Kuruluşundan bu yana Filistin topraklarında yaşayan halka karşı etnik temizlik planları geliştiren ve uygulayan İsrail, Gazze'deki çatışmaların yanı sıra Batı Şeria'da da benzer adımlar attı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon, aşırı sağın öne çıkan isimlerinden Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi isimlerin önemli pozisyonlarda bulunduğu hükümet, İsrail tarihinin en aşırı sağcı hükümeti olarak tanımlanıyor.
Filistinlilere yönelik etnik temizliği açıkça ifade etmekten çekinmeyen bu hükümet, İsrail toplumundaki radikalleşmenin artmasıyla işgal altındaki topraklarda yeni planlar geliştirdi ve mevcut planları hızlandırdı.
Gazze'deki çatışmalar 1000. gününe yaklaşırken İsrail, bölgedeki durumu daha da kötüleştirdi.
Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'in kontrolündeki hapishanelerde Filistinli esirlere yönelik kötü muamele politika haline gelirken, Filistinlileri hedef alan idam yasası İsrail Meclisi'nde kabul edildi.
İnsan Hakları İçin Doktorlar Proje Koordinatörü Oneg Ben Dror, AA'ya yaptığı açıklamada, İsrail hapishanelerindeki insanlık dışı uygulamalara dikkat çekti.
Ben Dror, hapishanelerin Filistinlilere yönelik etnik temizlik mekanizmasına dönüştüğünü belirterek "Buralar, Filistinlilerin aç bırakıldığı, saldırıya uğradığı, tıbbi bakımdan mahrum bırakıldığı işkence kampları haline geldi." dedi.
İsrail'in Gazze'den alıkoyduğu Filistinlilere yönelik "zorla kaybetme" politikası izlediğini belirten Ben Dror, İsrail'in elinde bulunan Filistinli esirleri inkâr ettiğini söyledi.
"İsrail rejimi soykırımcı bir rejim. Batı Şeria'daki tutuklamalar da çarpıcı biçimde arttı." dedi.
Gazze'deki yıkımın maliyetinin en az 80 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor.
Ben-Gvir'in, hapishanelerdeki Filistinlilerin hayatını zorlaştırmayı amaçladığını belirten Ben Dror, İsrail toplumunda radikalleşmenin artışıyla bu amacına ulaşabileceğini ifade etti.
Ben Dror, "İşkence daha önce de vardı. Şimdi ise daha fazla destek buluyor. Hapishanelerdeki Filistinli tutukluları aşağıladıklarını göstermek için televizyon kanallarını getiriyorlar." dedi.
Hapishanelerde cinsel saldırıların da işkence yöntemi olarak kullanıldığına dikkat çeken Ben Dror, "Bu durum gözaltı merkezlerinde de bir politika olarak uygulanıyor." diye konuştu.
Gazze'de ölen çocuk sayısının 21 bin 500'ü aştığı bildirildi.
Ekim 2023 sonrasında Batı Şeria'da 103 yeni yasa dışı yerleşim onaylandı, 200'den fazla kaçak yerleşim kuruldu.
İsrail ordusu ve onun korumasındaki yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları artarken, Tel Aviv yönetimi Batı Şeria'da ilhaka yönelik yasalar geçirdi.
Peace Now hareketinden Hagit Ofran, İsrail'in Batı Şeria'da yeni inşaatları serbest bırakma kararı aldığını ve bu süreçte 103 yeni yasa dışı yerleşimin onaylandığını aktardı.
Ofran, İsrail'in E1 projesindeki ısrarını açıklayarak "Amaç, Filistinlilerin bağımsız bir yapıyı geliştirmesini engellemek." ifadelerini kullandı.
İsrail'in Filistinlileri ekonomik açıdan çökertmeyi amaçlayan adımlar attığını belirten Ofran, vergilerin teslim edilmemesi nedeniyle sektörlerin durma noktasına geldiğini söyledi.
Filistinlilerin hareket özgürlüğünün kısıtlandığını ifade eden Ofran, şiddetli saldırıların Tel Aviv yönetimi tarafından organize edildiğini belirtti.
İsrailli aktivist Maoz Inon, "Politika etnik temizliğe dönüştü." dedi.
Inon, "Yıllarca bir sonraki savaşın güvenlik getireceği yalanıyla yaşadım." diyerek uluslararası baskının İsrail'i durdurması gerektiğini vurguladı.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol