İsviçre Buzul İzleme Ağı (GLAMOS) Direktörü Matthias Huss, İsviçre'deki sıcak hava dalgası ve Alpler'deki buzulların erimesi konusunda açıklamalarda bulundu.
Avrupa'da yoğun bir sıcak hava dalgasının etkili olduğunu belirten Huss, "Uzun vadeli birçok rekor kırıldı ve bu durum oldukça uzun sürüyor. Bilim, bu kadar yoğun ve uzun süreli sıcak hava dalgalarının insan kaynaklı iklim değişikliği olmadan mümkün olmadığını gösteriyor. Gelecek senaryoları da bu tür hava olaylarının daha sık yaşanacağını öngörüyor." dedi.
Huss, böyle bir sıcak hava dalgasının genellikle temmuz veya ağustos aylarında beklendiğini ancak bu yıl biraz erken başladığını ifade etti.
"Normalde temmuz ve ağustos Avrupa'nın en sıcak ayları olurdu, ancak son yıllarda sıcak dönemlerin haziran hatta mayısta başladığını daha fazla görüyoruz. Bu, sıcak yaz döneminin uzadığını gösteriyor." diyen Huss, bu uzun sıcak dönemlerin olumsuz etkilerinin arttığını belirtti.
Huss, sıcak hava dalgalarının yeni bir olgu olmadığını, ancak iklim değişikliğinin her şeyi yeni bir seviyeye taşıdığını vurguladı.
Ortalama sıcaklıkların daha yüksek seviyelerde seyrettiğini ve yeni rekorların kaydedildiğini belirten Huss, iklim değişikliğinin yanı sıra güneşin yer yüzeyine daha doğrudan etki etmesi gibi faktörlerin yüksek sıcaklıklara neden olduğunu söyledi.
Sıcaklıklar nedeniyle İsviçre Alpleri'ndeki buzulların daha hızlı eridiğini belirten Huss, buzulların donmuş kar ve buzdan oluştuğunu ve sıcak olduğunda daha hızlı eridiklerini açıkladı.
Huss, "Şu anda Alplerde benzeri görülmemiş erime oranları yaşıyoruz. Son günlerde buzulların olduğu bölgedeyim ve buzun kalınlığının ne kadar hızlı azaldığını görmek gerçekten etkileyici. İsviçre'deki buzullar, buz ve kar kaybıyla gece gündüz her altı saniyede bir olimpik yüzme havuzunu doldurabiliyor." dedi.
İsviçre Alpleri'ndeki buzullar, son sıcak hava dalgasından önce dahi kötü durumdaydı; kar yağışının az olduğu bir kış mevsimi geçirdiklerini söyledi.
Huss, "Mayısta ilk sıcak hava dalgasını yaşadık. Şimdi bu sıcak hava dalgası, zaten kötü olan bir duruma ekleniyor. Şu anda sürdürülemez kütle kaybı başladı ve bu mevsim için gerçekten erken. Bugünden yaz sonuna kadar geçen her gün, yüzyıllar veya on yıllar önce oluşmuş buzulları yok edecek." ifadelerini kullandı.
Alplerdeki buzul kaybının ciddi bir endişe kaynağı olduğunu vurgulayan Huss, aşırı buzul kayıplarının yaşanacağı bir yıl daha beklendiğini belirtti.
Huss, ellerinde ne kadar buzul kaybedileceğine dair kesin veri olmadığını ifade etti.
Alplerdeki buzul kayıplarına dair uzun vadeli senaryoları değiştirmediklerini belirten Huss, mevcut politikalarla küresel düzeyde 2,7 derecelik bir ısınma beklendiğini ve bunun Avrupa'da daha fazla olacağını söyledi.
Huss, "Avrupa'da küresel ortalamadan daha güçlü bir ısınma var. Bu, Alp buzullarının (2100'e kadar) yüzde 90'ının kaybına yol açacak. Ancak küresel çapta koordineli bir çabayla 2050'ye kadar karbondioksit emisyonlarını sıfıra indirmeyi başarabilirsek Alpler'deki buzulların yaklaşık yüzde 25'ini kurtarabiliriz." dedi.
Huss, Alpler'deki buzul erimelerinin ve daha az kar yağışının İsviçre gibi ülkelerde kayak gibi kış sporlarını da etkileyeceğini, ileride kayak yapmanın belki imkansız olmasa da sadece daha yüksek rakımlı bölgelerdeki kayak merkezlerinin açık kalabileceğini ifade etti.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol