Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, küresel yük taşımacılığının yüzde 88'inin deniz yoluyla gerçekleştirildiğini ve Türkiye'nin dış ticaret taşımalarının tonaj bazında yüzde 85'inin deniz yoluyla yapıldığını ifade etti.
Uraloğlu, denizciliğin küresel ekonomi ve tedarik zincirlerinin vazgeçilmez bir taşıyıcısı olduğunu belirterek, "Bu küresel gerçek, ülkemizin denizcilik vizyonunun ve mavi vatana olan güçlü bağlılığımızın stratejik önemini vurgulamaktadır." dedi.
Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın, milletin "mavi vatan"a olan bağlılığının güçlü bir simgesi olduğunu dile getiren Uraloğlu, "Tarih boyunca kıtaların ve ticaret yollarının kesişim noktasında yer alan ülkemiz, uluslararası tedarik zincirleri ve ulaşım koridorlarının merkezindedir." ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, Türkiye'nin kuzey-güney ve doğu-batı koridorlarının önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, "Bu coğrafi ve jeostratejik üstünlük, Türkiye'siz bir küresel ticaret koridoru düşünülemeyeceğini göstermektedir." dedi. "Sadece krizleri değil, riskleri de yönetmeliyiz."
Uraloğlu, Hürmüz Boğazı çevresindeki kapanmaların, tek bir boğazın dünya enerji arzını ve tedarik zincirlerini nasıl etkileyebileceğini ortaya koyduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolundaki aksama, enerji güvenliğinden lojistik maliyetlerine kadar geniş etkilere neden olmaktadır. Bizler yalnızca krizleri değil, riskleri de yönetmek zorundayız. Bu, mevcut koridorları güçlendirip alternatifler oluşturarak ve ulaştırmanın diğer modlarıyla entegre bir yaklaşımla mümkün olabilir."
Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin Asya'dan Avrupa'ya uzanan en önemli güzergahlardan biri olan Orta Koridor'u, yüksek kapasiteli ve rekabetçi bir ticaret omurgasına dönüştürmek istediğini dile getirdi.
"Kalkınma Yolu Projesi" ile Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga kurmayı hedeflediklerini açıklayan Uraloğlu, şöyle konuştu:
"Kısa süre önce Suudi Arabistan ile Hicaz Demir Yolu'nu canlandıracak bir işbirliği mutabakatı imzaladık. Bu projeyle Hürmüz Boğazı'na alternatif bir ticaret rotası sunmayı planlıyoruz. Böylece Körfez'den Avrupa'ya ulaşacak yükler için yeni bir seçenek oluşacak ve ticaret akışları olası krizlerden daha az etkilenecektir."
Uraloğlu, Türkiye'nin coğrafi konumu, lojistik altyapısı ve enerji koridorlarındaki merkezi rolü ile küresel güvenliğin vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurguladı.
Denizcilik sektörünü daha da güçlendirerek küresel tedarik zincirlerine katkı sunmaya ve uluslararası işbirliğini derinleştirmeye kararlı olduklarını belirten Uraloğlu, "Denizler, tarih boyunca ticaretin yanı sıra bilgi, teknoloji ve kültürlerin ana taşıyıcısı olmuştur. Bugün de aynı gerçekle karşı karşıyayız, denizcilik geleceğin anahtarıdır." dedi.
Uraloğlu, güçlü filolar, modern limanlar ve akıllı lojistik sistemler kuran milletlerin geleceği şekillendireceğini belirterek, "Türkiye olarak, Kabotaj Kanunu'nun 100. yılında, denizcilik mirasımızı geleceğin vizyonuyla birleştirerek önde yer almayı hedefliyoruz. Kabotaj'ın ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı ile birleştireceğiz." dedi.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde denizcilik sektörünün son 24 yılda büyük bir büyüme dönemine girdiğini aktardı.
Türk deniz ticaret filosunun 1 Ocak itibarıyla 2 bin 234 gemi ve 51,8 milyon DWT kapasiteyle dünyanın en büyük filolarından biri olduğuna dikkat çeken Uraloğlu, "Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa gibi limanlarımız dünyanın en yoğun 100 limanı arasında yer alıyor." şeklinde konuştu.
Uraloğlu, gemi inşa sanayisinin de güçlü bir konumda olduğunu belirterek, "85 faal tersaneyle dünyada 7'nci sıradayız. Mega yat imalatında 2'nci sıradayız. Gemi geri dönüşümde ise dünyada 3'üncü, Avrupa'da lideriz. Bugüne kadar 51 ülke ile 65 denizcilik anlaşması imzaladık. Panama ile imzaladığımız anlaşma ile gemi insanlarımızın yeterlik belgelerinin tanındığı ülke sayısı 42'ye yükseldi." dedi.
Türk boğazlarının küresel ticaret ve enerji arzında kritik geçiş noktalarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, son 20 yılda boğazlardan geçen gemi sayısının 2 milyonu aştığını sözlerine ekledi.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol