Michael Lynk, İsrail'in Gazze'de Ekim 2023'te başlattığı olayların 1000. gününe ilişkin değerlendirmesinde, insani ve siyasi boyutlara dikkat çekti. Bu durumu, Lübnan, Katar ve İran'a kadar uzanan bir hesap sorulmazlık alanı olarak tanımladı.
Gazze'deki durumu "ikinci bir Nekbe" olarak ifade eden Lynk, Filistin Sağlık Bakanlığının verilerine göre 72 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini belirtti. Bu sayının ihtiyatlı bir tahmin olduğunu ve gerçek rakamların daha yüksek olabileceğini vurguladı.
Lynk, sivil altyapının tamamen tahrip edilmesini "Gazze'yi yaşanmaz hale getirmek için tasarlanmış" bir yıkım olarak değerlendirdi. İsrail'in artık Filistinlilerin kendi topraklarında yaşama hakkını bile reddetmeye başladığını söyledi.
İsrail'de artan faşizan eğilimlerin bu tabloyla birlikte geliştiğini ifade eden Lynk, Filistinlilerin sürgün edilmesini savunan kişilerin kilit hükümet pozisyonlarında bulunduğunu belirtti. Batılı devletlerin eleştirilerinin yetersiz kaldığını ve İsrail'in hedeflerini durduramadığını söyledi.
Gazze'deki durumu sona erdirebilecek olanların bunu yapmadığını vurgulayan Lynk, "Bu, Küresel Kuzey'in siyasi liderliği arasında açık bir tercihtir." dedi.
İsrail'in ticaretinin yüzde 70'ini Avrupa ve ABD ile gerçekleştirdiğini hatırlatan Lynk, bu ülkelere bağımlı olduğunu ve buna rağmen ciddi bir bedel ödemeden devam ettiğini belirtti.
Bölgedeki hesap sorulmazlığın, Katar ve Lübnan'daki Hamas liderlerinden İran'a kadar uzandığını ifade eden Lynk, uluslararası hukuka uygun bir tepki verilseydi İsrail'in saldırılarını durdurmak zorunda kalacağını söyledi.
Lübnan'ın güneyinde bir milyondan fazla kişinin yaşadığı bölgelerin İsrail tarafından boşaltıldığını ve anlaşmaların Lübnan'a dayatıldığını belirtti. Bu anlaşmaların Lübnan için yükümlülükler getirdiğini ancak İsrail'e benzer yükümlülükler getirmediğini vurguladı.
Lynk, Avrupa'nın İsrail'i sınırlama konusundaki isteksizliğine dikkat çekti. ABD, Avrupa ve Arap devletlerinin bu konuda harekete geçmediğini söyledi.
Avrupa'nın diplomatik ilişkileri kesmek gibi adımlar atmaktan çekindiğini belirtti. ABD'deki İsrail yanlısı grupların etkisini vurguladı.
Lynk, son bin günün, İsrail'e karşı toplumsal bir tepki doğurduğunu ifade etti. AIPAC'ın ABD'de savunma pozisyonuna geçtiğini belirtti.
Gelecek dönemin olumlu gelişmesinin dünya genelindeki protestolar olduğunu vurguladı. Uluslararası hukuk bilincinin arttığını söyledi.
Lynk, "Adaletin hizmetindeki hukuk mücadelesi sürüyor ve umarım artık kazanan taraf oluyor." dedi.
Uluslararası Ceza Mahkemesinin, İsrailli liderlere yönelik yaptırımlar uygulaması gerektiğini belirtti. Güney Afrika'nın açtığı davanın desteklenmesi gerektiğini söyledi.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol