Valdis Dombrovskis, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'nde (TÜSİAD) düzenlenen basın toplantısında, mevcut ekonomik görünüm ve jeopolitik gelişmeler ışığında ekonomilerin gücü, dayanıklılığı ve rekabetçiliğini artıracak politika adımlarını değerlendirdiklerini ifade etti.
AB'nin rekabetçilik gündeminin de ele alındığını belirten Dombrovskis, sadeleştirme ve bürokrasinin azaltılmasının Birlik için öncelikli konular arasında yer aldığını vurguladı.
Dombrovskis, Türk hükümetinin ekonomik reformlarının ve dezenflasyon sürecinin Türkiye ekonomisinin dirençliliği açısından önemli olduğunu belirterek, AB ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğini derinleştirmeye yönelik somut adımların da görüşmelerde ele alındığını söyledi.
Türkiye'nin Tek Avrupa Ödeme Alanı'na (SEPA) katılım başvurusunun memnuniyetle karşılandığını ifade eden Dombrovskis, Gümrük Birliği'nin AB ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin temelini oluşturduğunu belirtti.
Dombrovskis, "Gümrük Birliği'nin modernizasyonu için Avrupa Komisyonu'nun müzakerelere başlayabilmesi adına AB üyesi ülkelerden yetki alması gerekiyor." dedi.
Bu yetkilendirmenin üye ülkelerin oy birliğiyle alınması gerektiğini dile getiren Dombrovskis, komisyonun talep ettiği yetkinin henüz verilmediğini ifade etti.
Dombrovskis, Gümrük Birliği'nin yasal çerçevesinin en son 1997 yılında güncellendiğini hatırlatarak, "O tarihten bu yana dünya önemli ölçüde değişti. Bu gelişmelere ayak uydurabilmek için teknik güncellemelerin yapılması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Mevcut çalışmaların kapsamlı bir Gümrük Birliği modernizasyonu yerine, daha sınırlı ve hedef odaklı teknik güncellemeleri içerdiğini belirten Dombrovskis, bazı mevzuatın değişen koşullara göre gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Dombrovskis, Türk ürünlerinin sanayi hızlandırıcı kapsamındaki faaliyetleri, kamu destekleri ve kamu ihalelerine erişim konularının görüşmelerde ele alındığını belirtti ve kamu alımlarında karşılıklılık ilkesinin önemini vurguladı.
Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyaloğu (HLED), 29 Kasım 2015'te düzenlenen AB-Türkiye Zirvesi'nde ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi amacıyla başlatıldı.
İki bölümden oluşan diyalog mekanizmasının bakanlar düzeyindeki toplantılarında, Türkiye ve AB ekonomilerinin görünümü ile ekonomik reformlar ele alınırken, iş zirvesi bölümünde ticaret ve yatırımların geliştirilmesine yönelik değerlendirmeler yapılıyor.
Avrupa merkezli uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri de toplantılara katılıyor. Son toplantı Nisan 2025'te düzenlendi ve bu süreç, Kasım 2023 Ortak Bildirisi kapsamında ilişkilerin yeniden canlandırılması yönünde önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı, yatırımcısı ve mali destek sağlayıcısı konumunda bulunuyor. İki taraf arasındaki ekonomik entegrasyonun temelini 1996'dan bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği oluşturuyor.
2025 itibarıyla Türkiye'nin ihracatının yüzde 42,8'i AB ülkelerine yapılırken, ithalatının yüzde 31,7'si AB'den gerçekleştirildi. Toplam ticaret hacmi 218 milyar avroya ulaşarak rekor seviyeye çıktı.
Yatırım tarafında da AB, Türkiye'nin en önemli ortağı olmaya devam ediyor. 2025 yılında AB ülkelerinden Türkiye'ye 5,34 milyar avro doğrudan yatırım yapıldı ve AB kaynaklı yatırımların toplam yabancı yatırımlar içindeki payı yüzde 66'ya yükseldi.
Türkiye'nin yurt dışındaki doğrudan yatırımlarının yarısı da AB ülkelerine yöneldi. Türk şirketleri birçok sektörde Avrupa tedarik zincirlerine entegre şekilde faaliyet gösteriyor.
Avrupa Yatırım Bankası (EIB), Türkiye'deki faaliyetlerini 200 milyon avroluk iki finansman anlaşmasıyla yeniden başlattı. Bu kaynaklar, karbon emisyonlarının azaltılması ve yeşil istihdamın desteklenmesi amacıyla kullanılacak.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ise 2025 yılında Türkiye'de 54 projeye toplam 2,7 milyar avro yatırım yaptı. Bu yatırımlar, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir altyapı projelerine yönlendirildi.
Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası da uygun fiyatlı konut, sağlık, eğitim ve KOBİ destekleri gibi alanlarda finansal yardım sağlamayı sürdürmektedir.
AB'nin 2022'de oluşturduğu Türkiye Yatırım Platformu kapsamında, 317 milyon avroluk garanti desteğiyle 2027 sonuna kadar 2,4 milyar avroluk yatırım hedefleniyor.
Platform, karbonsuzlaşma, sürdürülebilir altyapı ve dijitalleşme projelerini desteklerken, temiz enerji ve yeşil finansman gibi alanlarda da kaynak sağlıyor.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol