Londra merkezli Enerji Enstitüsü'nün düşünce kuruluşu Ember, danışmanlık şirketleri Kearney ve KPMG işbirliğiyle Dünya Enerji İstatistikleri Raporu'nu yayımladı.
Rapora göre, küresel enerji talebi geçen yıl yüzde 1,7 artarak 600 eksajula ulaştı ve üst üste ikinci yıl rekor kırdı. Fosil yakıtların nihai enerji talebindeki payı yüzde 86,2 ile tarihin en düşük seviyesine geriledi.
Enerji verimliliği konusundaki gelişmeler yüzde 2 ile küresel hedef olan yüzde 4'ün oldukça altında kaldı.
Fosil yakıtların devam eden kullanımı nedeniyle dünya genelinde emisyonlar yüzde 1,1 arttı, ancak bölgesel farklar gözlemlendi. Çin ve Hindistan'da emisyonlar sırasıyla yüzde 0,3 ve yüzde 0,9 artarak küresel ortalamanın altında kaldı. ABD'de emisyonlar yüzde 3,2 ile rekor düzeyde arttı. Bu artışta kömür santrallerinde elektrik üretiminin yüzde 13 büyümesi etkili oldu.
Dünya genelinde elektrik talebi ise 2025'te yıllık bazda yüzde 3 artarak enerji talebini geçti. Elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zeka kullanımı bu büyümede önemli faktörler oldu.
Çin, yüzde 5 ile elektrik talebinin en hızlı arttığı ülke olarak kaydedildi.
Geçen yıl temiz enerji kaynakları, toplam enerji talebindeki artışta yaklaşık yüzde 40 pay alarak en büyük kaynaklar haline geldi. Kovid-19 dönemi hariç tutulduğunda, bu kaynaklardan enerji arzında yeni bir dönüm noktasına ulaşıldı.
Artan elektrik talebinin tamamı düşük karbonlu kaynaklardan sağlandı. Rüzgar, güneş, hidroelektrik ve nükleer enerji bu kaynaklar arasında yer alarak kömürü geride bıraktı.
Rüzgar ve güneşten elektrik üretimi ise 2025'te yıllık bazda yüzde 18 ile en büyük artışı gösterdi.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol