Çeşme’de bu yıl ikincisi düzenlenen Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilen “Kültür Sofrası” etkinliğinde, ilçenin evlilik gelenekleri arasında yer alan nişan balığı ritüeli canlandırıldı. Çeşme Kalesi’nde düzenlenen etkinlikte, süslenen balığın kız evine götürülmesi ve iki ailenin aynı sofrada buluşması anlatıldı.

Nişan balığının hazırlanışından ortak sofraya
Çeşme Kültürel Miras Derneği Başkanı Ali Rıza İşipek ile Çeşme Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Yeşim Yüksel tarafından organize edilen mizansende, geleneğin farklı aşamaları katılımcılara aktarıldı. Canlandırmada, oğlan evinin özenle süslediği balığı kız evine götürmesi ve kız evinin şeker içi kurabiyesiyle karşılık vermesi de yer aldı.

Çeşme Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Yeşim Yüksel, çalışmanın amacını şu sözlerle anlattı:
Çeşme Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Çeşme Kültürel Miras Derneği olarak Kültür Yolu Festivali kapsamında hazırladığımız mizansende, nişan balığının süslenmesini, kız evine götürülmesini ve iki ailenin aynı sofrada buluşmasını canlandırıyoruz. Çeşme’nin denizcilik kültürüyle aile yaşamını buluşturan bu geleneği, taşıdığı bereket, dayanışma ve paylaşma duygusuyla yeniden görünür kılmayı amaçlıyoruz.
Geleneğin izleri sözlü tarih çalışmasıyla araştırıldı
Yüksel, Ege Üniversitesinden halk bilimci ve Türkolog Prof. Dr. Pınar Fedakâr ile öğrencilerinin Çeşme’de gerçekleştirdiği sözlü tarih çalışmasının ardından, nişan balığı geleneğinin gastronomi ve halk kültürü mirası olarak gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
Süslü balıkla başlayan aile buluşması
Nişan balığı geleneğinde oğlan evi, avladığı ya da temin ettiği iri bir balığı özenle süslüyor. Çipura, sinarit veya levrek gibi balıklar parlak kâğıtlar ve çeşitli motiflerle donatılırken üzerlerine gelin ve damadın baş harfleri işleniyor. Gelin gibi süslenen balık, tepsi içinde kız evine götürülüyor.
Kız evi ise balığı pişirerek oğlan evini yemeğe davet ediyor. Böylece iki aile aynı sofrada buluşuyor; bu buluşma, ailelerin kaynaşmasını ve aralarındaki bağların güçlenmesini sağlıyor.
Denizden gelen rızkın ve yeni yuvanın simgesi
Yüksel’in paylaştığı yerel anlatılara göre balık, denizden kazanılan rızkı, bereketi ve cömertliği temsil ediyor. Delikanlının kız evine sunduğu balık, “Bir yuva kurmaya, geçimimizi sağlamaya hazırım” mesajını taşıyor.
Kız evinin balığı pişirerek ortak sofrada sunması ise birlikteliğin kabulü ve ortak hayatın başlangıcı olarak yorumlanıyor. Gelenek, denizcilik kültürünü aile yaşamıyla bir araya getirirken paylaşma ve dayanışma değerlerini de yaşatıyor.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol