Israel Hayom gazetesinin haberine göre, Batı Şeria'daki "yerleşimci hareketler" tarafından hazırlanan planın, bölgenin haritasını köklü bir şekilde değiştirmeyi hedeflediği belirtildi.
"Yerleşim Çiftlikleri Birliği" ve "Habita (Vatan) Forumu" adlı hareketler tarafından hazırlanan planın, "emir günü" ya da "uygulama günü" denilen bir günde Batı Şeria'daki yaklaşık 100 stratejik noktaya güç konuşlandırılmasını öngören mekanizmayı açıkladığı ifade edildi.
Bu stratejik noktaların, Oslo Anlaşması'na göre idari ve güvenlik olarak Filistin yönetimi kontrolündeki A Bölgesi'nde bulunduğu aktarıldı.
İsrail hükümetinden bakanlara ve Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yakın kişilere sunulan planın, büyük Filistin şehirlerini kapsadığı iddia edildi.
Filistin Kurtuluş Örgütü'ne bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Mueyyed Şaban, planın İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak sürecinde tehlikeli bir dönüşüm olduğunu değerlendirdi.
Şaban, "yerleşimci hareketler" tarafından yürütülen planın Filistin coğrafyasını aşındırmayı ve uluslararası anlaşmaları anlamsız hale getirmeyi amaçlayan bir yerleşim planında niteliksel bir değişim olduğunu belirtti. Bu planın, marjinal gruplar tarafından başlatılan bağımsız bir hareket olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine İsrail'de özellikle Filistin topraklarının ilhakını benimseyen sağcı hükümetler gölgesinde yaşanan değişimlerin bir parçası olduğunu ifade etti.
Mueyyed Şaban, İsrail hükümetinin, Filistin topraklarının parçalanması, şehirlerin ve köylerin izole edilmesi, coğrafi ve siyasi olarak ayrı bölgelere dönüştürülmesi yoluyla Filistin ulusal varlığının temellerini hedef aldığını kaydetti.
Şaban, planın tehlikesinin coğrafi boyutların da ötesine geçtiğini ve "lobi faaliyetlerinden karar alma sürecine intikal eden yerleşimci örgütlerin" İsrail yönetimi içindeki artan etkisini yansıttığını dile getirdi.
Filistinli yetkili Şaban, "yerleşim taleplerinin" resmi düzeyde himaye edilerek uygulanabilir planlara dönüşmesinin, yerleşim projesinin İsrail devlet kurumlarına entegrasyonunu yansıttığını ve bunun yasadışı yerleşimlerin ve Batı Şeria'daki stratejik alanların kontrolünü ele geçirme girişimlerinin artmasına yol açtığını belirtti.
1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması'na göre Batı Şeria, tamamen Filistin yönetimindeki "A Bölgesi", Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenlik kontrolündeki "B Bölgesi" ile tamamen İsrail kontrolündeki "C Bölgesi" olmak üzere üç bölgeye ayrılıyor. "C Bölgesi", Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 61’ini kapsıyor.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol