Bianlik
Son Gelişmeler
GRAM ALTIN6.389,61
DOLAR49,7612
EURO55,8942
STERLİN66,6659
BIST 10011.116,99
BITCOIN$79.634
GRAM GÜMÜŞ86,29
BRENT$116,93

Lahey'den Ankara'ya: İttifak'ın Yeni Yol Haritasında Uygulama Dönemi

Armağan Türkdoğan•8 dk okuma•34
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

NATO'nun Lahey Zirvesi'nde alınan kararların ilk kez uygulamaya geçirileceği Ankara Zirvesi, Soğuk Savaş sonrası önemli bir dönüm noktası olacak.

Lahey'den Ankara'ya: İttifak'ın Yeni Yol Haritasında Uygulama Dönemi

Anadolu Ajansı'nın (AA) "Brüksel'den NATO Ankara Zirvesi'ne" başlıklı haber dosyasının ikinci bölümünde, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek ve Lahey'de alınan tarihi kararların uygulanmasının görüşüleceği zirvenin gündem maddeleri ele alındı.

Türkiye, 22 yıl aradan sonra NATO liderlerini ağırlamaya hazırlanıyor ve bu, ülke için tarihsel bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Liderlerin masasında, Lahey Zirvesi'nde alınan kararların hayata geçirilmesi, savunma harcamalarının artırılması, NATO Kuvvet Modeli'nin uygulanması, savunma sanayisinin üretim kapasitesinin güçlendirilmesi, Avrupa'nın yeni sorumlulukları ve Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi gibi birçok önemli konu bulunuyor.

DOSYA: Brüksel’den NATO Ankara Zirvesi’ne

Türkiye, güçlenen NATO içinde kilit bir müttefik olarak rolünü sürdürüyor.

Ankara Zirvesi, gündemiyle 2004 İstanbul Zirvesi ile kurduğu tarihsel bağ nedeniyle de dikkat çekiyor.

İstanbul Zirvesi, NATO'nun klasik kolektif savunma anlayışından çıkarak, Afganistan ve Irak gibi kriz yönetimi ve alan dışı operasyonları merkeze alan yeni güvenlik yaklaşımını benimsediği bir toplantı olmuştu. Afganistan'daki misyonun genişletilmesi, Irak güvenlik güçlerine eğitim desteği verilmesi ve İstanbul İşbirliği Girişimi'nin başlatılması, daha sonra "NATO 2.0" olarak anılacak bu dönüşümün simgeleriydi.

Geçen 22 yılın ardından kökten değişen güvenlik ortamı, NATO'yu "3.0" olarak tanımlanan yeni bir güvenlik anlayışına yönlendirdi ve bu anlayış Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak zirvede somutlaşacak.

Bu dönüşümün arkasında, son yıllarda İttifak'ın tehdit algısını yeniden şekillendiren gelişmeler bulunuyor. Lahey sürecine giden yolda, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaş, Çin'in artan askeri kapasitesi, hibrit tehditler, siber saldırılar, kritik altyapıya yönelik riskler ve Orta Doğu'daki istikrarsızlık, NATO'nun önceliklerini yeniden tanımladı.

Bu sürece, ABD'nin Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlenmesini isteyen yaklaşımı da eklendiğinde, İttifak yeni bir stratejik dönüşüm sürecine girdi.

Bu dönüşümün en önemli itici gücü ise ABD Başkanı Donald Trump'ın yıllardır dile getirdiği "külfet paylaşımı" talebi oldu.

İlk başkanlık döneminden itibaren Avrupalı müttefiklerin savunmaya yeterince kaynak ayırmadığını savunan Trump, Beyaz Saray'a dönüşüyle NATO'nun geleceğini Avrupa'nın daha fazla yük üstlenmesine bağladı.

Washington'ın talebi sadece savunma harcamalarının artırılması değil, Avrupa'nın kendi güvenliğinde daha fazla sorumluluk alması ve ABD'nin kaynaklarını Asya-Pasifik gibi diğer stratejik önceliklere yönlendirebilmesiydi.

Bu yaklaşım, geçen yıl 24-25 Haziran'daki Lahey Zirvesi'nde İttifak'ın yeni yol haritasına dönüştü.

Müttefikler, 2014 Galler Zirvesi'nden bu yana uygulanan gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 2'si hedefini geride bırakarak, 2035'e kadar savunma ve güvenlik harcamalarının GSYH'nin yüzde 5'ine çıkarılması konusunda uzlaştı.

Yeni model uyarınca harcamaların yüzde 3,5'i doğrudan askeri kabiliyetlere, silah sistemlerine, mühimmata, kuvvet hazırlığına ve eğitime ayrılırken, kalan yüzde 1,5'in kritik altyapı, askeri hareketlilik, siber güvenlik, dayanıklılık ve benzeri güvenlik yatırımlarına yönlendirilmesi kararlaştırıldı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin geliştirdiği bu formül, Trump yönetiminin talep ettiği yüzde 5 hedefine Avrupalı müttefiklerin mali gerçekleri arasında denge kurmayı amaçladı. Böylece yıllardır yalnızca klasik askeri harcamaların hesaplandığı sistem genişletilirken, güvenliği destekleyen yatırımlar da ilk kez hedefin parçası haline getirildi. Lahey'deki taahhütler, Ankara'da uygulamaya dönüşecek. Lahey Zirvesi'nde alınan kararlar kadar bunların nasıl uygulanacağı da önem taşıyor. 7-8 Temmuz'da Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak Ankara Zirvesi'nin tarihi niteliği de burada ortaya çıkıyor.

Ankara'da yeni hedefler açıklanmayacak, geçen yıl üzerinde uzlaşılan hedeflerin hangi takvim ve hangi kabiliyetlerle hayata geçirileceği ele alınacak.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, toplantının mahiyetini "Ankara Zirvesi'ne gelecekte dönüp bakıldığında, insanların bunun verilen taahhütlerin hayata geçirildiği bir zirve olduğunu söylemesini umuyorum. Lahey'de sözleri verdik, Ankara Zirvesi de uygulama zirvesi olmalı." sözleriyle özetledi.

Liderler, Lahey'de üzerinde uzlaşılan savunma harcaması hedeflerinde kaydedilen ilerlemeyi değerlendirecek ve bu kaynakların somut askeri kabiliyetlere nasıl dönüştürüleceği üzerinde fikir alışverişinde bulunacak.

ABD'nin Avrupa'ya sunduğu askeri kabiliyetleri azaltma kararının ardından, kriz anında hangi kuvvetlerin ne kadar sürede harekete geçirileceğini belirleyen NATO Kuvvet Modeli'nde gelinen nokta ile Avrupa'nın devralacağı yeni görevler de liderlerin masasında yer alacak.

Diğer bir gündem maddesini "NATO 3.0" olarak tanımlanan "daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa" anlayışı doğrultusunda savunma sanayisinin üretim kapasitesinin artırılması teşkil ediyor.

Lahey'de alınan kararların ardından müttefikler, artan savunma bütçelerini ihtiyaç duyulan silah, mühimmat ve yeni teknolojilere dönüştürebilecek üretim kapasitesini oluşturmayı hedefliyor.

Bu kapsamda zirvenin ilk gününde geniş katılımlı "NATO Savunma Sanayi Forumu" düzenlenecek. Müttefik hükümetler ile savunma şirketleri bir araya gelirken, NATO'nun ihtiyaç duyduğu üretim kapasitesini artırmaya yönelik anlaşmalar, niyet beyanları ve büyük ölçekli savunma sözleşmelerinin açıklanması bekleniyor.

NATO yetkilileri, hem Avrupa'da hem de ABD'de üretim ve teslimat sürelerinin halen ihtiyacın gerisinde kaldığına dikkati çekerken, yaklaşık 3 bin savunma sanayisi şirketi ve tecrübesiyle Türkiye'nin bu dönüşümde önemli rol üstlenmesi bekleniyor.

Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi de gündem başlıkları arasında öne çıkıyor.

Zirveye Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de katılması beklenirken, müttefiklerin Kiev'e siyasi ve askeri desteği sürdürme yönündeki kararlılıklarını yinelemesi öngörülüyor. Liderler, Ukrayna'nın savunma ihtiyaçları, uzun vadeli destek mekanizmaları ve Avrupa'nın bu süreçte üstleneceği daha büyük rolü de değerlendirecek.

Avrupa'nın tümünde hava ve füze savunmasının güçlendirilmesi ve NATO'nun doğu kanadındaki caydırıcılık faaliyetleri de zirvenin başlıkları arasında yer alacak.

Ankara Zirvesi'ne 32 NATO müttefikinin liderlerinin yanı sıra Asya-Pasifik ortakları Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda ile Körfez bölgesindeki ortak ülkelerin temsilcilerinin de katılması bekleniyor. Zirve marjında bu ortaklarla da güvenlik ve savunma işbirliği başlıklarında temaslar gerçekleştirilecek.

Zirveye katılması beklenen ABD Başkanı Donald Trump'ın, ikinci başkanlık dönemindeki ilk Türkiye ziyaretini Ankara Zirvesi vesilesiyle gerçekleştirecek olması da toplantıya ayrı bir diplomatik önem kazandırıyor. Türkiye'nin öncelikli gündem başlıklarıTürkiye'nin öncelikleri arasında İran, Körfez ve Filistin'deki gelişmeler ile Orta Doğu'daki güvenlik ortamı da yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Haziran'da NATO Parlamenter Zirvesi'nde yaptığı konuşmada İttifak'ın güvenliğe "360 derece yaklaşımı" doğrultusunda bu başlıkların kapsamlı şekilde değerlendirileceğini belirterek, ABD ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözüme dönüşmesi için Pakistan ve Katar başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerle birlikte katkı sunmayı sürdüreceklerini ifade etmişti.

Ankara'nın, müttefik ülkelerin Türkiye'ye yönelik savunma sanayisi ihracat kısıtlamalarının kaldırılması yönündeki beklentisini gündeme taşıması öngörülüyor. Türkiye'nin ayrıca Avrupa güvenlik mimarisinde daha etkin rol üstlenme, NATO ile Avrupa güvenlik yapıları arasındaki işbirliğinde konumunu güçlendirme ve terörle mücadelede müttefiklerden daha somut destek sağlanmasına yönelik beklentilerini dile getirmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı konuşmasında "Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken savunma sanayisi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor." ifadelerini kullanmıştı.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Lahey'den Ankara'ya: İttifak'ın Yeni Yol Haritasında Uygulama Dönemi
Lahey'den Ankara'ya: İttifak'ın Yeni Yol Haritasında Uygulama Dönemi