Papa 14. Leo, Afrika'dan Avrupa'ya göç eden birçok düzensiz göçmenin ilk durağı olan İtalya'nın Lampedusa Adası'nda göçmenlerle buluştuktan sonra Roma'ya döndü ve ardından ABD'nin Vatikan Büyükelçisi Brian Burch'ün konuğu oldu.
İtalyan basınında "sürpriz" olarak tanımlanan bu akşam yemeği, Vatikan Basın Ofisi tarafından geç saatlerde doğrulandı.
Vatikan Basın Ofisi, Papa'nın bu ziyaretinin ABD'nin 250. bağımsızlık yılı kutlaması vesilesiyle gerçekleştiğini açıkladı. Dünya çapında ahlaki netlik ve cesarete duyulan ihtiyaç konuları görüşüldü. ABD'nin Vatikan Büyükelçisi Burch de sosyal medya platformu X'te, Papa 14. Leo'nun ABD'li olduğuna dikkat çekerek, "Bu özel günü, bir Amerikalı hemşehrim ve Roma Piskoposu ile kutlamaktan büyük onur duyuyorum." dedi.
ABD'nin Vatikan Büyükelçiliği de sosyal medya üzerinden, "Büyükelçi Burch ve Papa, Başkan Trump'ın cesur liderliğini ve ABD'nin barış, din özgürlüğü ve dünya çapında ahlaki netlik ve cesarete duyulan ihtiyaç konularındaki çabalarını görüştü." ifadelerini paylaştı.
Papa'nın ABD Büyükelçisi'ne konuk olması, özellikle Papa 14. Leo ile Trump arasında son dönemde yaşanan gerginlikler nedeniyle dikkat çekti. İtalyan basınında, Papa'nın bu ziyaretinin, ABD yönetimine bir dostluk ve iyi niyet mesajı vermek amacı taşıdığı yorumları yapıldı.
La Repubblica gazetesinde, "Bu ziyaret, Chicago doğumlu Papa'nın, son aylarda yaşanan gerginlikleri dengelemek amacıyla ABD yönetimine yönelik bir dostluk ve iyi niyet mesajı vermek istediğini gösteriyor." değerlendirmesi yapıldı.
Aynı haberde, Papa'nın ABD yönetimiyle göç politikaları konusunda görüş ayrılıkları yaşadığı ve Lampedusa'ya yaptığı ziyaretin Trump yönetimine dolaylı bir mesaj olarak yorumlandığı ifade edildi. Papa ve Trump arasındaki ilişki, İran Savaşı sırasında gerilmişti.
8 Mayıs 2025'te Papa seçilen Robert Francis Prevost, "14. Leo" ismini alarak tarihteki ilk ABD'li Papa olmuştu.
Papa 14. Leo, göreve geldikten sonra göç konusunda hassasiyet gösteren mesajlar verdi ve ABD'de benzer düşünen bazı isimleri Katolik Kilisesi'nde önemli pozisyonlara getirdi.
Trump ile Papa arasındaki gerilim, esasen ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı savaş sırasında ortaya çıktı.
Papa 14. Leo, İran'da savaş devam ederken "savaşın son bulması" çağrısında bulundu ve 7 Nisan'da Trump'ın "İran'da bir medeniyet yok olacak" tehdidini "kabul edilemez" olarak niteledi.
ABD Başkanı ise 12 Nisan'da Papa 14. Leo için "dış politikada zayıf ve berbat" yorumunu yaptı.
Papa da 13 Nisan'da Trump'a yanıt vererek, korkmadığını ve "Savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim." dediğini belirtti.
ABD Başkanı, 5 Mayıs'ta bir radyoya verdiği demeçte, Papa'yı "birçok Katolik'i tehlikeye atmakla" suçlayarak ve Papa'nın "İran'ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşündüğünü" iddia ederek tartışmayı yeniden alevlendirdi.
Papa da Trump'ın adını anmadan, "Kilisenin görevi, İncil ve barış hakkında konuşmaktır." yanıtını verdi.
ABD yönetimi, Vatikan ile gerilen ilişkileri yumuşatmak için 7 Mayıs'ta Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu Roma'ya gönderdi. ABD tarafı, Papa-Rubio görüşmesinin "dostça ve yapıcı havada geçtiğini" basına yansıttı.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol