34 ile ilk sırada yer aldı. Norveç yüzde 28 ile ikinci, Danimarka yüzde 22 ile üçüncü sırayı aldı.

Türkiye ise 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak bu alanda öne çıkan ülkeler arasında 4. sıraya yerleşti ve Kovid-19 salgını öncesine göre turist sayısını en fazla artıran ülkeler arasında yer aldı.

OECD'nin üye ülkeler arasında yaptığı ankete göre, ülkelerin yaklaşık üçte biri 2026 yılı sonunda turizm performansının 2025 seviyesinin üzerine çıkmasını ve yeni rekorlar kırılmasını bekliyor. Ancak jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler ve iklim kaynaklı riskler sektör üzerindeki etkisini sürdürüyor. Türkiye, bu krizleri yönetebilen güçlü bir turizm ekosistemine sahip.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizmin, yapısı gereği bölgesel ve küresel gelişmelerden en hızlı etkilenen sektörlerin başında geldiğini belirtti. Jeopolitik gerilimler, salgın hastalıklar, doğal afetler, ekonomik dalgalanmalar ve iklim kaynaklı risklerin uluslararası seyahat hareketlerini kısa sürede değiştirebildiğine dikkat çekti.

Bağlıkaya, turizmde başarının yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, sektörün krizlere karşı ne kadar hazırlıklı ve dayanıklı olduğuyla da ölçüldüğünü söyledi. OECD'nin dayanıklılık ve ziyaretçi yönetimi yaklaşımının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin, pek çok küresel ve bölgesel krizi yönetmeyi başarmış güçlü bir turizm ekosistemine sahip olduğunu vurguladı.

Bağlıkaya, seyahat acentelerinin pazar çeşitlendirmesinden alternatif destinasyonların geliştirilmesine, yeni ürünlerin oluşturulmasından değişen turist taleplerine hızlı uyum sağlanmasına kadar birçok alanda Türk turizminin en dinamik aktörleri arasında olduğunu dile getirdi.

TÜRSAB olarak Türkiye'nin turizm politikalarının oluşturulmasında bu birikimin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine inandıklarını ifade eden Bağlıkaya, sektörün içinde yer alan, pazarı yakından takip eden ve turist davranışlarını doğrudan gözlemleyen seyahat acentelerinin bilgi ve tecrübelerinin, daha dayanıklı, rekabetçi ve sürdürülebilir bir turizm yapısının inşasında önemli bir rehber olduğunu belirtti.

Bağlıkaya, turizm yüzyılı vizyonu doğrultusunda hedeflerinin, krizlere karşı hazırlıklı, değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen, yüksek katma değer üreten ve sürdürülebilir büyümeyi esas alan bir turizm modelini güçlendirmek olduğunu ifade etti.

Turizmde başarının yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, kişi başına harcama, ortalama konaklama süresi, turizm gelirlerinin sürdürülebilirliği ve ülke ekonomisine sağlanan katma değerle ölçüldüğünü belirten Bağlıkaya, son yıllarda Barselona ve Venedik gibi destinasyonlarda aşırı turizmin yarattığı baskılar nedeniyle yerel halkın turizm hareketlerini protesto etmesinin yalnızca ziyaretçi sayısına odaklanan anlayışın sürdürülebilir olmadığını ortaya koyduğunu söyledi.

Ancak Türkiye'yi dünyada önemli turizm ülkelerinden biri haline getiren kitle turizmi başarılarını koruyarak, artık turizmde yeni bir aşamaya geçmek gerektiğini belirtti. Bunun yolunun turizmi ülke geneline ve yılın 12 ayına yaymaktan geçtiğini ifade etti.

Bağlıkaya, yeni destinasyonların turizme kazandırılması, alternatif turizm ürünlerinin geliştirilmesi ve turizmin bölgesel kalkınmaya katkısının artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalarla Türkiye'nin zengin turizm çeşitliliğini daha yüksek gelir üreten bir yapıya dönüştürmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

Kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve fuar, spor, inanç, kruvaziyer, golf, doğa ve kırsal turizm gibi alternatif ürünlerin geliştirilmesiyle hem turizmi 12 aya yayacaklarına hem de kişi başına harcamayı artıracaklarına inandıklarını belirten Bağlıkaya, "Turizm Yüzyılı projemizin en önemli dayanağını seyahat acenteleri oluşturuyor." dedi.

Bağlıkaya, seyahat acentelerinin Türkiye'nin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini yalnızca tanıtan yapılar değil, bunları uluslararası pazarlarda turizm ürünlerine dönüştüren yapılar olduklarını vurguladı. Seyahat acentelerinin, turisti sadece Türkiye'ye getirmekle kalmayıp, ziyaretçinin daha uzun süre konaklamasını, daha fazla deneyim yaşamasını ve ülke ekonomisine daha yüksek katma değer sağlamasını mümkün kıldıklarını ifade etti.

Türkiye'nin 100 milyar dolar turizm geliri hedefine ulaşabilmesi için artık nicelikten çok niteliğe odaklanan bir büyüme modelinin ön plana çıkarılması gerektiğini söyleyen Bağlıkaya, bir taraftan turizmde güçlü olunan alanların korunurken, diğer taraftan yeni ürün ve hizmetlerle sektörün daha yüksek katma değer üreten bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.

Bu dönüşümün en önemli unsurlarından birinin nitelikli insan kaynağının korunması olduğunu ifade eden Bağlıkaya, turizmde rekabet avantajının temeli olan yüksek hizmet kalitesini sürdürebilmek için sektörün yetişmiş çalışanlarını bünyesinde tutmasını sağlayacak mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bağlıkaya, turizm politikalarının kamu ve özel sektörün ortak aklıyla şekillendirilmesinin büyük önem taşıdığını, sektörün tüm paydaşlarının, özellikle pazarı doğrudan tanıyan seyahat acentelerinin bilgi ve deneyiminden daha fazla yararlanması gerektiğini belirtti.

Bağlıkaya, "Sürdürülebilir büyüme, sahadaki ihtiyaçları doğru analiz eden ve değişen turist beklentilerine hızla uyum sağlayabilen bir yönetim anlayışıyla mümkündür." dedi.

Kruvaziyer turizminin kişi başına harcama düzeyi en yüksek turizm türlerinden biri olduğunu belirten Bağlıkaya, özellikle ana liman olarak kullanılan destinasyonlarda yolcuların gemiye binmeden önce veya indikten sonra konakladığını söyledi.

Bu kesimin yeme içme, alışveriş, ulaşım ve çeşitli turistik faaliyetlere daha fazla bütçe ayırdığını ifade eden Bağlıkaya, "Dolayısıyla kruvaziyer turizmi sadece limanlara değil, yerel esnaftan restoranlara, rehberlerden ulaşım sektörüne, perakendeden şehir ekonomilerine kadar geniş bir ekosisteme yüksek katma değer sağlıyor." dedi.

Bağlıkaya, İstanbul Havalimanı'nın dünyanın en fazla uluslararası destinasyona doğrudan bağlantı sunan havalimanlarından biri olmasının Türkiye'ye önemli bir rekabet avantajı sağladığını dile getirdi. "Bu güçlü hava ulaşımı altyapısını kruvaziyer limanlarımızla daha etkin entegre edebilirsek, ülkemizin ana liman kapasitesini önemli ölçüde artırabiliriz." ifadesini kullandı.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Türkiye, Uluslararası Turist Çekiminde 4. Sırada Yer Aldı
Türkiye, Uluslararası Turist Çekiminde 4. Sırada Yer Aldı