Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meral Balcı, Tunus’un Akdeniz ve Afrika’daki konumu sayesinde Türk şirketlerine sunduğu fırsatları değerlendirdi. Balcı, ülkenin Türk yatırımları için bir merkez olabileceğini vurguladı.
Küresel güçlerin Afrika’ya olan ilgisini değerlendiren Balcı, bu ilginin kıtanın enerji ve maden kaynakları gibi zenginliklerinden kaynaklandığını belirtti.
Avrupa'nın enerji ve çeşitli madenlere duyduğu ihtiyacın artmasına dikkat çeken Balcı, bu ihtiyaçların karşılanmasında Afrika'nın önem kazanmakta olduğunu dile getirdi.
Balcı, Afrika’nın Batılı güçler tarafından uzun süre kaynaklarının kullanıldığını, ancak kıtanın bu zenginliklerini yeterince değerlendiremediğini ve bu durumun kıtadaki yoksulluğun nedenlerinden biri olduğunu açıkladı.
Günümüzde küresel güçlerin ve uluslararası şirketlerin Afrika’ya yönelmesinin kıtanın kaynaklarından faydalanma arayışından kaynaklandığını ifade eden Balcı, Afrika'nın henüz tam anlamıyla değerlendirilmemiş bir pazar olduğunu vurguladı. "Türkiye’nin yaklaşımı farklı" diyen Balcı, Türk şirketlerinin ekonomik kazanç sağlamanın yanı sıra yerel ekonomilere katkıda bulunmayı amaçladığını belirtti.
Geçmişten gelen bu yaklaşımda, Türkiye'nin yatırım yaptığı bölgelerde insan ve yerel kalkınmaya önem verdiğini ifade eden Balcı, elde edilen ekonomik değerin yatırım yapılan ülkeye de fayda sağlaması gerektiğini söyledi.
Balcı, Türk şirketlerinin kar amacı güttüğünü, ancak bu durumun yerel toplumun ekonomik süreçlerden yararlanmasına engel olmadığını ifade etti.
Türk şirketlerinin kendi çıkarları için geleceğini belirten Balcı, kar amacı güderken bölgedeki insanlara hak ettikleri değeri vererek, onların da bu süreçten faydalanmalarına olanak sağlamaları gerektiğini vurguladı.
Balcı, Türkiye’nin güçlü şirketlere sahip olduğunu belirterek, Dışişleri Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığının koordinasyonu ile büyükelçiliklerin Türk şirketlerine kıtadaki imkanlar konusunda danışmanlık yaptığını aktardı.
Afrika'da diplomatik temsilciliklerin bölgeyi yakından takip etmesinin Türk şirketlerinin faaliyetleri açısından önemli olduğunu belirten Balcı, Tunus’taki yatırımların daha da canlandırılabileceğini ifade etti. Türk şirketlerinin Tunus’taki varlığının geçmişinin 1980’lere uzandığını hatırlattı.
Öncü Türk firmalarından STFA’nın 1984’te Tunus’a giriş yaptığını söyleyen Balcı, altyapı ve inşaat alanındaki faaliyetlerin izinden başka Türk şirketlerinin de geldiğini belirtti.
Balcı, Türk şirketlerinin enerji ve havalimanı işletmeciliği gibi alanlarda Tunus’ta aktif olduğunu ve ekonomik ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınabileceğini söyledi.
Balcı, Tunus’un Akdeniz’deki stratejik konumunu vurgulayarak, Türk şirketlerinin ülkede daha büyük bir varlık oluşturmasının mümkün olduğunu belirtti. "Şu anda Tunus’taki şirketlerin durumuna bakıldığında daha fazla canlandırılabilir. Daha fazla şirketin buraya gelmesi sağlanabilir." dedi.
Türkiye’nin komşu Cezayir’de önemli yatırımları olduğunu ifade eden Balcı, benzer yatırımların Tunus’ta da gerçekleştirilebileceğini dile getirdi.
Balcı, Tunus’un sadece iç pazar için değil, Afrika’ya açılmak için de bir merkez olarak değerlendirilebileceğini ifade etti. Turizm ve tarım sektörlerinin yatırım potansiyeline değindi.
Turizmin, Türk şirketleri için Tunus’ta öne çıkabilecek sektörlerden biri olduğunu belirten Balcı, Türkiye’nin bu alandaki tecrübesine dikkat çekti.
Balcı, Türk turizm şirketlerinin Tunus’ta yatırım yaparak iki ülkeye de ekonomik fayda sağlayabileceğini söyledi.
"Türkiye turizmde çok güçlü. Belirli turizm şirketleri burada iyi yatırımlar yapabilir. Bunun hem Tunus’a hem Türkiye’ye fayda sağlayabileceğini düşünüyorum." dedi.
Tarım sektörünün de Türk şirketleri için değerlendirilmesi gereken bir alan olduğunu belirten Balcı, Cezayir’deki Türk tarım yatırımlarına atıfta bulunarak benzer yatırımların Tunus’ta da yapılabileceğini söyledi.
Balcı, Tunus’un kıyı kesimleri ve güneydeki farklı coğrafi özelliklerin tarımsal yatırımlar için fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Tunus’ta bazı sektörlerde yabancı şirketlerin varlığının sınırlı olduğunu belirten Balcı, bunun Türk şirketleri için bir fırsat olduğunu kaydetti. Tunus’un Afrika’ya yönelik bölgesel merkez potansiyelinden bahsetti.
Balcı, Tunus’un coğrafi konumunun Afrika pazarlarına ulaşımda avantaj sağladığını ve burada kurulacak üretim ve dağıtım yapılarının geniş bir coğrafyaya hitap edebileceğini belirtti.
Savunma sanayisinin de bu kapsamda değerlendirilebilecek sektörlerden biri olduğunu ifade eden Balcı, Afrika ülkelerinin savunma sanayi ürünlerini ithal ettiğine dikkat çekti.
Türkiye'nin savunma sanayisinde güçlü bir üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Balcı, Türk savunma sanayisi şirketlerinin Afrika ile olan ticaretlerinde Tunus’un stratejik konumunu kullanabileceğini değerlendirdi.
Türkiye'deki savunma sanayisi şirketlerinin Afrika’ya açılabilecek bir üs olarak Tunus’u kullanabileceğini belirten Balcı, "Onlar için de Afrika’ya açılan, Afrika’ya dağıtım yapacak bir üs olabilir." dedi. Türk şirketlerinin Afrika’daki başarılarında insan kaynağının da önemli bir faktör olduğunu vurguladı.
Balcı, Afrika’da görev yapacak yöneticilerin bölgeyi tanımasının önemine dikkat çekti ve kültürel uyumun sağlanması gerektiğini belirtti. "Afrika’yı bilen, tanıyan, buranın kültürüne hakim, dillerini konuşabilen liyakatli kişileri buraya göndermek gerekiyor." dedi.
Cumhuriyetin Tunus ve Cezayir’deki büyükelçilerinin yerel toplumlarla kurduğu olumlu ilişkilerin özel sektör yöneticilerine de örnek olabileceğini ifade etti.
Balcı, bu tür yetkin yöneticilerin varlığının, şirketlerin Afrika geneline açılabilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. “Kültürü bilmeli, dilini bilmeli.” şeklinde konuştu. Yatırımcıların yerel toplumlara yaklaşımının ekonomik başarıda belirleyici olduğunu söyledi.
Türk şirketlerinin Afrika’daki yatırımlarında karşılıklı kazanç ilkesinin merkezde olması gerektiğine işaret eden Balcı, yerel istihdamın da bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Yerel halkın ekonomik faaliyetlere katılımını sağlamak için şirketlerin çalışanlarını yerel halktan seçmesinin önemini vurguladı.
Afrika’da kalıcı yatırımlar için yerel kültüre saygı ve doğru insan kaynağı ile karşılıklı faydanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Balcı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gittiğiniz ülkeye saygı duymalısınız. Üstten bakan bir yapıyla gelmemelisiniz. ‘Kazan-kazan’ esas alınmalı. Biz kazanırken siz de kazanacaksınız. Çalışanları yerel halktan seçerek ekonomiye katacaksınız. Yerel halkın da kazanmasını sağlayacaksınız.”

Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol