AA muhabirine açıklama yapan Albayrak, hazır beton sektöründe 2.500 tesis ve 1.250 firmanın bulunduğunu, yaklaşık 50 bin kişiye istihdam sağlandığını ifade etti.
Albayrak, Türkiye'nin hazır beton kalitesinde önemli bir başarı yakaladığını belirterek, "Dünyadaki çimento üretiminde önemli bir konumdayız ve beton üretiminde Avrupa'da lideriz. 2026 yılının, 2025 yılına benzer şekilde geçeceğini düşünüyorum. Ekonomik büyümenin enflasyon oranıyla paralel ilerleyeceğini tahmin ediyorum. Bu yıl toplamda 140 milyon metreküp hazır beton döküleceğini öngörüyorum." dedi.
Albayrak, 2023-2025 döneminde Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası yeniden inşa çalışmalarının beton üretimini canlandırdığını hatırlatarak, "Deprem sonrasında Türkiye genelinde kentsel dönüşüm projeleri yoğunlaştı. Emlak Konut, TOKİ ve piyasa müteahhitlerinin bu alanda ciddi çalışmaları var. Bu sayede deprem bölgelerinde oluşabilecek üretim açığının kapanabileceğini düşünüyorum. Hazır beton üretimi yaklaşık 2025 seviyesinde olacaktır." ifadelerini kullandı. "En büyük zorluğumuz ham madde kaynaklarına erişim" diyerek, sektördeki en büyük sorunun "ham madde kaynaklarına erişim" olduğunu vurguladı.
Kısa süre önce katıldığı bir panelde beton üretim tesislerinin çevreye zarar verdiği yönündeki bir yoruma değinen Albayrak, şöyle devam etti:
"Oysa beton, zehirli bir ürün değildir. Bu üretim tesisleri olmasa yaşadığımız evlerde oturamazdık. Bu evler, köprüler, yapılar üretilemezdi. Yanlış bir algı var. Beton çevreyi çirkinleştirmez, çirkinleştiren şehir plancılığıdır. 100 katlı binalar yapıyorsanız bu şehir planlamacılarının sorumluluğundadır. Ancak bu anlamda fatura her zaman betona kesiliyor. (Ahşap, çelik veya taş yapıların daha uzun ömürlü olduğu ve beton binaların 25-50 yıl arasında ömürlerinin bulunduğu eleştirileri) Türkiye'de ahşap yapılaşmaya olanak sağlayacak orman miktarı yok. Türkiye'nin çelik üretimi inşaat sektörüne yetecek düzeyde değil. Modern bir inşaat sektöründe katlı yapıları hazır beton dışında bir malzemeden yapmanız çok zor. Tek katlı binalar zaten topraktan yapılsa da yıkılmaz. Bugün katlı yapı mecburiyeti var. Tek katlı beton ev yaparsanız onu da birkaç yüz yıl kullanırsınız."
Albayrak, hazır beton üretimindeki sürdürülebilirlik çalışmalarına değinerek, karbon emisyonunu azaltmak için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. "Hazır beton üreticilerimiz çok iyi disipline olmuş durumda" dedi.
Albayrak, Türkiye'deki hazır beton üreticilerinin yüksek disiplinli olduğunu belirterek, "Özellikle Türkiye Hazır Beton Birliği üyesi şirketler kalite açısından çok disiplinli. Kalite konusunda dünyanın hiçbir ülkesinden geride değiliz, dünya ile başa baş mücadele edebilen, hatta Avrupa'nın bile önünde bir kalite anlayışımız var." şeklinde konuştu.
Hazır betonun yarı mamul olduğunu, kalite süreçlerinin inşaata kadar kontrol edilebildiğini, ancak kalıba yerleştirilmesi ve sonrasında dahil olmadıklarını belirten Albayrak, kalıba iyi yerleştirilmemesi, kalıbın iyi olmaması ve yeterli vibrasyon uygulanmaması halinde dünyanın en iyi betonunun bile istenilen sonucu veremeyeceğini söyledi.
Albayrak, sektörün en büyük fırsatının "her yerde süren kentsel dönüşüm çalışmaları" ve "altyapı projeleri" olduğunu belirterek, "Sektör için en büyük tehdit nedir derseniz, sektörün hala ülkede bir zemine oturtulamamış olması, hala bürokratik engellerle karşı karşıya olması. Tehditlerden biri de ham madde tehdidi. Devletin en kaliteli taş ocaklarının işletilmesi türlü zorluklarla karşı karşıya bırakılıyor, engellenmeye çalışılıyor." dedi. "Şirketimi yapay zekayla buluşturmayı hedefliyorum" diyerek, Albayrak Beton'un yaklaşık 23 yıllık hazır beton deneyimi olan bir şirket olduğunu ve yılda 900 bin metreküp civarında üretim yaptıklarını söyledi.
Albayrak, "Yıllık üretim kapasitemize 8 saat üzerinden bakarsak 817 bin metreküp bir yıl. Tabii ki 8 saat üzerinden üretim yapmıyoruz. Bazen 24 saat üzerinden de üretim gerçekleştiriyoruz. Bunu esnetirseniz daha yüksek üretim hacimleri de elde edebilirsiniz." dedi.
Hazır beton tarafında 210, inşaat kısmında 90 olmak üzere toplam 300 kişiyi istihdam ettiklerini belirten Albayrak, 4 ayrı noktada 5 hazır beton tesisinin bulunduğunu, gelecek dönemde iki ayrı noktada daha hazır beton üretimi yapmayı planladıklarını, bunlardan birisinin Ümraniye, diğerinin ise Maltepe olabileceğini söyledi.
Albayrak, gelecek 5 yıllık dönemde fırsat olması halinde farklı şehirlere açılma planlarının bulunduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Benim, 'ne kadar çok satarak, ne kadar çok büyük betoncu olurum' diye bir hayalim yok. Şirketimi daha verimli hale nasıl getirebilirim? Bugün maliyetim bir birimde 1 ise bunu nasıl 0,70'e düşürebilirim? Bununla uğraşıp burada zirvede olmak isterim. Çok satarak çok para kazanılmıyor. Hazır beton sektörü yapay zeka ve dijitalleşme gibi alanlardan uzak görülebilir ama değil. Benim idealim şirketimi herkesten önce yapay zekayla, dijitalleşmeyle tanıştırıp bu anlamda iyi olmak, büyük olmak yani verimli olmak. Eğer metraj da yanında geliyorsa, sürdürülebilir olmak koşuluyla. Hedeflediğiniz metraj 3-5 yıl sürdürülebilir değilse yaptığınız yatırım çöp olur. Önce ortamın oluşması lazım. Ortam oluşursa biz miktarsal olarak da büyümeyi hedefleyebiliriz." "(Halka arza) yakınlaştığımızı düşünüyorum" diyerek, Albayrak Hazır Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak, şirketlerinin sektörde hizmet özelliğiyle öne çıktığını belirtti ve "Çalışanımıza, müşterimize saygı esasımız. Çünkü kalite yakalanabilir bir şeydir. Arzu eden herkes kaliteyi yakalayabilir ama hizmeti yakalamak, doğru ve zamanında hizmet vermek, insanları bıktırmadan iş yapmak bizim işimiz." şeklinde konuştu.
Şirketin halka arz sürecine değinen Albayrak, şu açıklamalarda bulundu:
"3 yıldan beri yürüttüğümüz bir halka arz sürecimiz var. Sonuna geldiğimizi düşünüyoruz. Her türlü hazırlıklarımızı bitirdik. Bundan sonrası Sermaye Piyasası Kurulu'nun takdiri. Yakınlaştığımızı hissediyorum. Genelde şirketler sermaye ihtiyaçlarından veya borçluluklarından dolayı böyle bir şey planlarlar ama bizim öyle değil. Şirketimizin finansal açıdan en güçlü olduğu, borçluluk olarak addedilebilecek bir borçluluğumuzun olmadığı bir zamanda halka arz planladık. Aile olarak şuna inanıyoruz: Bu şirketlerin kalıcı hale gelmesi gerekiyor. Biz bir aile şirketiyiz. 40 yıllık varız ama 40 yıl değil, niye 400 yıl var olmayalım? Bizim ikinci kuşağımız var, üçüncü kuşağımız olacak. 3 kardeşiz ama bundan sonra 12'ye çıkıyoruz. Bunların içerisinde birtakım anlaşmazlıklar olabilir. Şu ana kadar yok çok şükür. Ama olur ya, bu tarz uyuşmazlıklarda, anlaşmazlıklarda şirketi kimse kurban edemez."
Albayrak, halka arzdan gelecek gelirlerle şartların elverdiği ölçüde büyümeye devam edeceklerini ve sonrasında ihtiyaç olması halinde araç ve ekipman sayısını artırmayı planladıklarını sözlerine ekledi.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol