COP31 Başkanı ve aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Fiji'de düzenlenen Ön-COP açılış toplantısında yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi. Kurum, COP31 başkanlığı görevini üstlenirken, küresel iklim çabalarının temel amacının net olduğunu ifade etti. Bu hedefler arasında 1,5 derece sıcaklık sınırını muhafaza etmek, bu sınırın aşımını mümkün olduğunca sınırlamak ve iklim eylemini sadece bir kavram olmaktan çıkarıp, bugünden geleceğe uzanan sağlam bir uygulama sürecine dönüştürmek yer alıyor. Kurum, bu kapsamda katılımcıları Türkiye'deki Antalya'ya davet etti.
Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, Pasifik adalarından bir ülkesi olan Fiji'de bu Pre-COP açılış oturumu gerçekleştirildi. Oturuma, COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başkanlık etti. Kurum'un yönetiminde yer alan katılımcılar arasında Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, Fiji Enformasyon, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Lynda Tabuya, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell ve Pasifik ülkelerinin temsilcileri bulunuyordu.
"1,5 derece hedefini nasıl ulaşılabilir kılarız?" sorusuna değinen Kurum, konuşmasını başlattı. Kurum, bu sorunun sadece bir sıcaklık eşiğine odaklanmakla sınırlı olmadığını belirtti. Bu meselenin, insan yaşamları, gıda güvenliği, kentler, ekonomik yapıların ve gelecek nesillerin korunmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. Bilimsel veriler açıkça işaret ediyor; 1,5 derecenin aşılması, iklim eyleminin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Aksine, bugün alınan kararların önemi katlanarak artıyor. Kaçınılan her sıcaklık derecesinin küçük bir kısmı veya 1,5 derecenin üzerinde geçirilen her yıl, gelecekte karşılaşılacak risklerin azaltılması açısından kritik önem taşıyor. Bilimsel bulgular, küresel ısınmanın 1,5 derecenin üzerine çıkmasının riskleri artıracağını gösterirken; bu aşımın büyüklüğü, süresi ve sonuçları, bugün alınan kararlarla hala etkilenebilir durumda. Bu nedenle, 1,5 derece hedefine ulaşılabilir kılmak, pasif bir bekleyiş değil, acil eylem gerektiriyor," şeklinde konuştu.
"Gereksiz konuşmalarla süreci daha da karmaşıklaştırmamamız gerekiyor." diyerek Kurum, toplantı sürecinde verimliliğin sağlanması gerektiği mesajını verdi. Ayrıca, gereksiz taahhütler vermekten kaçınılması gerektiğini dile getirdi. Kurum, "Başlamak, bitirmenin yarısıdır" atasözünü hatırlatarak ülkelere iklim eylemine derhal başlamaları çağrısında bulundu. COP31'in bu sürecin son noktası olduğunu belirten Kurum, ya COP31'de verilen sözleri somut eylemlere ve sonuçlara dönüştürecekler ya da aynı toplantıları yapmaya kararsızlık içinde devam edecekler. Bu durumun, Tuvalu, Fiji ve dünyanın birçok kıtasındaki çocuklar için ya bir umut kaynağı ya da karamsarlığı pekiştirecek bir etki yaratacağını ifade etti. Bu nedenle, alınan kararların verilmesi zorunludur; bu bir tercih değil, bir zorunluluktur. Kurum, gereksiz konuşmalar ve taahhütler yoluyla süreci zorlaştırmaktan kaçınılması gerektiğini belirterek, bu toplantılarda daha fazla emisyon üretilmemesi gerektiğini ifade etti. Kurum, tüm dünyayı 1,5 derece hedefini ulaşılabilir kılmak adına eyleme, uygulamaya ve verilen taahhütleri yerine getirmeye davet etti.
"Azaltım ve uyumu birbirini destekleyen iki temel unsur olarak değerlendiriyoruz." şeklinde konuşan Kurum, emisyon azaltımının, sıcaklık artış hızını ve ulaşılabilecek en yüksek sıcaklığı sınırlama bağlamında kritik bir rol oynadığını öne çıkardı. Kurum, konuşmasını şu şekilde devam ettirdi.
"Bu bağlamda, emisyonlarımızı hızla düşürmeliyiz. Yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, enerji verimliliğini artırmak ve yüksek karbonlu altyapılara olan bağımlılığı ortadan kaldırmak bu çabanın ana bileşenleridir. Avustralyalı iş ortaklarıyla birlikte COP31 Eylem Gündemi'ni belirlerken ve hedefleri netleştirirken, aslında bu kararlılığı sergilemeye çalıştıklarını ifade etti. Net sonuçlar almak amacıyla COP31'i bir 'Uygulama COP'u' olarak konumlandırmayı ve hedefleri bu çerçevede belirlemeyi amaçladıklarını belirtti. Kurum, bu hedeflerin hayata geçmesini, atılan her adımın belki de hiç tanımadığımız çocukların hayatını değiştirebileceği umuduyla istediğini dile getirdi. Bu sebeple azaltım ile uyumu birbirinden farklı seçenekler olarak görmüyor; onları birbirini tamamlayan iki temel unsur olarak değerlendiriyor.
<><İklim finansmanı konusuna dikkat çeken COP31 Başkanı Kurum, Türkiye ve Avustralya arasındaki işbirliğinin yanı sıra diğer ülkelerin de iklim finansmanı konularında işbirliği yapması gerektiğini vurguladı. Kurum, iklim değişikliğinin sınır tanımadığını ve bu nedenle çözüm yollarının da sınırlı kalamayacağını dile getirdi. Geçmişte finansmana erişim için birçok karar alınmasına rağmen, bu taahhütlerin fiilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Kurum, adil geçişin desteklenmesi ve kırılgan ülkelerin iklim etkilerine karşı direncini artırmanın, küresel iklim eyleminin başarısı için hayati önem taşıdığını ifade etti.
<><"Hedefimiz net: 1,5 derece sınırını korumak ve aşımı minimum seviyede tutmak." diyerek COP31 Başkanlığı'nın odağının uygulamaya geçişte olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, konuşmasını devam ettirdi.
<><"1,5 derece hedefi, uluslararası iklim politikasının temel referansı olmaya devam ediyor. Bu çerçevede COP31 Başkanlığı olarak biz, hedeflerden somut uygulamalara geçişi merkeze alıyoruz. Çünkü artık sadece ne yapılması gerektiğini tartışmanın ötesine geçmek zorundayız. Bilimsel bilgiyi somut politikalar, politikaları ise yatırımlara, yatırımları da sahada ölçülebilir sonuçlara dönüştürme zorunluluğumuz var. Her COP toplantısında ülkeler belirli taahhütlerde bulunuyor. Eğer bir taahhüt ortaya koyuyorsanız, onu yerine getirmek zorundasınız. Çünkü oturduğumuz pozisyonlar bize bu görevi yükliyor. Halkımız ve vatandaşlarımız bizden bunu bekliyor ve bugün yaşadığımız krizleri ortadan kaldıracak bu kararlılığı sergilemek zorundayız. Şimdi bu seçenekleri eyleme dönüştürmek bizim sorumluluğumuz altındadır. COP31 Başkanlığı olarak ortak amacımız net: 1,5 derece hedefini korumak, aşımı sınırlamak ve iklim eylemini bugünden ileriye dönük güçlü bir uygulama sürecine dönüştürmek için sizleri Antalya'ya davet ediyoruz. Antalya'ya gelirken, ne yaptığımızı değil, ne yapacağımızı konuşmak istiyoruz. Yapacaklarımızı zaten konuştuk. Hep birlikte o kararı alacağımıza tam olarak inanıyorum," şeklinde konuştu.
<><"Dönüşüm politikalarından asla geri dönülemez." ifadesini kullanan COP31 Başkanı Kurum, kapanış oturumunda kararlılık mesajı verdi. Kurum, konuşmasını şu şekilde sürdürdü.
<><"COP Başkanlığı olarak ilk günden itibaren daima uygulama ve aksiyon prensibini benimsedik. Müzakere konularının dışındaki alanlarda dahi COP31'in dünyaya iletmesi gereken mesajın ne denli kritik olduğunu hep birlikte gözlemledik. Şunun altını net bir şekilde çizmem gerekiyor: Küresel gündem ne kadar zor olursa olsun, dönüşüm yolundan geri dönülmez. Bu yolda ilerlerken, birlikte çalışabileceğimiz faydalı konular, araçlar ve yollar mevcut. Özellikle elektrifikasyon, bu dönemin ana itici gücü olacak. NDC (Ulusal Katkı Beyanı) ve NAP (Ulusal Eylem Planı) uygulamaları için gerekli olan finansmana ve bu finansmana erişimin hayati öneminin herkes tarafından bilindiğini belirtiyor. Müzakereleri tamamlayacak ve uygulamaya geçirecek şekilde mevcut ivmeyi sürdürmek istiyoruz. Antalya'da hep söyledik, söylemeye devam edeceğiz; sürpriz olmayacak. Tepeden inme bir karar olmayacak. Ancak mevcut süreçte, tüm dünyanın ortak iradesini yansıtacak olan o kararlı duruşu COP31'de hep birlikte sergilemek zorundayız. Burada Fiji'de, Pasifik adalarının yaşadığı dram karşısında sessiz kalmak istemiyoruz. Dünyada Nepal gibi iklim değişikliğinin etkilerini doğrudan hisseden ülkelerin sesini duymak istiyoruz."
<>Pre-COP kapsamında yoğun iklim diplomasisi çalışmaları yürütüldü. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Fiji'de Pre-COP temasları çerçevesinde Cook Adaları Başbakanı Mark Brown ile Vanuatu Başbakanı Jotham Napat ile birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temasların ardından, Fransa Ekolojik Geçiş, Biyoçeşitlilik ile İklim ve Doğa Konularında Uluslararası Müzakereler Bakanı Monique Barbut ile bir araya gelen Kurum, görüşmelerde küresel iklim kriziyle mücadele, biyoçeşitliliğin korunması, yeşil dönüşüm süreçleri ve iklim dirençli şehirler konularında değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca COP31 Başkanı Kurum, Avrupa Komisyonu İklim, Net Sıfır ve Temiz Büyümeden Sorumlu Komiser Wopke Hoekstra ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile üçlü bir görüşme gerçekleştirdi.
<>Bakan Kurum, COP30 Başkanı Andrea De Lago, Singapur Sürdürülebilirlik ve Çevre Bakanı Grace Fu Hai Yien, Fiji Çevre ve İklim Bakanı Lynda Tabuya, Fiji ve Vanuatu heyetleri ile Fiji-Fransa heyeti ile de ikili görüşmeler yaptı.



















Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol