Japonya, Orta Doğu'daki jeopolitik gerginlikler ve petrol fiyatlarındaki hızlı artışlardan kaynaklanan enflasyonist baskılardan en çok etkilenen ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Yenin dolar karşısında 163,98 seviyesine ulaşarak son 40 yılın en yüksek değerine ulaşması, Japonya'nın döviz piyasalarına müdahale edebileceği yönündeki beklentileri artırdı.
Bu gelişmeler ışığında BoJ'un haziran ayında faiz artırdığı, ancak temmuz ayında değişiklik yapmasının beklenmediği bildiriliyor. Buna karşın bankanın gelecekteki politika söylemlerinin daha sert bir tona bürüneceği öngörülüyor. Orta Doğu'daki riskler, Japonya'nın ekonomik verilerine de yansımış durumda ve yayımlanan veriler enflasyonun hızlandığını gösteriyor.
Japonya'da haziran ayında yıllık enflasyon yüzde 1,7 ile beklentilerin paralelinde gerçekleşti, ancak önceki aya kıyasla yükseldi. Ülkenin çekirdek enflasyonu ise haziranda yüzde 1,6 olarak gerçekleşti ve mayıs ayındaki verilere göre hızlandı, bu durum yüksek petrol fiyatlarının etkisini ortaya koyuyor.
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, uygulanan sıkı mali politikalardan vazgeçtiklerini ve mali genişleme yoluna gideceklerini duyurdu. Artan enflasyon ve yendeki değer kaybı nedeniyle siyasi kanat ile BoJ arasında fikir ayrılıkları ortaya çıkabileceği düşünülüyor. Capital Economics Asya Pasifik Başkanı Marcel Thieliant, ham petrol fiyatlarının yükselmesinin BoJ'un ekonomik risklerle karşılaşabileceği anlamına geldiğini belirtti.
Thieliant ayrıca, yendeki değer kaybının enerji fiyatları artışlarından kaynaklanan enflasyon risklerini daha da yükselttiğini ifade etti. "BoJ, ekim ayında faiz oranlarını yeniden artırmayı planlıyor. 2027 yılı sonuna kadar faiz oranlarının yüzde 2 seviyesine ulaşması bekleniyor," şeklinde konuştu.
Thieliant, BoJ'un enflasyona yönelik risklerin yukarı yönlü olduğu görüşünü koruyacağını ve BoJ'un enflasyonun yükselebileceği konusundaki endişelerinin devam edeceğini vurguladı. Avustralya merkezli finansal kuruluş Pepperstone'dan Piyasa Stratejisti Ahmad Assiri, BoJ'un son toplantı sonrası faiz oranını yüzde 1'de sabit bırakacağı yönünde genel bir beklenti olduğunu belirtti.
Assiri, piyasaların bankanın gelecekteki politikalarına dair sinyalleri, bankanın güncellenmiş projeksiyonları ve BoJ Başkanı Kazuo Ueda'nın açıklamalarından alacağını ifade etti.
"BoJ'un açıklamalarında fiyat baskısı, ücretlerin güçlü seyretmesi ve zayıf yenden kaynaklanan etkiler nedeniyle hafif şahin bir ton bekleniyor. Banka, ekonomik projeksiyonlarını hafif yukarı yönlü revize edebilir. Bu durum, enerji fiyatlarındaki artışa rağmen Japonya'nın büyümeye devam edeceğine işaret edebilir. Piyasa katılımcıları için BoJ'un mesajları faiz kararından daha önemli olabilir," dedi.
Assiri, BoJ'un yıl içinde başka bir faiz artışı yapacağına olan güvenin artmasının, Japon devlet tahvili getirilerini yükseltebileceğini söyledi. Ancak, özellikle Fed'in sert duruşu devam ederse, BoJ yetkililerinin daha ihtiyatlı açıklamalar yapabileceğini ve bunun yendeki baskıyı artırabileceğini belirtti.
Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, BoJ'un son toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 1 yapmasının ardından, bankanın bu kararı gözlemlemek isteyeceğini ifade etti.
Kaymaz, piyasadaki beklentilerin de bu doğrultuda olduğunu açıklayarak, "Vadeli işlemler faizin sabit kalmasına yüzde 96 olasılık veriyor. Ancak faizin sabit kalması, sıkılaşmanın sona erdiği anlamına gelmiyor. Ekonomik ve enflasyon tahminleri tutarsa artışlar devam edecektir," dedi.
Kaymaz, toplantıda karşıt görüşlerin de dikkatle izleneceğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Faiz oranının nötr seviyeye daha hızlı yaklaşmasını isteyen üyeler var. Bu üyeler nötr seviyeyi yaklaşık yüzde 2 civarında değerlendiriyor. Şahin üyeler için BoJ henüz yolun yarısında. Bu nedenle bu haftaki toplantı, bir sonraki faiz artışına dair daha fazla ipucu verebilir. Analistler, bu toplantıdan sonraki artışın ne kadar hızlı olacağına dair sinyaller arayacaktır."
Kaymaz, BoJ'un bu haftaki ekonomik görünüm raporunun önemine dikkat çekerek, bankanın büyüme tahminini yüzde 0,5'ten yaklaşık yüzde 0,8'e çıkarabileceğini aktardı.
Kur meselesine değinen Kaymaz, dolar karşısında zayıf yenin faiz artırımı takvimini öne çekebileceğini belirtti.
Kaymaz, şunları ekledi:
"BoJ'un resmi hedefi yen değil, enflasyondur. Ancak banka, döviz kuru zayıflığını fiyatlar üzerinden değerlendiriyor. İthal gıda ve enerji maliyetleri arttıkça enflasyon geçişi hızlanırsa, BoJ'un bekleme alanı daralacaktır. Hükümet tarafında ise Başbakan Takaichi'nin kamu harcamalarıyla büyümeyi destekleme isteği var. Yüksek faiz bu programı maliyetli hale getirebilir ve ekonomiyi erken soğutabilir. Bu yüzden hükümetin daha yavaş faiz artışını istediği biliniyor."

Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol