DEİK Başkanı Nail Olpak, AA’ya verdiği demeçte, yılın ilk yarısının küresel belirsizlikler, ABD/İsrail-İran çatışması ve enerji piyasasına etkileri gibi faktörlerle geçtiğini belirtti. Ayrıca, iç ekonomideki uygulamaların sanayi ve ihracatçılar üzerindeki etkilerini de değerlendirdi.
İhracatın ilk altı ayda yüzde 3,6 oranında arttığını ancak ilk çeyrekte büyümeye katkısının negatif olduğunu vurgulayan Olpak, NATO Zirvesi’nin Türkiye için yatırımcılar nezdinde olumlu bir izlenim bıraktığını söyledi.
Olpak, ticaret savaşları ve jeopolitik risklerin yarattığı belirsizliklere rağmen, iş dünyasının yılın ikinci yarısı ve geleceğe dair daha olumlu bir tutum içinde olduğunu ifade etti.
Faiz oranlarının yüksekliği ve finansmana erişim zorlukları arasında bir fark bulunduğuna dikkat çeken Olpak, bu iki konunun iş dünyası için ciddi sorun teşkil ettiğini belirtti.
Enflasyonla mücadele için atılan para politikası adımlarının, sanayi ve ihracatçıların rekabet gücünü olumsuz etkilememesi gerektiğini vurgulayan Olpak, makroekonomik istikrarın önemine değindi.
Türkiye’nin stratejik konumu, güçlü sanayi altyapısı ve geniş pazar erişimi sayesinde avantajlı bir konumda olduğunu belirten Olpak, bu avantajların daha güçlü yatırım hikayelerine dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Yapısal reformların sürdürülmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi gibi konuların yatırımcılar için önemli olduğuna dikkat çeken Olpak, rekabet gücünün artırılması için uzun vadeli stratejilere ihtiyaç olduğunu belirtti.
Uluslararası yatırımcılarla devlet kurumları arasında köprü görevi gördüklerini ifade eden Olpak, yatırım fırsatlarını uluslararası platformlarda anlattıklarını ve karşılıklı güveni artıracak mekanizmalar oluşturmaya katkı sağladıklarını söyledi.
Olpak, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin önemli bir hedef olduğunu belirterek, dijital ve yeşil ekonomi, savunma sanayisi ve enerji gibi alanlarda iş dünyasının aktif olduğunu ifade etti.
Teknoloji üreten ve uluslararası ortaklıklar kurabilen ülkelerin öne çıktığını belirten Olpak, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelle bu alanda daha güçlü bir konum elde edeceğine inandıklarını söyledi.
Olpak, KOBİ’lerin yapay zeka uygulamalarını iş süreçlerine entegre etmeleri gerektiğine dikkat çekerek, sektörlere özel yapay zeka uygulamalarının geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Küresel ticaret düzeninin korumacılık ve jeopolitik bloklaşmalar ekseninde yeniden şekillendiğini dile getiren Olpak, ABD-Çin arasındaki teknoloji savaşlarının küresel değer zincirlerini kökten değiştirdiğini belirtti.
AB'nin sanayi hamlesinden Türk ürünlerinin fayda sağlayabileceğini ifade eden Olpak, Türkiye’nin lojistik altyapı ve demir yolu ağlarıyla güvenilir ticaret koridoru sunduğunu söyledi.
ABD’nin uyguladığı yaptırımların kaldırılması ve savunma sanayisindeki gelişmelerin ticaret hedeflerini olumlu etkileyeceğini belirten Olpak, jeopolitik risklerin azalmasının Türkiye ekonomisini destekleyeceğini söyledi.
Olpak, belirsizliklerin iş dünyası için en büyük risk olduğunu belirterek, AB’nin yeni ticari engeller yaratması ve küresel ticaret savaşlarının risk unsuru olabileceğini ifade etti.
Yılın ikinci yarısında ihracat artışının süreceğini beklediklerini dile getiren Olpak, yabancı yatırımcı girişlerinin de artmasını öngördüklerini söyledi.
AB’nin ekonomik güvenlik stratejilerinin Türkiye için fırsatlar sunduğunu belirten Olpak, Türkiye’nin stratejik sektörlerde dönüşüm tasarladığını ifade etti.
Türkiye’nin AB ile olan ticari ve ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacmiyle sınırlı olmadığını, ortak rekabetçilik perspektifiyle de şekilleneceğini belirten Olpak, Türkiye’nin Avrupa için stratejik bir ortak olduğunu vurguladı.


Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol